ŞARKICIYA, TÜRKÜCÜYE PARA SAÇMAYI ÇOK SEVEN ULAŞ TEPE, İŞÇİSİNİ UNUTTU!
Sanatçı getirmeye, “artistlik” işlere kaynak bulunuyor da işçinin çocuğuna ayakkabı, okul kıyafeti, ders araç gereci ve bir öğün yemek söz konusu olduğunda mı bütçe tükeniyor?
Sayın Ulaş Tepe; köy şenliklerine, konserlere ve tanıtım faaliyetlerine milyonlar harcandığı yönündeki eleştiriler karşısında yapmanız gereken açıktır: Bütün maliyetleri kalem kalem açıklamak ve belediyenin bütçe önceliklerini kamuoyunun önüne koymak. İşçinin geçim mücadelesi, sahnenin ışıkları altında görünmez hâle getirilemez!
REFAKATÇİ EVİNE, KIBRISA GEZİYE, ŞEHİTLİK ŞARKICILARA KAYNAK; İŞÇİYE GELİNCE PAZARLIK MI?
Hastane refakatçilerinin konaklaması için 56 yataklı eski bir öğrenci yurdunun kiralandığı, kira ve diğer giderler için milyonlarca liralık yük üstlenildiği yönündeki iddiaları açıklığa kavuşturun. Sağlık Bakanlığının sorumluluk alanındaki ihtiyaçlar için bu ölçekte yük üstlenirken, kendi çalışanınızın geçimini hangi bütçeyle güvence altına alıyorsunuz?
Gazilerin uçakla Kıbrıs’a götürülmesi, uçak kazasının anısına yapılan çalışmalar, şehitlik ve mezarlık projeleri için ne kadar harcandı? “Bir kişinin mezarı burada” denilerek gündeme getirilen düzenlemelerin dayanağı ve maliyeti nedir? Serhan Asker’in katıldığı programlara ve benzeri organizasyonlara belediye bütçesinden ne kadar kaynak aktarıldı?
Gazilere, şehitlerin hatırasına ve hasta yakınlarına gösterilen saygının yanında, bütün bu harcamaların gerekliliğini, ölçeğini ve önceliğini sorgulamak da kamuoyunun hakkıdır. Eleştirim, belediye kaynaklarının siyasi görünürlük uğruna kullanılması ihtimalinedir. Bu eleştiriye verilecek cevap, belgeleriyle açıklanmış bir bütçe olmalıdır.
Sanki Sağlık Bakanlığının, sanki Millî Savunma Bakanlığının bütün görevlerini üstlenmiş gibi davranırken, belediyenin kendi emekçisine karşı sorumluluğunu kim yerine getirecek?
KARŞINIZDA EV GEÇİNDİREN İNSANLAR VAR!
Çocuğunu okula gönderirken cebine harçlık koymakta zorlanan personelle masaya oturuyorsunuz. O masadaki her rakamın arkasında bir kira, bir mutfak masrafı, bir okul çantası, bir çift ayakkabı var.
Ulaş Tepe, karşınızda bir gastronomi merkezinin menüsü yok; evini geçindirmeye, çocuğuna bakmaya çalışan işçiler var! Onların yaşamını yalnızca bir gider kalemi olarak göremezsiniz.
İşçinin talebi ayrıcalık değil, alın terinin karşılığıdır. Ücret ve sosyal haklar, insanca yaşam koşullarını güvence altına almalıdır. Bir çocuğun beslenme çantası beklemez. Okul masrafı ertelenmez. Ailenin temel ihtiyaçları, bir sonraki etkinliğin ardından hatırlanacak ayrıntılar değildir.
BÜTÇEYİ AÇIKLAYIN, İŞÇİNİN HAKKINI GÜVENCEYE ALIN!
Konser, şenlik, gezi, tören, konaklama ve tanıtım harcamalarını ayrıntılarıyla paylaşın. İşçilerin talepleri için hangi kaynakların ayrıldığını açıklayın. Bütçe kısıtlıysa tasarrufun yükünün neden emekçinin omzuna bırakıldığını anlatın.
Toplu görüşmeleri şeffaf ve yapıcı biçimde yürütün. Ücretler ve sosyal haklar konusunda somut adımlar atın. Kamu bütçesini emeği, adaleti ve sosyal sorumluluğu gözeterek yönetin.
Samsun Atakum’daki dostunuza da size de aynı sözümüz var: İşçiyi mağdur etmeyin, hakkını geciktirmeyin!
Belediyeciliğin sınavı sahnede değil, işçinin sofrasında verilir. İşçisine sahip çıkmayan yönetimden işçisi er ya da geç sendikal ve demokratik yollarla hesap sorar. Bunu unutmayın.
Ulaş Tepe, işçinin sesini duyun. Hakkını teslim edin. Adil bir çalışma düzeni için derhal harekete geçin.
Önce emek, önce hak, önce adalet!
Nevzat Akata
Ordu Kent Gazetesi