CHP'DEN FAZLASI GEREKİYORDU

Necdet TOPÇUOĞLU

CHP'DEN FAZLASI GEREKİYORDU

Necdet Topçuoğlu

Hayatımda hiç siyasi partim olmadı, bundan sonra da herhangibir siyasi partiye üye olmayı düşünmüyorum. Ancak ben siyasetin oy kullanan tarafında yer alıyorum. Siyasi partiler amaç değil, ülkeye hizmet etmek için araçtır. Türkiyenin ilk siyasi partisi olan Cumhutiyet Halk Fırkası da, Cumhuriyetimizin kurulması için araç olarak kullanılmıştır. Aslında söz konusu parti, Cumhutiyet kurulduktan sonra misyonunu tamamlamıştır. Bundan sonraki yoluna ülkeye farklı yollardan hizmet edecek şekilde değişime uğrayarak devam etmeliydi. Ancak parti yönetimine gelenler bunu yapmak yerine, kurucu parti olmanın ayrıcalığına sığınmayı tercih etmişlerdir. Bir parti devlet kurumu gibi davranırsa, halktan yana olan partiler daima kazanan taraf olurlar.

Atatürkün, hayatımdaki en büyük iki eserimden birisi dediği Cumhutiyet Halk Partisi, İsmet İnönü'nün Genel Başkan olmasıyla değişmeye başlamıştır. Zaten Atatürk, İsmet İnönü ve Recep Peker'e kuşku ile bakıyormuş. Hasan Rıza Soyak'ın anılarını okuyanlar bunu çok iyi bilirler. Her ikisinden de İtalyan Mussolini tipi faşist yönetim getirmeleri konusunda endişe duyuyormuş. Bu niyetlerini Atatürk'e de bir raporla teklif etmişler. Atatürk kendisinden sonra İsmet İnönü'nün değil, Fevzi Çakmak'ın Cumhurbaşkanı olmasını arzu etmiştir. Ancak bunu sadece Genel Sekreteri Hasan Rıza Soyak ile paylaşmıştır.

Maalesef Atatürk endişelerinde haklı çıkmıştır. İsmet İnönü Cumhurbaşkanı seçildikten sonra Milli Şeflik dönemi başlamıştır. Özellikle kendisini muhalif olarak görenler Milli Şeflik dönemini zulüm dönemi olarak değerlendirmişlerdir. Nihayet 1950 yılında Demokrat Parti kurulmuş, çok partili döneme geçilmiştir. Yapılan Genel seçimlerde İsmet İnönü yönetimindeki CHP hezimete uğramış, Demokrat Parti zafer kazanmıştır. Çok Partili döneme geçilmesinden sonra, kurucu parti kodlarından koparak, kendisini değiştiremeyen CHP, sürekli yenilgiye uğramıştır. Başta 27 Mayıs 1960 darbesi olmak üzere, tüm askeri müdahalelerin arkasında olmakla suçlanmıştır.

İsmet İnönü'den sonra Genel Başkan olan Bülent Ecevit döneminde, parti ortanın soluna kayarak, kapsayıcı ve kucaklayıcı vasıflarını kaybederek ideoloji partisine dönüşmüştür. Bu dönemdeki kısmi seçim başarısı, Milli Selamet Partisi ile koalisyon kurmak olmuştur. 1980 Kenan Evren darbesiyle bütün siyasi partiler kapatılmış, partilerin yeniden kurulmalarına izin verildiğinde Ecevit CHP'nin başına dönmemiştir. O tarihten sonra CHP bir türlü kendisini toparlayamamış, her defasında kurucu parti olma konumuna sığınmıştır. Bu süreçte sosyolojik taban değişmiş ve CHP'nin oy oranı %25 bandında demirlemiştir. Rakip Sağ Siyasal Partiler sürekli tek parti döneminin faturalarını CHP'ye keserek propaganda yapmışlar ve iktidara gelmişlerdir.

Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)'un devreye girmesinden sonra, AK Parti iktidara gelmiş, 2017 yılında yapılan referandumla Anayasa değiştirilerek Cumhurbaşkanlığı Hükümet Modeline geçilmiştir. Meclisin elindeki bütün yetkiler alınarak, işlevsiz hale getirilmiştir. Milletvekili ve Cumhurbaşkanı seçimleri birbirinden ayrılmıştır. Cumhurbaşkanının seçilmesi için %50+1 oy oranı zorunlu olmuştur. Geçen zaman içinde MHP destekli AK Parti yönetimi, tek Parti dönemindeki CHP yönetiminden daha otoriter duruma gelmiştir. İktidarın değiştirilmesi için muhalefet partileri arasında ittifak kurulmuş, ancak başarılı olmamıştır. Tam bu aşamada CHP içindeki statükoya karşı, değişim çıkışı ile bir hareket başlatılmıştır.

Başını Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel'in çektiği hareket, 38.CHP Kurultayında sonuç vermiş, Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu'nu yenerek Genel Başkan seçilmiştir. Değişim hareketini yürütenler, CHP'nin başarılı olması için, sıkışmışlıktan kurtularak CHP'den daha fazlasının gerektiğini ortaya koymuşlardır. CHP yetmez, tüm demokratlar ile tabanda Türkiye İttifakını kurduklarını ilan etmişlerdir. Söz konusu çağrı toplumda karşılık bularak, yerel seçimlerde CHP İlk defa birinci parti konumuna yükselmiştir. Ancak iktidarın aparatı haline gelen yargı, 38.CHP Kurultayını Mutlak Butlan gerekçesiyle iptal etmiştir. Hukuksuz bir şekilde Bay Kemal CHP'nin başına yeniden getirilerek, bütün hukuk yolları kapatılmıştır.

CHP'deki değişim hareketi, iktidara gelmek için halk tabanında CHP+Tüm Demokratları bir araya getiren hareketin adıdır. Bunun başarılabilmesi için yeni parti kurulması zorunlu hale gelmiştir. YENİ Parti'nin kurulmasını halk istemiştir. Yaptığı bsğışlarla da bu hareketin finsnsmanını karşılayacağını ortaya koymuştur. Artık Eyyy CHP, diye çemkirme dönemi sona ermiştir. Bütün faturaların CHP zihniyetine kesilmesi ellerinde patlamıştır. YENİ Parti'nin halkta büyük karşılık bulması iktidar yanlısı trolleri çılgına döndürmüştür. İki günde 182 milyon lira bağış yapılması halkın hareketi sahiplendiğni göstermesi bakımından önemlidir.

Muhtemelen Ekim veya Kasım aylarında Yargıtay Mutlak Butlan'ı iptal etse bile, CHP'ye dönülmemelidir. YENİ Parti, CHP ve daha fazlası olmuşken, yeniden CHP darboğazına girilmesi siyaseten akılcı bir yaklaşım değildir. Nasılki 1950 seçimlerinde Demokrat Parti, o dönemin CHP'sini hezimete uğratmışsa, şimdi de YENİ Parti bütün tahminleri alt üst edecek gibi görünmektedir. Özgür Özel ve ekibinin halkın motivasyonunu bozacak tavır ve açıklamalardan kaçınması önemli görülmektedir. Siyasetin nabzının gerçek anlamda tutulduğu yer sokaktır. Kimse sosyal medya çöplüğüne batmış anketlere ve trollere bakarak morallerini bozmamalıdır. Benim desteğim hukuksuzluğa karşı Demokrasinin yanında tavır almaktır.

(02, Ağustos, 2026-Trabzon)

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.