Vali Kaban’ın örtük faşizmi ve AKP

Hakan GAZİOĞLU

Hitler ve mussoli"nin sanırım iki faşist diktatör olduğunu bilmeyenimiz yoktur.Her ne kadar ekonomik temelde bu iki faşistin faşizmleri ekonomik temelde klasik faşizm olsa da üst yapısal formasyonda farklılıklar gösteririr.

      Örneğin hitler faşizmi üstün ırk temelli faşizmken, mussolini faşizminde baskın ton devlettir.Hitler merkeze alman ırkını,mussolini devlet ideolojisini ve lideri koymuştur.Hatta TSK" da ki “komutan her zaman haklıdır” ilkesi mussoliniden devşirilmiştir.Çünkü “duçe * her zaman haklıdır.

      Yukarıda ki girizgahı yaptım çünkü ilerleyen satırlarda lazım olacak… 

      Bugüne döndüğümüzde ise ülkemizin AKP eliyle hızlıca piyasalaştırıldığı,gericileştirildiği,emperyalizme tam boy teslim edildiği gerçeğinin yanı sıra bir de AKP"nin siyasal faşizmini görüyoruz.

      En küçük muhalefete tahammülü olmayan,mizah dergilerine saldıran,karga kahvaltısını yapmadan 12 eylül döneminde olduğu gibi insanların evlerine baskınlar yapan,düzmece iddianamelerle yasadışı gözaltılar ve tutuklamalar yapan,hak arayan işçileri joplatan,2 yıldır 1 Mayıs"ı gaza boğan bir faşizm.

      Hem de “demokratikleşme” adı altında gerçekleşen ve çok tehlikeli,sinsi,derinden gelen bir faşizm bu.Bir an da sizi ele geçirebiliyor,bir an da felç ediyor.Bu faşizm yukarıdaki faşizmlerle bir tarihsel devamlılık taşır ama ondan kökten farklıdır;piyasacıdır,cemaatçidir,amerikancıdır.

      AKP piyasalaştırırken gericileştiriyor,gericileştirirken cemaatleştiriyor.Cemaatleşme ülkenin  parça parça mikro organlara ayrılmasıdır.Cemaatleşen Türkiye ABD"nin planlarının çok önemli bir parçasıdır ve cemaatleşme ilk önce Türk ve Kürt halklarını vuracaktır.Bu açıktır çünkü ABD Türkiye"nin bölünmesini istemektedir.AKP Türkiye"yi bir ulus devlet olarak ayakta tutan tüm değerleri yağmalamaktadır.Devletin toplumuyla kurduğu ilişkiyi kesip atarak amerikancı bir faşizme,bir tür “ileri” Pakistan modeline Türkiye"yi çekmektedir.Burada halkların bir arada yaşama olanağı yoktur,bir etnik kimliğin yada bir mezhep kimliğinin kendi içinde homojen durabilme şansı olmayacaktır.Türkiye çok kültürlülükten çok tarikatlılığa,çok cemaatçiliğe götürülmektedir.AKP dönemiyle birlikte artık devlet kurumlarında atamalar kimin hangi tarikatın üyesi olduğuna bağlı hale gelmiş,kurumlar tarikatlarla açık ilişkiler yürütür hale gelmiştir.AKP faşizminin merkezinde piyasa ve İslamcılık vardır.Açıktır laikliğin,bağımsızlığın ve sosyal devletin yerine konacak o lan bu İslamcı,piyasacı,amerikancı faşizm olacaktır.

     AKP"den demokrasi ve özgürlük bekleyen felç olur,darbelerle mücadele etmesini bekleyen darbe yer.Türkiye"de ki son darbeyi 2 temmuzda AKP yapmıştır.

     AKP"nin atadığı Ordu valisi Ali Kaban,tam da yukarıda değindiğim çerçeveye uygun işler çıkarıyor son süreçte.Bunu yaparken de AKP gibi çok sinsi,hassas noktalara vuruyor,gizlice ele geçiriyor.Önce “pkk karadenize inmeye çalışıyor,pkk"ya karşı teyakkuzdayız” diyor sonra Kürt işçilerinin konaklama özgürlüklerini yasaklıyor,gbt"lerini aldırıyor,yollarını kestiriyor,karneye bağlıyor.Biraz tepki gelince “olur mu biz vatandaşlarımıza terörist muamelesi yapılmasına asla izin vermeyiz” türünden açıklamalar yapıyor.Aynı AKP gibi yapıyor sonra olur mu yanlış anladınız diyor “ben öyle bir şey yapar mıyım”.AKP"de böyle yapıyor; işçileri dövdürüyor “biz en iyi işçi dostu iktidarız,tayyip Erdoğan"da eskiden işçiydi” felan filan deniyor. 

     Aslında vali kaban"ı tebrik etmek gerek.Kaç yıldır Nazi kampı görünümünde ki melet çayında konaklayan Kürt işçilerinin mağduriyetlerinin giderilmesi yönündeki çabalara tek karşılığı o veriyor; ne yapıyor, sorunu “kökten çözüyor” işçilerin konaklamasını yasaklıyor!  İşte size pratik bir gerici çözümü,hem de örtük bir faşizm içinde.Sizce sorun çözüldü mü yada vali kaban çözdüğünü düşünüyor mudur?Aslında niyet sorun çözmek değil,niyet iki halkı sinsice provoke etmek,niyet cemaatleştirmek,niyet piyasalaştırmak aynı ABD"nin yaptığı gibi bakın Irak"a demokrasi götürüyorlardı ama bütün etnik farklılıklar kışkırtılmış durumda,cemaatleşmiş,bölünmüş.

     O insanlara hayvan muamelesi yapacaksın,balık istifi arabalardan indirip hakaretler içinde bütün eşyalarını sokağa döküp arayacaksın,her noktada aynı işlemi yapacaksın,35-40 ytl"ye yapılan işi 20-25 ytl"ye yaptıracaksın sonrada seni sevmesini bekleyeceksin.

     Mümkün mü? Değil!Olamaz da.Zaten istedikleri bu ,birbirinizi sevmeyin,sevmeyin ki sizi ele geçirelim,sevmeyin ki sizi soyup soğana çevirelim,sevmeyin ki dünyayı başınıza yıkalım.Mesele budur.

     Kaban,AKP ve ABD ne kadar birbirlerine benziyorlar dimi.İşte AKP işte vali kaban işte faşizm,siz hala hitlerin faşizmini mi kullanıyorsunuz, ABD modeli cemaatçi faşizm dururken.Aaa globalleşin efenim globalleşin görün  ebe-i hörekeyi … 

     *duçe:mussolinin lakabı şef,lider anlamına geliyor.