KÜRT BİLGESİ MUSA ANTER 33 YIL ÖNCE ALÇAKÇA KATLEDİLMİŞTİ

Doğan ÖZGÜDEN

KÜRT BİLGESİ MUSA ANTER 33 YIL ÖNCE ALÇAKÇA KATLEDİLMİŞTİ
Kürt yazarı ve özgürlük mücadelesi liderlerinden Musa Anter, bundan 33 yıl önce, 20 Eylül 1992'de, Diyarbakır'ın Seyrantepe mahallesinde uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşama veda etmişti.
1920 yılında Nusaybin ilçesinin Eskimağara köyünde dünyaya gelmiş olan Anter, ilkokulu Mardin'de, ortaokul ve liseyi Adana'da okumuş. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olmuştu.
Daha öğrencilik yıllarında Dersim İsyanı sırasında ilk kez gözaltına alınan Anter, Canip Yıldırım ve Yusuf Azizoğlu ile birlikte İleri Yurt gazetesini çıkartmış, yayımladığı Kürtçe şiiri "Qimil / Kımıl" sebebiyle 1959 yılında 49'lar Davası'nda yargılanmıştı.
27 Mayıs 1960 Darbesi'nden sonra aftan yararlanan Anter cezaevinden çıktıktan sonra Deng, Barış Dünyası ve Yön dergilerine makaleler yazmış, 1963'te 23'ler davası ile tekrar cezaevine girmiş, 12 Eylül 1980 Darbesi'nde Kürtçülük propagandası yapmaktan tutuklanmıştı.
Gazeteci Hüseyin Aykol, 2020 yılında 100. yaş dönümü dolayısıyla yazdığı ve Aram Yayınları ,tarafından basılan "Apê Mûsa - Musa Anter 100 yaşında!" adlı kitabının sunuş yazısında şöyle diyordu:
"Kürt basınının kurucuları Bedirxan ailesinden sonra, 'bu kulvarda faaliyette birkaç isim daha sayın' dense, ilk akla gelen kişi herhalde Musa Anter’dir. Tarihin ironik bir cilvesi olsa gerek ki, Bedirxan ailesinin damadı olan Apê Musa, Kürt medyasının ikinci kuşağını neredeyse tek başına temsil etmekte. Üçüncü kuşağı temsil eden ve dolayısıyla Musa Anter’in yerini doldurmaya çalışan bizler ise binlerce insanız. İlk öncülerimizin ve ardından gelen Apê Musa kuşağının yerini doldurabilmek için gece-gündüz demeden ve canımız pahasına çalışıyoruz."
Hüseyin Aykol'un çağrısı üzerine, 360 sayfalık kitapta, çok sayıda yazar, şair, aydın, sanatçı, siyasetçi, gazeteci, dilbilimci ve kadın aktivistin de Apê Musa üzerine yazıları yer alıyordu.
Kitabın "Önsöz"ünü ise Tarık Ziya Ekinci kaleme almış, Musa Anter'in çocukları Anter Anter, Rahşan Anter ve Dicle Anter de babalarına ilişkin anılarını dile getirmişlerdi.
KİTAP’TA DOĞAN ÖZGÜDEN’İN MUSA ANTER ÜZERİNE YAZISI
"Musa Anter adını ilk kez İzmir’deyken 1959 yılında Kımıl şiiri üzerine bazı gazetelerde yapılan kışkırtıcı yayınlar nedeniyle duymuş, sonra şiiri getirtip okuyarak hayran olmuştum.
"Yine İzmir’de TİP’in il örgütlenmesini yaptığımız 1962 yılında Kürt sorunu üzerine Yön’de Sait Kırmızıtoprak’ın, Barış Dünyası’nda da Musa Anter’in farklı görüşler ifade eden yazıları partili Kürt arkadaşlar arasında hayli tartışma konusu olmuştu.
“1964 yerel seçiminde TİP’in ilk sosyalist belediye başkanını çıkartacağı Gültepe gecekondu bölgesindeki çalışmalarda en büyük desteği Kürtlerden ve Yugoslav göçmenlerinden görmüştük.


"Siyaset ve medya dünyasında isim sahibi Kürt dostları ise 1963’te İstanbul’a geldikten sonra bir yandan TİP’in yapılanma süreci içinde, öte yandan Bâbîâli ortamında tanıdım. Bir çoğu ile kişisel dostluğumuz oldu. Enver Aytekin ve Selahattin Hilav’la TİP’in ilk büyük kongresine sunulacak parti programı taslağını hazırlayan bilim ve araştırma kurulunda birlikte çalışmıştık. Selahattin’le daha sonra Akşam gazetesinde de birlikte olduk.
"Ne yazık ki o yıllarda kısa süreli karşılaşmalar dışında Musa Anter’le ortak anı sayılabilecek bir birlikteliğimiz olmadı.
"21 Mayıs 1963 darbe girişiminden sonra yargılandığım Balmumcu’da Enver ve Musa Anter’in de dahil bulunduğu 23’ler tutuklu bulunuyordu. Ama karşılaşmamız mümkün olmamıştı.
"TİP’in 15 milletvekili çıkarttığı 1965 seçimleri sırasında Akşam’ın genel yayın yönetmeniydim ve TİP’in seçim kampanyasını da yansıtan tek gazete Akşam’dı.
"Seçim sonuçları belli sürprizler içeriyordu… Her şeyden önce bu seçimlerden ABD’nin has adamı Demirel başkanlığındaki AP’nin Meclis’te tek başına çoğunlukla çıkacağını kimse beklemiyordu. Bu sonuç demokrasiden ve soldan yana herkesi kara kara düşündürürken TİP’in Meclis’te grup kurabilecek bir sonuç alması yine de umut vericiydi.
"Ancak TİP’in aldığı sonuçlar da iller bazında sürprizler içeriyordu. TİP’in bazı ağır topları tüm beklentilere rağmen Meclis’e girememişti.
"Özellikle TİP’in güneydoğu illerindeki seçim sonuçlarının Kürt arkadaşlar arasında büyük tartışmalara yol açtığını, Akşam’daki yazı kurulu toplantılarımızda da tartışıldığını hatırlıyorum.
"Tarık Ziya Ekinci Diyarbakır'dan yüzde 8, Behice Boran da Şanlı Urfa’da milli bakiye sistemi sayesinde yüzde 3,2 ile milletvekili olmuşlardı.
"Solun çok iddialı olduğu Mardin’de ise TİP oyların sadece yüzde 1,7’sini alabilmiş ve sıralamada CKMP de dahil diğer partilerin altında kalmıştı. Buna karşılık bir bağımsız aday tek başına tüm partilerden daha yüksek oy aldığı halde milletvekili seçilememişti.
"O bağımsız adayın daha önce TİP’in bölgedeki örgütlenmesinde büyük emeği geçen, son anda genel merkez tarafından liste başından kaydırıldığı için seçime bağımsız katılan Musa Anter olduğunu öğrenmiştik.
"TİP genel merkezi böyle hatalı bir tercih yapmamış olsaydı, Musa Anter 1965 seçiminde Meclis’e 16. milletvekili olarak girecek ve mutlaka partinin Kürt illerinde daha güçlü bir örgütlenme yapmasına katkıda bulunacaktı."

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.