İNCE INCE NAMELER TASLITARLA KAHVELER!

Nevzat AKATA

Nağme Değil, İcraat Bekliyoruz: Bu Milletin Aklıyla Alay Mı Ediyorsunuz?

İNCE INCE NAMELER TASLITARLA KAHVELER!

İstanbul’un eski sokaklarında, vaatleri havada kalan, sözü özü bir olmayan tipler için söylenen o meşhur tabir bugün yeniden ete kemiğe büründü: "İnce ince nağmeler, Taşlıtarla kahveler..."

Sayın Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Trabzon’da yine kürsüye çıktı ve halkın kulağına hoş gelen o eski nakaratı tekrar etti: "10 milyon kapasiteli havalimanı, 2 saatte Samsun-Trabzon hızlı treni..."

Bakın Sayın Bakan; dilin kemiği yok, kağıt üstünde hayal kurmak bedava!

Yukarıdaki görselde pazarlanan o parıltılı "deniz üzerindeki demir ağlar", "dev tüneller" ve "turizme katkı" sloganları kulağa hoş geliyor. Ancak biz bu pembe tabloların içindeki derin boşluğu çok iyi biliyoruz.

10 milyon kapasiteli devasa bir havalimanından veya Samsun-Trabzon hattından bahsederken;

bu projenin ihalesi ne zaman yapıldı?

Bütçesi hangi kalemden ayrıldı?

Kazma ne gün vurulacak?

Bu soruların cevabı yok; görseldeki o "hayali" tren gibi sadece rayların ucu açık nağmeler var.

Asıl facia ise yerel siyasetçilerimizin ve bu tür görselleri "müjde" diye servis eden medyamızın tavrıdır. Bakan’ın her ucu açık cümlesini bir zafer gibi manşetlere taşıyanlar, halkın gerçek gündemini bir hayal dünyasına hapsedenler; siz kimin sözcülüğünü yapıyorsunuz?

Buradan bölge milletvekillerine, özellikle de Ordu’nun seçilmiş vekillerine açıkça soruyoruz:

1. Güzergah Nerede? Sayın Bakan "hızlı tren" derken, bu hattın Ordu-Giresun geçiş güzergahı netleşmiş midir, yoksa Ordu yine bu hattın sadece izleyicisi mi kalacaktır?

2. Somut Takvim Nerede? Yıllardır bitmeyen çevre yollarının, yarım kalan tünellerin akıbetini sormak yerine, hazırlanan bu süslü grafiklere alkış tutmak size yakışıyor mu?

3. Sorumluluk Alıyor Musunuz? "Bakan böyle dedi" diyerek kenara çekilemezsiniz! Bu vaatlerin altına siyasi imzanızı atıyor musunuz, yoksa yarın bu projeler rafa kalktığında "bizim de haberimiz yoktu" mu diyeceksiniz?

Beyler, bırakın bu cilalı manşetleri, yapay zeka ürünü gibi duran o pırıl pırıl tren görsellerini! Milletin karnı vaatlere tok. Bizim başımızı aslı astarı olmayan müjdelerle ağrıtmayın. Ya somut bir takvimle halkın karşısına çıkın ya da bu milletin aklıyla alay etmeyi bırakın!

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.