DOKUZ EYLÜL İZMİR'İN KURTULUŞU
Necdet Topçuoğlu
Değerli dostlarım, bugün güzel İzmir'in düşman işgalinden kurtuluşunun 104. Yıdönümü. Bakınız Kurtuluş Savaşı başlamadan önce neler olmuştur. Ocak 1922’de Buhara’dan Ankara’ya bir heyet gelmiştir. Türkistanlı kardeşlerimiz Sakarya zaferinin coşkusunu milletimizle paylaşmıştır.
Heyet Buhara Cumhurbaşkanı Osman Kocaoğlu’nun yolladığı fevkalade ince bir suretle dizayn edilmiş, Timur Han’a ait el yazması bir Kur’an-ı Kerimi ve üç adet altın işlemeli kılıcı Mustafa Kemal’e takdim etmiştir.
Kuran’ı Kerim önce Hacı Bayram camiine verilir, daha sonra meclis kütüphanesinde muhafaza altına alınır. Kılıçlardan biri Başkomutan Mustafa Kemal’e verilir. İkincisi batı cephesi komutanı İsmet Paşa’ya takdim edilir. Buhara Heyeti’nin temsilcisi Mustafa Kemal Paşa’dan üçüncü kılıçın İzmir’e ilk girecek komutana verilmesini talep eder.
Yani İzmir’in kurtarılması yalnız bizim için değil, tüm Türk dünyası için bir “Kızıl Elma” dır.
Bu manalı hediyelerden çok duygulanan Mustafa Kemal Paşa, duygu dolu bir konuşma yapar ve konuşmasında “Bu emanetleri elinizden alırken, kalbim heyecan ile dolu. Halkımız ve ordumuz, uzaklardaki kardeşlerimizden gelen teşciat ve tebrigat nişanelerinden şüphesiz çok mütehassis ve mesrur olacaklardır. Dindaş ve karındaş Buhara halkının arzusunu yerine getirerek, bu kitab-ı mükaddesi millete, seyf-i muazzezi de İzmir fatihine teslim edeceğim. Allahın inayeti ile İnönü ve Sakarya muzafferiyetlerini kazanan milli ordumuz, inşallah pek yakında bu kılıcı da kazanmış olacaktır.” der. Atatürk'ün konuşmasını değiştirmeden olduğu gibi aldım.
26 Ağustos sabahı Kocatepe’den başlayıp Afyon’a, oradan Dumlupınar’a, Uşak’a ve nihayetinde İzmir’e ulaşan Büyük Taarruzla 9 Eylül 1922’de Türk Süvarileri İzmir’e girmeye başlar. İzmire ilk giren süvari birliklerimizin başında Yüzbaşı Tatar Şerafettin Bey vardır.
9 Eylül sabahı saat 09.00'da Bornova'ya giren genç yüzbaşı, Halkapınar'a doğru ilerler. Bir Rum'a ait Tuzakoğlu Fabrikası önünde baskın kuşkusunu taşıyan yüzbaşı, birliğin önüne tüfekleriyle koşan 8 er yerleştirdi. Kuşkular doğru çıkar, bir anda müfreze fabrikadan ateş yağmuruna tutulur. Burada şehit verilen 4 erin başlarının İzmir'e dönük olduğu görülür. Yürüyüşüne devam eden müfreze, yönünü Alsancak'a çevirir, dolu dizgin, yalın kılıç kuvvetle şehre akmaya başlar. Müfrezesinin başında kente saat 10.30'da giren Yüzbaşı Tatar Şerafettin, Kordon'a kurşun ve şarapnel yağmuru altında ulaşmıştır.
Süvariler, dört nala Kordonboyu'ndan Pasaport İskelesi'ne geldiklerinde, bir Rum'un attığı bomba, Yüzbaşı Şerafettin'in atının önünde patlar. Omuzuna ve koluna şarapnel parçaları isabet eden yüzbaşı, parçalanan atını değiştirerek, yoluna devam eder.
Hükümet Konağı'nın önünde makineli tüfek ateşiyle karşılaşan Yüzbaşı Şerafettin'i, burada göğsüne isabet eden mermiler de durduramaz. Atından inen Şerafettin Bey, bir gencin uzattığı Türk Bayrağı'nı alıp, göğsüne sokar ve sendeleyerek Hükümet Konağı'na yönelir. Ama burada bir sürprizle karşılaşan yüzbaşı, kapının kilitli olduğunu görür.
Emir subayı Süvari Teğmeni Ali Rıza Bey, yan kapının zincirini kırarak yol açar. Saat 10.30 sularında, İkinci Süvari Tümeni 4. Alayı Bölük Komutanı Yüzbaşı Tatar Şerafettin yaralarından kanlar sıza sıza Hükümet Konağı’ndaki Yunan bayrağını indirir ve göndere koynundan çıkardığı Türk bayrağını çeker. Böylece üçüncü kılıcın sahibi olmaya hak kazanır. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa üçüncü kılıcı 15 Eylül günü düzenlenen törenle Yüzbaşı Tatar Şerafettin'e verir.
Balkona çıktığında göğsündeki kanın bulaştığı bayrağı gözyaşları içinde göndere çeken Yüzbaşı Şerafettin, o dakikaları, "Yaraları kim düşünür, ölsem ne gam. İzmir'i kurtarmıştık ya. Bu şerefin öncüleri biz olmuştuk ya" diye anlatır.
Savaşan Anadolu Türkleriyle birlikte kalbi İzmir İzmir diye çarpan Buhara Türkleri yanımızdadır. İzmirde bayrağı göndere çeken Yüzbaşı Tatar Şerafettin Kırım Türklerindendir. Yani değerli dostlarım, Türk dünyası bir hayal değil, gerçektir. Bundan sonrada Türk dünyasının birliğini savunursak, sonsuza kadar ayakta kalmaya devam ederiz. Sevgili İzmir'liler, kurtuluş gününüz kutlu olsun.
(09, Eylül, 2026-Ankara)