ARILAR SİLİVRİYE, SİNEKLER BAŞKA PARTİYE

Necdet TOPÇUOĞLU

Ben kendi rasyonelini özgürlük, tarafsızlık ve bağımsızlık üzerine kurmuş bir yurttaşım. Tek ölçüm millet ve devletin menfaatleridir. Eleştiri yapılacaksa hiç çekinmeden yaparım. Övgüyü hak edenlere, ayrı görüş ve düşüncede bile olsam cömertçe yaparım.

İşte bu nedenle inandıkları doğrular uğruna Silivri Zindanına gitmeyi göze alanları arılara, davası olmayan, sıkışınca başka partiye geçmeyi kurtuluş zanneden çıkarcı sahtekârları da sineklere benzeterek durumu anlatmaya çalışacağım.

Arıları ve sinekleri ağzı açık bir şişeye koymuşlar.
Şişenin taban tarafını ışığa, açık olan ağız kısmını da karanlığa doğru yerleştirmişler.
Arıların hepsi ışık olan tarafa doğru ilerlemiş .
Ama şişenin tabanı kapalı olduğundan dışarı çıkmayı başaramamışlardır.

Bu arada sinekler, şişenin ağzına doğru doluşmuşlar ve dışarı çıkıp karanlıkta kaybolmuşlardır.
Karanlık tarafta bulunan şişenin açık ağzına doğru tek bir arı bile gitmemiştir!!!!!
Camın önünde ışığa doğru çabalamaya devam etmişlerdir.

İnsanın aklına hemen arıların akılsızca davrandıkları gelmektedir. Ancak daha derinlemesine düşününce; Karşımıza anıt gibi dikilen bir yaşam tarzı ortaya çıkmsktadır.

Albert Einstein'e göre; arılar olmazsa, insan yaşamı 4 yıl sonra son bulacaktır.

Arılar nerede, hangi çiçek ile besleneceğini bilen, yüzlerce kovan arasında kendi kovanını bulabilen,
o kovanın yüzlerce peteği arasından kendininkine yumurtlamayı hiç şaşırmadan uygulayabilen bir canlıdır...

Bu olağanüstü canlı nasıl olur da şişenin ağzını bulup çıkamaz değil mi?

Kuşkusuz ışığa doğru yürüyenlerin önünde her zaman engeller olacaktır. Onlar, engellere rağmen ışıktan vazgeçmeyeceklerdir. Bu uğurda da gerektiğinde ölmeyi bile göze alabileceklerdir.

Sinekler ise karanlığa doğru sıvışan kaçaklardır.
Hiç umursamadan karanlığa doğru yürüyenlerdir.
Sinsi, ilkesiz, yüreksiz, korkak, bencil varlıklardır.
Onların sadece kendi yaşamları değerlidir.
Nerede yemek varsa, nerede rahat yaşayacaklarsa, nerede çok para kazanacaklarsa oraya giderler. Değerlerin bir önemi yoktur....

Arıyı kovalamak isterseniz o kaçmaz, sizinle savaşır. İğnesini sapladığında öleceğini bilerek savaşır. Değerleri için, gerekirse ölür.

Ancak sinekler kaçarlar. Sonra yılışık yılışık terkettikleri yere tekrar dönerler. Yaşadığımız her yeri, mikrop taşıyan ayaklarıyla ezerler..

Arılar yumurtalarını yalnızca kovanlarına bırakırlar.
Oysa sinekler her yere yumurtlar, her yerde ürerler.
Çöplüklerde, tuvaletlerde, bataklıklarda…
Onlar için yumurtalarını bırakacakları yerin hiç önemi yoktur.

Afyonkarahisar, Aydın Belediye Başkanları, ilkesizce sinek gibi davranıp, karanlığa yönelmişlerdir. Kendi siyasi geleceklerini çıkmaza soktukları gibi, vicdanlarını da karartmışlardır.

Antalya ve Keçiören Belediye Başkanları da kıçlarını kurtarmak için iftiracı olma yolunu seçmişlerdir. Bunların da pisliğe konan sineklerden farkları yoktur.

Bir de davaları uğruna hiç terddüt etmeden, Silivri Zindanına gitmeyi göze alan Belediye Başkanları ve bürokratlar, arılar gibi aydınlığa koşan kamu görevlileridir.

Engellere rağmen ışığa yürüyenlere, ışığa ulaşmak için çabalayanlara, insanca değerler yaratma adına mücadele edenlere ve ışık saçanlara selam olsun.

(13, Mayıs, 2026-Ankara)

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.