12 MART 1971...DARBELERDEN BİR DEMET...

Mustafa Lütfü KIYICI

12 MART 1971...DARBELERDEN BİR DEMET...

Halaskar gazi Cad.214/8 Suat ablanın evindeyiz. Oğlumuz Sinan Taylan'a 7 aylık hamileyim. Kaçağız. İsrail Başkonsolosu Elrom'un bulunması için İstanbul'da tüm evler teker-teker aranacaktı. Sokağa çıkma yasağı vardı. Herkesin köşeye sıkıştığı an. Fırtına 1 adı verilmişti bu operasyona...bu fırtına tatbikatlarının devamı da olacaktı gelecek günlerde...

Suat ablanın önerisi ile geceyi Şişli Etfal hastanesinde geçireceğiz. Mustafa Lütfi ise Karacaahmet mezarlığında. Suat ablanın tüm ısrarlarına rağmen Mustafa Lütfi bizim güvenliğimizi tehlikeye atmamak için mezarlıkta kalmak üzere yola çıkmıştı.

Suat ablanın önerisi ile doğum sancım varmış gibi hastaneye gittik. Doğum sancısı olmadığını doktor anlamıştı. Ama Suat abladan kurtuluş yoktu. Sokağa çıkma yasağını bahane edip, yaşlı bir kadının gelini ile beraber nasıl gelinebileceğini anlatıp duruyordu doktora. Doktor; Yazar Suat Derviş olduğunu anlayınca beni 1 günlüğüne kontrol altında tutmayı kabullenmişti. Odamız bile vardı artık. Dr. Şefik Hüsnü beyin eşi Madam Leokodya bizi merak edip oda hastaneye gelmişti. Madam Türkiye'deki darbeyi öğrenince Dr. Şefik Hüsnü beyin mezarına bir şey yaparlar diye Polonya'dan kalkıp gelmişti. Eve dönmeyi reddedip o da bizimle hastanede idi... Beyaz dantel şapkası, eldivenleri ile hastane koridorlarında dolaşmaması gerektiğini bir türlü anlatamıyordu Suat abla. Adını hiç unutamayacağım cerrah Tunç Bey nöbetçi idi. Kadın-Doğum uzmanı yerine bu doktor bizimle ilgileniyordu. Sanırım Suat ablanın politik kimliğinden de haberdardı. Bize çay bile ikram ettirmişti.
Bu sıkıntıları yaşarken gerçekten sancılandım.

FIRTINA 1 operasyonunu böyle atlatmıştık. İsrail Başkonsolosu Elrom Nişantaşı'nda bir evde ölüsü bulunmuş, Elrom'u kaçırırken sardıkları o evden çıkarken unuttukları askeri hurcun sicilinden yola çıkarak failler bir-bir yakalanmaya başlanmıştı. Bu davanın 256 sanığının büyük kısmı 183 kişi TSK mensubu subaylardan oluşuyordu.

12 Mart'ta Haydarpaşa askeri hastanesinin bodrum katında bulunan tutuklu mahkûm koğuşunda 4/5 günüm geçmişti...bu tutuklu koğuşunda, Orhan Savaşcı, Hüseyin Özkan , Serdar , Oktay Etiman, İbrahim çenet (Talat Turhan davasından tutuklu idi elinde bomba patlamış bir arkadaş idi), ben ve Pilot Üstteğmen de tutuklu idik, kapıdan giren her rütbeliye tekmil veren bu üsteğmen . bir gün Yzb. Orhan Savaşçı'dan (Mahir'in eşi Gülten Çayan'ın ağabeyi) azar işitmişti. Mahir'in annesi Naciye teyzeyi helikopter ile Kızıldere'ye götüren kişi idi. Hava kuvvetlerinin tüm imkânları ellerinde iken, bu subayları durduran ve varolan yetki ve imkanları kullanamama cesaretsizliği niye diye çok sormuşumdur kendime.

Yani şimdi ismi geçen FIRTINA paşanın eski Hava kuvvetleri komutanı Muhsin Batur'dan öğrendiği çok şey olmalı. Nede olsa genel komutanı. Belki 12 Mart'ın meşhur kayıp Yüzbaşısı İlyas Aydın uçuş komutanı mı devre arkadaşı mı?. Merak ettim acaba Fırtına Paşa 12 Mart'da nerelerdeydi? Görev yeri neresi idi?
9 Mart'ın mimarlarından Ekrem Acuner 'in ise adını bile geçirmezler...9 Mart/ 12 Mart birlikte sorgulanmalı...Muhsin Batur'un anılarında ki alternatif bakanlar kurulunda ki isimler bizlere darbelerin birbirinden farkı olmadığını anlatır. Anlıyabilene tabii...Gazeteci İlhami Soysal 'ın Hakkı Karadeniz 'e cezaevinde söylediği cümle ders olmalı..." ...biz 9 Martçılar ola ki başarılı olsa idik sizlerle nasıl baş ederdik bilemem... sanırım sizlere yaşam hakkı vermezdik..."
12 Mart bombaları üstümüze yağdırdı, idam etti, sokak ortasında kahpece pusuya düşürüp vurdu, işkencehanelerinde sakat bıraktı, tüm gençliğimizi aldılar, mangalda kül bırakmayanlar bir süre sonra , sıkıyönetim komutanlığına mektup yazarak af dinleyenleri de itirafçı yaptı...
9 Mart başarılı olsa idi farklı mı olacaktı...
12.03.2010
Hale Özgür Kıyıcı
(Bu kargaşanın içinde Hale'ye can eriğini bulabilmiştim...
Mustafa Lütfi Kıyıcı )

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.