SAKİN VE AKİL OLMAK

Erol GENÇ

 Bazı okuyucularımızın  Başına gelmiştir.. Hani..Kalabalık bir ortamda , başınız döner gibi olur ,gözünüz kararır,bayılacak gibi olursunuz..Ama bayılmaktan da utandığınız  için bayılamazsınız..Nefesiniz daralır..Ciğerler yetersiz kalır ..Derin bir nefes bile alamazsınız.....,

            Bunun adı panik ataktır..Ölmekten beterdir..

            Ordu'da yaşamak panik ataktan beter hale geldi..Sanayi yok,ağırından vazgeçtik hafifi de yok,Tarım sadece Fındığa dayalı,O da yok edilmek üzere,Hayvancılık ise  Birkaç büyükbaşın kulağına etiket çakmak ve bir kaç ineğe Ya da boğaya  suni tohumlama yapmaktan  ibaret.

            Fabrika diye adlandırdığımız , Fındık kırma değirmenleri ve 2 Ya da 3 tane fındık entegre tesisi,

            Sadece işçi-memur maaşları ile yaşamını sürdürmeye çalışan bir kent..Büyük alışveriş merkezlerinin  imha ettiği küçük esnaflar,Mantar gibi bitivermiş önce biz müteahhit olduk diye önce sevinen sonra da iflas ettiğini farkeden şaşkın  KÖYDES müteahhitleri.

            Kahve köşelerinde oturan ,Çay içecek parası bile olmayan  üniversite bitirmiş ,dil bilen iş arayan pırıl pırıl gençler.

            İflas etmemek için  ,birbirinin kuyusunu kazan,En candan arkadaşının işini elinden  almak  için olmadık fırıldaklar çevirmek zorunda kalan, gencecik mimarlar,mühendisler..

            Bu küçücük güzel kentin İnsanlarının , yıllardır Havaalanı,dereyolu ve Üniversite  üçlemesi ile aldatılmışlığı,Kandırılmışlığı ..Nasıl bunalmayalım ?..Nasıl rahat nefes alalım ?.

            Bu güzel ve akıllı insanların kenti seçim zamanı geldiğinde  oylarını hep mantıklı  kullanmış..Hep kendi yararına   olduğuna inandığı gibi  kullanmış..

            2004 mahalli seçimlerde..Ordu belediye başkanını  Meclise giremeyen (DSP) partiden seçmiş.İl genel meclisine  Birkaç tane de olsa muhalif  il genel  meclis üyesi sokabilmiş.

            Bu güzel kentin fakir ama onurlu insanları..Seçmeyi bilmiş.

            Yine  seçmesini bilecek bunu biliyorum..Ama   düşündükçe  hala göğsüm daralıyor.

            29 martta yeni temsilcilerimizi  seçeceğiz.. seçmesini biliyoruz..Bazen bizi dolduruşa getirmeye çalışıyorlar  ,Ama.bu kez  gelmeyeceğiz.

            Çocuklarımız Ülkemizin değişik bölgelerinde hatta yurtdışında üniversitelerde okuyor..Gelirimiz yetmese de ,Aç geziyoruz ama onları okutuyoruz..Daha çok gazete okuyoruz..Bazılarımız internetten faydalanıyor..Dışarılarda değilse de evimizde eşimizle,dostumuzla  çocuklarımızla   güncel olayları tartışabiliyoruz..

     Biz Ordu'luyuz iyi ve kötüyü ayırt edebiliyoruz..Birbirinden çok  farklı  olmasına karşın,Birkaç etnik ve dinsel grup  yıllardır ..Yıllardır kardeşçe yaşıyoruz bu kentte.. Ve yaşamaya devam edeceğiz.       

            Ordu bir turizm kenti olmalı diyoruz..Ama bu konuda pek ciddi girişimlerimiz yok.Bildiğimiz herhangi bir master planımız yok..

            Hatta    turizmde yıldız olmasını umduğumuz ,Güneşin en güzel battığı ,Dünyalar güzeli,Perşembe ilçemizde bile  Mevcut  olan  ilk   yıldızlı otellerimizden biri olan Otel Vona'yı İstihdam kaygısı nedeniyle hastane yapmaya çalışıyoruz.. .!!

            29 martta seçim var..Adayların  hepsi bizim evladımız.Hepsi kaliteli.Hepsi eğitimli.

            Ama bir gerçek var.Bunu gözardı edemiyorum.

            2004 yılında seçtiğimiz , güleryüzlü,karizmatik  belediye başkanımız  ve ekibi (Belediye meclis üyeleri)   ,Ordu'nun   parasını çarçur etmedi..Rantiyecilere dağıtmadı..

            Şu aralar ülkemizin her tarafından  yolsuzluk haberleri gelirken Ordu'nun adı bu haberler içinde yok..

     Gerçek demokratik solcular ,Eğer Atatürk devrimlerini bozulmadan,deforme edilmeden  gelecek nesillere teslim etmek istiyorlarsa ,Dini,siyasete  alet eden ucuz politikacıları alt etmek istiyorlarsa,Eskiden kalma..kişisel  Ya da kitlesel Kızgınlıklar, unutulmalıdır..Ortak çıkarlar etrafında birleşilmelidir...

   Şu anda sahada Kazanacak ,kazanabilecek bir takım vardır  ve Bu Takım desteklenmelidir.

      Bazılarının dolduruşuna gelip '' Benim partim ,senin partini döver'' Ya da ''Onlar bunu bize yaptı bizde  onlara bunu yapmalıyız'' mantığından vazgeçilmelidi

     Büyük,eski ve köklü  olmak kolay değildir..Fedakarlık gerektirir..Büyük olmak demek, Ülke  çıkarı için kendi çıkarından vazgeçmek demektir..

       ''Seni eve ben aldım.Yoksa dışarıda kalacaktın''..... Denilmemelidir.

       Bölünerek azalan ve küçülen sol mantığından uzaklaşılmalı.Halk yeni bir lider istiyorsa onların isteğine cevap verecek yeni liderler bulunmalıdır..

      Eski liderleri,yerden yere vurmadan, kırmadan,Onöre ederek .Gönüllerin ve siyasi şeref kürsüsünün  en üst basamağına yerleştirilmelidir.

       Bir zamanlar maratonda beraber koşulan  takım arkadaşlarına  , eğer kazanma şansı varsa..Engel olunmamalıdır.

        Bazı Hemşehrilerimiz  Şu andaki belediye başkanımız için ..Diyorlar ki.

        ''Sn..Başkan  Gülümsüyor, Başka bir şey yapmıyor..Hani otorite? Hep taviz veriyor..yumruğunu masaya vurmuyor...Sadece  gülümsemek  yetmez''

    Peki siz olsaydınız ne yapardınız??.İktidarla ters düşüp ,Ucuz kahramanlık yapıp ..Bu güzel kentin insanlarını    yatırımlardan mahrum mu ederdiniz?..

     Yoksa,ne kadar zor olursa olsun , İktidarla   ters düşmeden, Kentinizin ihtiyaçlarını  yerine getirmeye mi çalışırdınız.?.

    Hadi mantıklı olalım.Lütfen.Bu aralar mantıklı olmanın tam zamanıdır....

       Eskilerin deyişiyle ''Sakin ve akil olalım''..Bize de  bu yakışır...........