Yargı Reformu
Necdet Topçuoğlu
Hangi siyasi iktidar olursa olsun adil bir yargı reformu yapabileceğine inanmıyorum. Siyasi iktidarlar, kendilerine uygun yargı sistemini getirme peşindedirler. Yargıda yapılacak düzenlemeleri yargı kurumları yapmalıdır; gerisi onay meselesidir.
Yargı, evrensel hukuk kurallarına uygun olmalıdır. Bunu yapabilmek için siyasi yaklaşımlardan arınmış bir kadronun bu düzenlemeyi yapması gerekir; bu da yargı organının kendisidir.
Türk yargı sisteminde evrensel hukuk sistemine uygun bir yapılanma maalesef yoktur. Yüksek yargıda "3 Tay" dediğimiz Danıştay, Sayıştay ve Yargıtay vardır; en üstte ise Anayasa Mahkemesi yer almaktadır.
Danıştay, idari mahkemelerin temyiz mahkemesi olan bir yüksek yargı kurumudur. Bu yargılamada her zaman iki kere iki dört etmez. Çok gerekli bir yargılama sistemi değildir ve verdiği kararlar daima tartışma yaratmaktadır. Adli yargı ile birleştirilmesinin daha faydalı olacağı düşünülmektedir.
Sayıştay bir hesap mahkemesidir ve kamusal denetim üzerine kurulmuştur. Alt organizasyonunda yerel ve bölgesel hesap mahkemeleri bulunmamaktadır; dolayısıyla verdiği kararların temyizi yoktur. Burada denetimin hesap yargısından ayrılması gerekir. Yerel ve bölgesel hesap mahkemeleri kurulmalı, Sayıştay da bu mahkemelerin temyiz mahkemesi olmalıdır. Böyle bir reformun evrensel hukuk şablonuna uygun olacağı düşünülmektedir.
Yargıtay, adli yargının temyiz mahkemesidir. Mevcutlar içinde en iyi organize olan yüksek yargı kurumudur. Adli yargı konusunda Türkiye önemli bir yargılama kültürüne sahiptir.
Son yıllarda yargı bağımsızlığının erozyona uğramış olması bizi ürkütmemelidir. Yargıyı yeniden düzene koyacak kadrolar bulunmaktadır; yeter ki yargıya siyasi müdahale yapılmamış olsun.
Anayasamız denetimli bir anayasa olduğu için bu denetim Anayasa Mahkemesi tarafından yapılmaktadır. Yapılan yargısal denetim, bir uygunluk denetimidir. Ayrıca Anayasa Mahkemesi, "Yüce Divan" görevi yapmaktadır ve kararlarının temyizi yoktur. Bu durum hukuk felsefesine aykırıdır. Esasen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Yüce Divan görevi yapması hukuk mantığı açısından daha uygundur. Bu durumda Anayasa Mahkemesinin, Yüce Divan kararlarının temyizine bakan en üst yargı organı konumunda olması mümkündür. Bu düzenleme, Yüce Divan’da yargılananlara bir şans daha verilmesi anlamı taşıdığından yargılama hatalarının en aza indirilmesini sağlamak bakımından önemlidir.
Yargı reformunu yapmak kolay değildir. Öncelikle ahlak, fikir ve vicdani konularda reform yapılmalıdır. Yargı reformu bunun üzerine bina edilirse anlamlı olabilir. Yargı reformunu yargıya bırakmak gerekir; siyasiler yargıda reform değil, yıkım yapmaktadırlar. Tarihi süreç bunun örnekleri ile doludur.
Türkiye'de evrensel hukuk kurallarına uygun bir yargı sistemi kurulmadıkça, ekonominin düzelmesi ve yabancı yatırımların gelmesi mümkün değildir. Türkiye ya hukuk devleti olacaktır ya da kendi kendine eriyip başka milletlere yem olacaktır.
(05 Nisan 2026 - Ordu)