Melet Havzası Beton Değil, Yaşamdır

Şeref ÖZKAN

Melet Havzası Beton Değil, Yaşamdır
Melet Havzası’nın imara açılmaması için yürüttüğümüz mücadele, sekizinci yürüyüşle kararlılıkla sürmektedir. Çünkü Melet Havzası yalnızca bir arazi değildir; bütün canlıların yaşam alanıdır. İnsanlar için nefes alınacak bir yeşil alan, mesire ve dinlenme yeridir. Biz bu alan betonlaşsın diye değil, yaşasın diye mücadele ediyoruz.
Bu kapsamda, 18 bini aşkın imzayı Ordu Büyükşehir Belediyesi’ne teslim ettik. Ardından, halkın vergileriyle işleyen ve halka açık olması gereken Ordu Büyükşehir Belediyesi Meclis toplantısını, sivil toplum örgütleri, çevre bileşenleri ve siyasi parti temsilcileri olarak dinleyici sıfatıyla izlemek istedik. Ancak Ordu Büyükşehir Belediyesi yönetimi, ORÇEV ve bileşenlerinden oluşan çevre temsilcilerini meclise almadı.
Halka açık denilen meclise halk sokulmadı.
Meclise çıkan merdivenler ve asansör önü zabıta ve başkanın korumaları tarafından tutuldu. Girişler keyfi biçimde engellendi; çevre savunucularına yönelik tutumlar taciz boyutuna ulaştı. Bu yaklaşım ne hukuka ne de demokratik belediyecilik anlayışına sığar.
Bir kentte doğayı savunanlar susturuluyorsa, orada demokrasi yoktur.
Orada ancak sandıkla süslenmiş, katılımı değil itaati esas alan bir yönetim anlayışı vardır.
Demokrasi; alkışlayanı içeri alıp itiraz edeni kapıda bırakan bir düzen değildir. Tam tersine, en çok itiraz edene kapıyı açmak zorundadır. Çünkü doğayı savunanlar özel çıkarlar adına değil, kamusal yarar adına konuşur. Onları susturmak, halkın geleceğini susturmaktır.
Melet için konuşanlar susturuluyorsa;
orada meclis vardır ama halk yoktur,
oy vardır ama söz yoktur,
yetki vardır ama meşruiyet yoktur.
Asıl mesele şudur:
Bir kent, doğasını savunan yurttaşından korkuyorsa, korkulan çevreciler değil, gerçeğin kendisidir.
Tarih bunu defalarca göstermiştir:
Doğa susturulamaz. Susturulan yalnızca yöneticilerin vicdanıdır.
Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Hilmi Güler, “Çevrecilerin meclise girmek istediğinden haberim yoktu” demektedir. Bu doğru değildir. Meclise çevrecilerin alınmaması, belediye başkanının bilgisi ve iradesi dışında gerçekleşemez. Bu sorumluluktan kaçmak, gerçeği değiştirmez.
Yine Sayın Güler, “nöbet çadırını ziyaret ettim, onlarla sohbet ettim” demektedir. Bu iddiayı doğrulayan tek bir fotoğraf, tek bir kayıt yoktur. Açıkça ifade ediyoruz: Bu beyan gerçeği yansıtmamaktadır.
Başkan Güler’in “meclisi protesto etmek için geldiler” söylemi de bütünüyle yanlıştır. Bizler meclisi protesto etmeye değil, meclis toplantısını izlemeye geldik. Sivil toplum örgütleri ve siyasi parti temsilcileri olarak, en doğal ve meşru hakkımızı kullanmak istedik. Buna rağmen provokatör ilan edildik.
Sayın Başkan ayrıca, Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin projelerinin mahkeme kararıyla durdurulduğunu dile getirirken bunu bir suçlama gibi sunmaktadır. Oysa dava açmak anayasal bir haktır. Mahkeme yürütmeyi durdurma kararı veriyorsa, bu projelerin hukuka aykırı olduğunun açık göstergesidir. Bu söylemle aslında “yasal haklarınızı kullanmayın” denilmektedir.
Buradan soruyoruz:
Mahkeme kararları uygulanıyor mu?
Hayır.
Mahkeme kararlarını uygulamamak anayasal bir suçtur. Bizler anayasal, meşru ve demokratik haklarımızı kullanmaya devam edeceğiz.
Meclise katılma talebimizin muhalif meclis üyeleri tarafından da bilindiği açıktır. Buna rağmen hiçbirinin tek bir söz söylememesi, suskun kalması ve görmezden gelmesi ayrıca not edilmiştir. Sessizlik, bu engellemenin fiili ortağı olmaktır.
Belgeler ve bilgiler meclis üyelerine sunulmasına rağmen, Melet Havzası gündemine dair tek bir cümle dahi kurulmamıştır. Buradan soruyoruz:
Meclis üyeleri kimin adına, kimler için o sıralarda oturmaktadır?
Bugün gelinen noktada tablo nettir:
Halkın meclisine halk alınmamıştır.
Çevre mücadelesi yürüten yurttaşlar, kendi kentlerinin geleceğine dair söz söylemekten zorla alıkonulmuştur.
Biz buradayız.
Melet Havzası’nı savunmaya devam edeceğiz.
Bu kentin suyunu, toprağını, havasını korumak suç değil, görevdir.
Demokrasi yalnızca seçimden seçime hatırlanacak bir kavram değildir.
Melet Havzası beton değil, yaşamdır.
Bu mücadele susmayacak, geri çekilmeyecektir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.