REKLAMDA "HAREKÂT", SAHADA ZAYİAT: ULAŞ TEPE’NİN MAKYAJ BELEDİYECİLİĞİ!
Altınordu Belediye Başkanı Ulaştepe, sosyal medya üzerinden yine o bildiğimiz "ince nağmelerle" kamuoyunu meşgul etmeye, tabiri caizse kendi narsisizminin gölgesinde bir "başarı hikâyesi" kurgulamaya devam ediyor.
Belediye sayfalarından sanki bir seferberlik içindeymiş gibi pazarlanan "Park Harekâtı" söylemi, sahadaki vizyon fukaralığının üzerini örtmeye yetecek mi sanıyorsun?
MODERNLİK Mİ DEDİNİZ? GÜLDÜRMEYİN!
Sayın Tepe, 70 parkta risk tespit etmiş de buraları "modern" yaşam alanlarına dönüştürmüş...
Bakınız Sayın Başkan, biz sizin o "cahil kafası çalışmaz, her şeyi yutar" sandığınız kitleden değiliz!
Eskiyen kauçuk zemini değiştirmek, paslanmış demiri iki kat boyayla parlatmak "modernleşme" değil, olsa olsa belediye imkânlarıyla makyaj tazelemedir.
Şimdi gerçekleri yüzünüze çarpalım:
• Modern dediğiniz o parklarda, bir annenin evladını emzirebileceği tek bir mahrem alan var mı? YOK!
• Parkta oyuna dalan sabinin, tuvalet ihtiyacı geldiğinde çalacağı tek bir kapı var mı? YOK!
• Bebeğinin bezini değiştirmek zorunda kalan velinin kullanacağı insani bir ünite var mı? YOK!
•
Siz hiç çocuk büyüttünüz mü,
hiç torun elinden tutup parka gittiniz mi?
Çişi gelen bir çocuğun çaresizliğini,
Bebesini emzirecek yer arayan bir annenin sıkıntısını bilmeyen adamın yaptığı park "modern" değil, sadece "boyalı" bir demir yığınıdır.
Danışmıyorsunuz, sormuyorsunuz; çünkü "bedava başkanlık" koltuğunda her şeyi bildiğinizi sanıyorsunuz!
MAKAM ODANDAN KARŞIYA BAKMAYA ERİNİYOR MUSUN?
"Geleceğin Altınordu’sunu inşa ediyoruz" gibi beylik laflar ederken, belediye binasının tam karşısındaki parkta, çocukların fiziksel gelişimi için hayati önem taşıyan o TRAMBOLİN neden aylardır yok?
Demir boyamak marifet değil, o trambolini yerine takmak icraattır.
Kendi pencerenden gördüğün eksiği tamamlayamayan bir zihniyet, hangi "yaşam kalitesinden" bahsediyor?
"GRANDTUVALET" EYLEMCİSİNDEN BAŞKAN OLURSA...
Biz sizi unuttuk mu sanıyorsunuz?
Millet sokakta hak ararken, eylemlerde boy gösterirken,
en kenarda, "grand tuvalet" takım elbisenizle,
ütünüz bozulmasın diye mesafeli durduğunuz o günleri hafızamıza kazıdık.
O günkü "mesafeli ve steril" duruşunuz,
bugün halkın gerçek ihtiyaçlarına karşı "ilgisiz ve bihaber" bir yönetim tarzı olarak karşımıza çıkıyor.
SON SÖZ: BENİ BİR KİŞİ OKUR AMA TAM OKUR!
Sayın Tepe; alemi kör, milleti sersem sanıp o süslü cümlelerle bizi de kendi partinizin İkbal bekleyen üyeleriyle karıştırmayın.
Radyokent’te yıllarca program yaptık halkın sorunlarını haykırdık.
Ve slogan olarak da: "Yayında beni bir kişi dinliyor ama can kulağıyla dinliyor!"
Onun için soyledigin her söze dikkat et her kelimenin her cümlenin mutlaka bir dinleyeni var! Prensibimiz oldu...
Bugün Ordu Kent Gazetesi’nde aynı kararlılıkla diyoruz ki:
"Sizi bir kişi okuyor ama noktasından virgülüne, satır arasından gizlediğiniz niyetlere kadar okuyor!"
O bir kişinin adı Nevzat Akata’dır.
Ve Nevzat Akata halkın parasına özensiz davranan çarçur eden kim olursa olsun karşı olmak özelliğini her zaman korumuştur. Ve Sizin halkın parasıyla reklam kokan "harekâtlarınızı" değil, vatandaşın mahrum kaldığı hizmetleri yazmaya; o süslü sayfalarınızın ardındaki "boşluğu" deşifre etmeye devam edeceğim.
Unutmayın Sayın Başkan; gerçek belediyecilik sosyal medya görsellerinde değil, bir çocuğun hijyenik bir tuvalet bulabildiği parktadır!
@chporduil
@tkpninsesi @GiresunTKP @TkpOrdu @AliRizaAyd @OkuyanKemal
@chpaltinordu52
@halispoyrazz52
@CHPOrduKadn1
@CHP_istanbulil
@eczozgurozel
@chpaltinordu_52
@bulutgursoy
@ulasbaskan
@Seyit_TORUN
@drmadiguzel
@ekrem_imamoglu