OYSA BAZI MARKALAR YALNIZCA ÜRÜN SATMAZ
Fındık, bu topraklarda yaşayan herkes için umut, emek ve ekmek kapısıdır. Kahraman Sağra (1910–1983) ise bu umudu “Sağra” markasıyla büyüten, Ordu’nun sanayi ve ticaret tarihine damga vuran, kent belleğinde unutulmaz izler bırakan çok değerli bir isimdir.
Ancak bu köklü aile şirketinin hikâyesi, 2007 yılında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) eline geçmesiyle farklı bir yöne evrilmiş; bugün markanın resmî mecralarında dahi kurucularına ve aile şirketi dönemine yeterince yer verilmemektedir.
Oysa bazı markalar yalnızca ürün satmaz; çocukluğun masumiyetini, aile sofralarının mutluluğunu ve bir kentin ortak hafızasını da taşır. Sağra, Ordu’nun belleğinde işte böyle bir yere sahiptir.
İstanbul’da bir bit pazarında rastladığım, 1980’li yıllara ait ve bugün artık bir vintage parçaya dönüşmüş olan bu teneke kutu da yalnızca bir ambalaj değildir. Kapağın merkezinde yer alan Ordu panoraması, firmanın köklerine olan bağlılığını simgeler. Ön plandaki kırmızı tekne Karadeniz’in denizcilik kültürünü temsil ederken, arka planda görülen şehir silueti ve Boztepe yamaçları Ordu’nun modernleşen kent görünümünü yansıtmaktadır.
Daha da dikkat çekici olan nokta, firmanın ürününü tanıtırken yalnızca marka adını değil, doğduğu şehri de öne çıkarmasıdır. Günümüzde birçok şirket küresel kimlikler üzerinden iletişim kurarken, Sağra bu kutuda yerel aidiyeti merkeze almıştır. Kapağın altında yer alan “Ordu” ibaresi, firmanın kendisini kentin ayrılmaz bir parçası olarak gördüğünün güçlü bir göstergesidir.
Bugün bu kutu, yalnızca bir ürün ambalajı değil; Ordu’nun fındıkla kurduğu ilişkinin, Sağra ailesinin girişimci ruhunun ve kentin sanayi hafızasının somut bir tanığıdır.
İçindeki ürün çoktan tüketilmiş olsa da, üzerindeki Ordu manzarası bir dönemin umutlarını, emeğini ve başarı hikâyesini anlatmaya devam etmektedir.
Sağra markası, hafızalarımızda daima çocukluğun tadı, emeğin değeri ve Ordu’nun gururu olarak yaşamaya devam edecektir.