SİYASETTE “MEN DAKKA DUKKA” ZAMANI

Nevzat AKATA

SİYASETTE “MEN DAKKA DUKKA” ZAMANI

SEYİT TORUN’A AÇIK MEKTUP

Sayın Seyit Torun,

Son günlerde sosyal medyada “butlan”, “hukuk” ve “parti içi demokrasi” üzerine yaptığınız açıklamaları dikkatle takip ediyorum. Ancak siyasetin değişmeyen bir kuralı vardır; insan önce kendi siyasi geçmişiyle yüzleşebilmelidir.

Bizim kültürümüzde buna “Men Dakka Dukka” denir.

Yani; “Çalma kapımı, çalarlar kapını.”

Bugün eleştirdiğiniz yöntemlerin önemli bir bölümünün, sizin siyasette etkili olduğunuz dönemlerde uygulanmaya başlandığını Ordu kamuoyu unutmuş değildir.

Altınordu’daki aday belirleme sürecinde ön seçim beklentisi oluşurken, son dakikada genel merkezde alınan kararlarla yapılan atamalar hâlâ hafızalardadır. O gün buna itiraz etmeyenlerin, bugün aynı yöntemi “butlan” diyerek eleştirmesi kamuoyunda doğal olarak bir tutarlılık tartışması yaratmaktadır.

Yalnızca bu da değil…

Dönemin İl Başkanı Bülent Akpınar’ın, ön seçim yapılmamasına tepki göstereceği ve istifa edeceğinin konuşulduğu basın toplantısı da Ordu’nun siyasi hafızasında yerini koruyor. Sonrasında yaşanan gelişmelerle atama süreci kabul edildi. Bugün eleştirilen anlayışın geçmişte de tartışma konusu olduğu gerçeği ortadadır.

Bu nedenle insan ister istemez şu soruyu soruyor:

Dün doğru dediğiniz yöntem, bugün size uygulanınca mı yanlış oldu?

Siyaset hafızası olmayanların değil, hafızası güçlü toplumların işidir.

Bir başka konu ise yıllardır değişmeyen siyasi tablo…

Bu şehirde sizden başka siyaset yapacak kimse yok mu?

Gençler yok mu?

Yeni kadrolar yok mu?

Farklı fikirler yok mu?

Siyaset, birkaç kişinin yıllarca aynı koltuklarda oturduğu bir alan hâline geldiğinde, parti içi rekabet de demokrasi de zayıflar.

Bugün kamuoyunda oluşan izlenim, yeni isimlerin de aynı siyasi anlayışın devamı olacak şekilde öne çıkarıldığı yönündedir. Bu algının oluşması bile parti içi demokrasinin yeniden tartışılmasını gerekli kılmaktadır.

Bizim itirazımız kişilere değil, bu anlayışadır.

Biz atamaya değil, ön seçime inanıyoruz.

Biz dar kadroların kararına değil, parti üyelerinin iradesine inanıyoruz.

Biz siyasetin birkaç kişinin kariyer planına göre değil, halkın iradesine göre şekillenmesini savunuyoruz.

Sayın Torun,

Bağ-Kur’a yıllarca prim ödeyerek emeklilik hakkı kazanmaya çalışan milyonlarca insanın yaşadığı bir ülkede, siyasetin sürekli aynı isimlerle anılması elbette sorgulanacaktır.

Siyaset bir ömür boyu sahip olunacak makam değildir.

Siyaset emanettir.

Ve emanet, günü geldiğinde devredilir.

Hiç kimse vazgeçilmez değildir.

Hiç kimse partisinden büyük değildir.

Hiç kimse milletten büyük değildir.

Belki de artık yapılması gereken, yeni kuşaklara alan açmak ve bayrağı demokratik bir anlayışla devretmektir.

Çünkü demokrasinin gerçek gücü, aynı insanların sürekli görevde kalması değil; farklı insanların özgürce yarışabilmesidir.

Unutmayın Sayın Torun…

Siyasetin en büyük hâkimi ne genel merkezlerdir ne de kapalı kapılar ardında alınan kararlar.

Son sözü her zaman millet söyler.

Ve milletin hafızası sandığınızdan çok daha güçlüdür.

Dün attığınız adımların sonuçları bugün karşınıza çıkıyorsa, buna şaşırmak yerine siyasetin değişmeyen kuralını hatırlamak gerekir:

“Men Dakka Dukka.”

Çünkü siyaset, eninde sonunda herkesi kendi geçmişiyle yüzleştirir.

Nevzat Akata

Ordu Kent Gazetesi
Ordu’nun vicdanıdır.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.