ESKİ KAFA İLE YENİ FINDIK ÜRETİMİ OLMAZ
Necdet Topçuoğlu
Ne konuşsam, ne yazsam hepsi boşuna. Devlet fındığın sorunlarını çözmek istemiyor. Fındığın sorunları çözülürse, Karadeniz Bölgesinde siyaset yapılamaz. Çünkü konuşulacak, istismar edilecek konu kalmaz. Fındık sorunlu ürün olmayı sürdürdükçe, siyasetçilere konuşacak alan açılmaktadır. Fındık bölgenin yegane bitkisel üretimi olma özelliğni korumaktadır. Böyle giderse fındık üretimi terk edilmek zorunda kalınabilir. Devlet tüccar ile işbirliği yaparak, süt sağılan memeyi kesmeye çalışmaktadır.
Değerli dostlarım aşağıdaki resmini paylaştığım, kazık köklü yaban fındığına aşılanmış yağlı fındıktır. Dört yaşına gelmiş tek dal fındık ağacı, ikinci resimdeki fındığı vermiştir. Arkadaşlarım saymışlar 450 çotanak olduğunu tespit etmişler. Buna göre dekara verimin, kesinlikle 200 Kg'dan fazla olacağı hesaplanmıştır. Özellikle düz ve düşük eğimli arazilerde uygulanması çok kolaydır. Tavsiye ettiğim dostlarımdan çok olumlu geri dönüşler alıyor ve memnun oluyorum.
Tek dal aşılı fındık tesislerinde kök sürgünü olmamaktadır. Bu nedenle ışgın alma işçiliğ yoktur. Sıra aralarındaki otların biçilmesi çok kolaydır. Kökler derine indiği için toprağın her katmanındaki besinlerden faydalanılmaktadır. Kurağa dayanıklıdır ve sulana sorunu yoktur. Randımanın 55'den aşağı düştüğü görülmemiştir. Yere file serilerek hasat işçiliğnden azami fayda sağlanması mümkündür.
Maalesef Devlet fındığa taban fiyat değil, tavan fiyat vermektedir. Bu nedenle tavan fiyat 250 TL''den açıldığı için piyasada fındık 170 TL'den işlem görmektedir. Belki farkında değiller ama, bu alıcılar İtalyan Ferraro'nun kabzımallarıdır. Devlet fiyatı üretici için değil, Ferraro için açıklamaktadır. TMO fındık piyasasından çekilmeli ve yerine fındığın herşeyinden sorumlu olacak " Fındık İşletmeleri Kurumu" kurulmalıdır. Bu önerilerim yapılmadığı sürece fındığı unutun.
Fındık satılana kadar sahipsizdir. Satıldıktan sonra sahibi İtalyan Ferraro Firması'dır. Devlet fındığı sahiplendirmelidir. Nasıl ki, yaş çay yaprağının sahibi Çay-Kur, şeker pancarının sahibi Şeker Şirketi ise, fındığın sahibi de "Fındık-Kur" olmalıdır. İşte bu takdirde Devlet açıkladığı taban fiyattan alım yapabilir. Söz konusu kurum hammaddeyi işleyerek, katmadeğerin ülkemizde kalmasını sağlayabilir. İstihdam alanı açılır.
Fındık üreticileri önce kendilerine düşeni yapmalı ve fındık bahçelerinin her yıl %10'nu aşılı fidanlar ile değiştirmelidirler. Bahçeler çeşitler itibarıyla kapama bahçeler olarak tesis edilmelidir. Eski tip bahçeler, koleksiyon bahçeleri gibidir. Böylece dekara verimin artması, işçilik giderlerinin azalması ve maliyetlerin aşağı çekilmesi mümkün olacaktır. Bu yıldan itibaren her üretici en az 100 fidan ile yenileme faaliyetini başlatmalı ve sağlayacağı faydayı gözü ile görmelidir.
AKP İktidarı göreve başladığından bu güne kadar, oy beklentisi ile, bir çok vatandaşı az da olsa maaş sahibi yapmıştır. Bu tarımsal üretime indirilen en büyük darbe olmuştur. Artık bu insanlar tarımsal üretimle uğraşmak istememektedirler. Fındık üretimi asli geçim kaynağı, üretici de çiftçi olmaktan çıkmıştır. Vatandaşa tavsiyede bulunduğum zaman, o senin dediğin işler çok zor. Ben geçinmeyi fındığa bağlamadım demektedir.
Medeni Kanundaki miras hükümleri sebebiyle fındık bahçeleri mirasçılar arasında bölünerek, ekonomik büyüklüğünü kaybetmiş ve arsa durumuna düşmüştür. Devlet, ortakların mülkiyetinde fındık üretim kooperatiflarinin kurulmasını desteklemelidir. Sorunları sorun olarak görmezsek, zaten sorun olmaktan çıkar. Rahmetli Demirel böyle söylerdi. Eski kafa ile yeni fındık üretimi yapılamaz. Bahçelerde önce, kafaları yenilemek zorundayız. Bütün üreticileri bilgilenmeye ve duyarlı olmaya davet ediyorum.
(27, Ağustos, 2026-Ordu)