DÜNYA YOLCULUĞU SİLİNME SÜRECİDİR

Necdet TOPÇUOĞLU

DÜNYA YOLCULUĞU SİLİNME SÜRECİDİR

Necdet Topçuoğlu

İnsanoğlu aslında bu dünyada yaşamıyor, tam aksine bu dünyadan geçiyor. Bu yolculukta dört aşamalı bir silinme süreci bulunmaktadır. Çoğumuz bunun farkında bile değiliz. Şöyle çevrenize bir bakmanızı dilerim. Öyle egoları olan insanlar varki, ben gidersem Türkiye yıkılır deme gafletini gösterebilmektedir. Halbuki herbirimiz, geçen her yüz yılda, toprağın altına giden 7,5 milyar insandan biriyiz. Tarih bizi kayıt etmemişse, bizi hatırlayan en son kişi öldüğünde, bu dünyadan hiç geçmemiş gibi silinmiş olacağız.

Bir insan 55 yaşına geldiğinde, öncelikle iş yeri onu siler. Hayatınız boyunca ne kadar başarılı ya da güçlü olursanız olun, bir süre sonra sıradan bir insana dönüşmek kaçınılmazdır. Bu nedenle eski işinize ve onun verdiği üstünlük duygusuna tutunmak doğru değildir. Böyle bir egoyu içinde besleyenler, iç huzurlarını kaybederler. Bırakın geçmişteki başarılarınızla övünmeyi, başkalarının sizi övmesine fırsat verin. Başkaları geçmiş başarılarınızı hatırlıyorsa, hafızalara kaydedilmişsiniz demektir. Huzur burada aranmalıdır.

Daha 65 yaşına gelmemiş olanlar bunu anlamazlar. Bu yaşı geçmiş olanların beni doğru anlayacaklarını düşünüyorum. Yaş 65'i geçince toplum bizi yavaş, yavaş silmeye başlar. Eskiden sıklıkla görüştüğünüz iş ve arkadaş çevreleri bizi yavaş yavaş silerler. Dikkat ederseniz yıllar geçtikçe, eski iş yerinde bizi tanıyan pek kalmaz.
"Eskiden müdürdüm, yöneticiydim, ya da şu kişiydim..." demenin bir anlamı yoktur. İş yerlerinde de, nesiller yenilenmektedir. Yeni nesillerin eskileri tanımaması, eskileri üzmemelidir. Bu yenilenme süreci, hayatın doğal akışı içinde var olan bir süreçtir. Ancak saygı görmek gelenek ve kültür seviyesine bağlıdır.

Değerli dostlarım, silinme sürecinin en fazla inciten periyodu, 75 yaş ve sonrasıdır. Bu döneme gelindiğinde aile bizi yavaş yavaş silmeye başlar.
Çok sayıda çocuk ve torun olsa da, çoğu zaman sadece eşimizle ya da tek başımıza yaşamak zorunda kalırız. Çocukların arada sırada bizi ziyaret etmeleri çok değerlidir. Ancak sık gelmelerini beklememek gerekir. Çünkü herkesin kendine göre bir hayat mücadelesi söz konusudur. Aile içinde silinmeyi geciktirmek biraz da bizim elimizdedir. Ziyaret edilmekten keyif alınan aile büyüklerinden olmalıyız. Bu kültürle yetişen yeni kuşaklar da, kendilerinden sonrakilere bu olumlu davranışların aktarılması için köprü olacaklardır.

Silinme sürecinin son safhası, halen yaşıyorsak 85 yaş ve sonrasıdır. Bu dönemde zamanın bizi silmeye çalıştığına tanık oluruz. Çevremize baktığımızda tanıdığımız birçok insan hayatta değildir. Buna üzülmemek gerekir. Bu yaşamın değiştirilemez kuralıdır. Benim babam bu yaşa geldiğinde, kendi kuşağından kimlerin hayatta olup olmadığını sorardı. Çoklarının dünya yolculuğunu tamamladığını duyunca, eyvah sıra bana çoktan gelmiş derdi. Şimdi ben o yaşlara yaklaşıyorum. Dünya yolculuğunu felsefi olarak değerlendirdiğim için, üzülmem söz konusu değildir. Emanet bir can taşıdığımın her zaman bilincinde olduğum için, emanetin sahibine daima şükranlarımı sunuyorum.

Değerli dostlarım, geride bıraktığınız yıllara rağmen
hâlâ biraz gücünüz varsa, sağlığınız yerindeyse, hayatınızı en iyi şekilde yaşayınız. Hiç bir isteğinizi ertelemeyiniz. Dün dünde kaldı, yarının garantisi yoktur. Gün, içinde bulunduğunuz andır, değerini bilmelisiniz. Bu silinme sürecinde bizi asla silmeyecek olanlar, eski dostlarımızdır. Onlara zaman ayırmalı ve anılarımızı tazelemeliyiz. "Bakın şu yere düşen yaprağa, o da bizim gibi yüksekten bakardı toprağa", öz deyişinden ders almalıyız. Ey insanoğlu, kibirlenmeye gerek yoktur, unutmaki her insan gibi sen de bir gün silinip gideceksin.

(03, Temmuz, 2026-Ordu)

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.