AZİZ NESİN VE OĞLU ALİ NESİN'İN MEKTUPLAŞMASI

Necdet TOPÇUOĞLU

AZİZ NESİN VE OĞLU ALİ NESİN'İN MEKTUPLAŞMASI

“Aziz Nesin'in yetmiş yaşım merhaba dediği yazısında Oğlu Ali Nesin'e yazdığı bir mektubunda yetmiş yaşına geldiğini sorunlarının çoğaldığını, yaşamın güçlüklerini anlatırken, oğul Ali' de mektuba cevaben şunları yazmıştır:

"Sevgili babacığım,
yetmiş yaşını kutluyorsun. Yaş yetmiş iş bitmiş dediğin olay burada, Amerika'da gayet olağan ve dolu dolu yaşanan bir yaştır. Hatta anlatacağım olayda olduğu gibi özlenen bir yaş bile olabilmektedir. Bulunduğum şehrin
( San Francisco ) ağır ceza hakimi 90 yaşında ve hâla büyük bir arzuyla çalışmaktadır. İnsanlar onun çalışma azmine ve sağlam mantığına hayranlık duymaktadır. Geçenlerde bir öğlen tatilinde hakim, sandviçini alıp dışarı çıkmış. Arkadaşlarıyla beraber güneşten yararlanıp yürüyorlarmış. Yanlarından bir kaç tane güzel bayan geçerken , hanımlara imrenerek ve hafifçe de iç çekerek arkadaşlarına şöyle demiş.

" Ah ulan keşke şimdi yetmiş yaşında olsaydım ".
İşte böyle babacığım , buralarda insanlar yaşamla ilgilerini hiç kesmiyorlar".

İhtiyarlık mı yoksa yaşlılık mı ?

Dil, düşüncenin arka plânını yansıtır. Yani kullandığınız dil, sizin hangi dünya görüşüne dâhil olduğunuzu ele verir. Ya da felsefî arka plânınızı yansıtır. Her ne kadar günümüzde insanların önemli bir kısmı dilin önemini kavramadığı için rastgele konuşsa da, aslında dil, düşüncenizin köklerini ele verir.
Biz, dilimizi ve ahlâkımızı bozmadan önce büyüklerimize “ihtiyar” derdik. “İhtiyar” kelimesinin lügât anlamı “seçilmiş” demektir. Bazı özellikleri ile “seçilmiş ve uzunca bir süre hayatta kalmayı hak etmiş insan olmak” anlamına geliyordu.
İhtiyarlık, güzel âdetlerin ve faydalı bilgilerin yeni nesillere taşınması görevini kapsıyordu. Bu sebeple, geleneğimizde ihtiyarlara büyük bir saygı gösteriliyor, onların hayır duâlarını almak için insanlar özel çaba harcıyorlardı. Herkes onlara gerekli saygıyı gösteriyor, bir zorluk ile karşılaştığında onlardan akıl alıyordu. Ortaya çıkan sorunlar ihtiyarların hakemliğinde çözülüyor, onların tecrübeleri sayesinde toplumda huzur, saygı ve sevgi hâkim oluyordu.
İhtiyarlarımıza “yaşlı” demeye başladığımız günden bu yana, onlar hakkındaki algılarımız büyük bir değişime uğradı. Öncelikle onları kendilerinden faydalanılacak tecrübeli insanlar olarak görmekten vazgeçtik. Hattâ onları geçmişin köhne zihniyetinin taşıyıcıları olarak gördük. Asırları aşarak gelen saygı, yerini bir çeşit aymazlığa, daha sonra da antipatiye bıraktı.
Oysaki dünyamızda bilge insanlar, yaş almak ile ilgili ne güzel düşünceler üretmişler.

İyi olan beş eski şey vardır:

-Bilge ve yaşlı insanlar.
-Görüşmek için eski arkadaşlar.
-Isınmak için eski yakacak odun.
-İçilecek eski şarap
-Okunacak eski kitaplar.

Emile A. Faguet ;
Güzel bir yaşlılığın sırrı yalnızlıkla yapılan onurlu bir anlaşmadan başka bir şey değildir.

Gabriel Garcia Marques;
Yaşlanmak büyük bir dağa tırmanmak gibidir: Tırmandıkça gücünüz azalır ama bakışlarınız daha özgür, vizyonunuz daha geniş ve dingin olur.

Ingmar Bergman;
Yaşamın ilk kırk yılı bize metni verir; sonraki otuz yılı yorum.

Arthur Schopenhauer;
Yaşlılar gençlere güvenmiyor çünkü onlar da bir zamanlar gençti.

William Shakespeare;
Gençler kuralları biliyor ama yaşlılar istisnaları biliyor.

Oliver Wendell Holmes;
Gençlikte öğreniriz, yaşlılıkta anlarız.

Marie von Ebner Eschenbach;
İnsanın olgunluğu, çocukluğunda oynadığımız dinginliğe kavuşmasıdır.

Frederich Nietzsche;
Yaşlı bir adam genç bir adamın yaptığını yapamaz; ama daha iyisini yapar

Çiçero;
Konuşmayı öğrenmek iki yıl, susmayı öğrenmek ise altmış yıl alır.

Ernest Hemingway;
En yaşlı ağaçlar en tatlı meyveyi verir.

Alman atasözü;
Ailenizde yaşlı bir adam yoksa bir tane edinin.

Çin Milenyum Atasözü;
Yaşlılık, miras aldıklarımızı alır ve bize hak ettiğimizi verir.

Ali Nesin matematik Profesörüdür. Hayatta herşeyin bir matematiği vardır. Ölçemediğimiz hiçbirşeyi değerlendirme imkanımız yoktur. Matematik bize ölçme ve değerlendirme imkanı vermektedir.

Matematik bilmeyenler, düz yaşayan insanlardır. Matematik sayesinde hayat şekillenir, renklenir ve anlam kazanır.

Profesör Ali Nesin de o matematik beyni ile kıdemli insanların değerini ölçerek, biçerek anlatmıştır.

Bu yazılanların hiç yaşlanmayacağını zannedenler için bir önemi yoktur. Ancak her insan bir zaman gelip yaşlanacaktır. Zamanın akışını durdurmak mümkün olmadığına göre, yaş almayı da durdurmak mümkün değildir.

Ne mutlu her yaşın tadını çıkartanlara.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.