TÜRKİYE KÜÇÜK ABD OLMA YOLUNDA

Necdet TOPÇUOĞLU

TÜRKİYE KÜÇÜK ABD OLMA YOLUNDA

Necdet Topçuoğlu

1988 yılında Cohran Bursu ile ABD Tarım Departmanında bir eğitime katılmıştım. Japonya ve İngiltere eğitimlerinden sonra ABD benim için farklı bir dünya gibi gelmişti. Gördüğüm çelişkileri anlamaya çalışıyordum. Bir bakıyordum çok zengin bir ülke gibi görünüyor, ancak Vietnam gazileri miğferlerini açmış sokaklarda dileniyor, evsizler metro mazgallarından çıkan sıcak havanın üstünde yatıyorlardı. Madem zengin bir ülke neden yurttaşlarının temel yaşam sorunlarını çözmüyor diye düşünüyordum. Halbuki o dönem Türkiyde gaziler namerde muhtaç edilmiyor, evsizler diye bir terimin adı bile yoktu.

Geçen zaman içinde anladım ki, Amerika Birleşik Devletleri, bir Şirketler devletidir. Bu ülkede yurttaşlık kelle sayısından ibarettir. Devlet şirketleri korumaktadır. Sıradan yurttaşlar, hasta olmuş, işsiz kalmış, aç kalmış, evsiz kalmış, sokakta yatıyor, devletin umurunda bile değildi. Amerikan devleti, şirketler ne derse onu yapmaktadır. Amerika Kıtası yeni keşfedildiğinde altın yağmacılığı için Avrupa'dan bu kıtaya göç eden zihniyet, gelişerek modern yağmacılar haline dönüşmüştür. Nerede bir doğal zenginlik görseler, sırtlan sürüsü gibi o ülkeye çökmektedirler. Venezuela ve Filistin bu ülkelerin başta gelenleridir.

Amerikan şirketlerine sadece ABD sınırları içinde yaptıkları vurgun yetmemektedir. Onlar güçlerini tüm dünya üzerinde gösterme peşindedirler. Rakip tanımazlar, aralarında iş bölümü yapmışlardır. Modern teknoloji ellerinde olduğu için, daha güçlü teknolojilere kavuşmadan bu yapıyı bozma imkanı söz konusu değildir. Hal böyle olunca, böyle bir yapının neden Donald Trump'ı başkan seçtiğini anlamak zor değildir. Ortadoğu'da İsrail'in güdümüne girerek her türlü hukuksuzluğu yapmışlardır. Arkasında Yahudi aklı olan bir saldırı hedefine ulaşmadan son bulmaz diye düşünüyorum.

Amerikan sistemini anladıktan sonra, Türkiyede yaşananları anlamak hiç de zor değildir. Türkiyede de gaziler geçinemedikleri için parklarda gösteri yapmaktadırlar. Özellikle işçi ve Bağkur emeklileri zaten sürünmektedirler. Asgari ücret açlık sınırının altındadır. Çiftçi üretim yapmaktan vaz geçmektedir. Gelir dağılımı adaleti bozularak, sosyal barışı tehdit eder hale gelmiştir. Ancak en tepedeki %5'lik grup, dünya zenginleri standardında yaşamaktadır. Bu yönetim anlayışı devam ettiği sürece, zenginlik tepe noktaya doğru tırmanmaktadır. Erdoğan'ın eleştirilerine bakılırsa, bu gidişi önlemek elinde değildir. Onun üzerinden oyun kurulmaktadır.

Türkiye Yönetim Sisteminin Trump Yönetimi ile çok benzeştiğini söylemek yanlış olmaz diye düşünüyorum. Burada da yönetim, Türkiyenin en zenginleri ile dayanışma halindedir. Anayasanın bazı maddelerine uyulmamakta, Anayasa Mahkemesi Kararları kabul edilmemektedir. Bu dönemde yargı iktidarın güdümüne girmiştir. Hukuk otoriteleri bile Türkiye artık hukuk devleti değildir demektedirler. Hukuksuzluk konusunda her iki ülkedeki keyfilik örtüşmektedir. Demokrasi geri dönülmez bir biçimde yara almıştır. Tom Barrack size demokrasi fazla, monarşi uygundur diye alay etmektedir.

Türkiye gittikçe küçük ABD olmaya doğru yaklaşmaktadır. Tek fark, ABD şirketleri dünyayı sömürürken, Türkiyedekiler kendi halkını sömürmektedirler. ABD de halk sisteme ses çıkarmazken, Türkiyede halk, sömürüyü iliklerine kadar hissettiği için itiraz etmektedir. Sistem Sarayın gizemli kadroları tarafından en etkili şekilde uygulanmaktadır. Buradan geriye dönüşün sandık yolu ile olması mümkün değildir. Bunu herkes bildiği için, verilen rolleri oynamaktadırlar.

Bazı çevreler Erdoğan'ın sağlık sorunları hakkında spekülasyonlar yaparken, onun NATO toplantısından sonra alınan kararlar üzerinde çalıştığı görülmüştür. Irak ile imzalanan "Kalkınma Yolu Projesi" hayata geçirildiğinde, Hürmüz Boğazı'nın bir öneminin kalmayacağı anlaşılmaktadır. Bu anlaşmalarla NATO toplantısında alınan kararlar arasında bağlantı kurmak hiç de zor değildir. Türkiyede bu gelişmeler karşısında alternatif politikalar üretilmedikçe, muhalefet yapmak mümkün değildir.

(31, Temmuz, 2026-Trabzon)

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.