HALİT ÇELENK'İN KALEMİNDEN BİR HUKUK SAVAŞININ ÖYKÜSÜ
12 Mart 1971 Darbesi'nin ardından, Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan ve Hüseyin İnan'ın TBMM tarafından da onaylanarak idam edilmesiyle sonuçlanan Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO) Davası'na ilişkin mahkeme dosyası ilk kez 1974 yılında devrimcilerin avukatı Halit Çelenk tarafından kitap haline getirilmiş ve Yöntem Yayınları tarafından yayınlanmıştı.
Aynı kitap, ancak 34 yıl sonra, 2008 yılında, 68'liler Yayınları tarafından devrimcilerin avukatı Halit Çelenk'in sunuş yazısıyla ikinci kez basılmıştı.
Kitabın ikinci baskısının yayınından üç yıl sonra, 5 Mayıs 2011'de, Deniz'lerin idamının 39. yıldönümünde, sonsuzluğa uğurladığımız sevgili Halit Çelenk, ikinci baskıya yazdığı sunuş yazısında şöyle diyordu:
"İnfazlardan bu yana 36 yıl geçti. 0 gece sabaha karşı idam sehpası altında Deniz, Yusuf ve Hüseyin son konuşmalarını yapmışlardı. Deniz Gezmiş bu son konuşmasında, kendilerinin dünya görüşü olarak bilimsel sosyalizme inandıklarını, Türkiye'nin bağımsızlığı için mücadele ettiklerini ve antiemperyalizmi ilke olarak benimsediklerini haykırmıştı. 0 gece infazlar basına kapalı olarak yapılmıştı. Sivil olarak sadece ben, avukat Mükerrem Erdogan, savcı, imam ve doktor vardı. İnfazlardan 2 gün sonra sehpadaki konuşmalar Fransa'da Le Monde gazetesinde yayınlanmıştı. Değerli gazeteci yazar Doğan Özgüden 2 yıl kadar önce bana bu haberi Le Monde gazetesine kendisinin verdiğini anlatmıştı."
Çelenk, aynı sunuş yazısında, kitabın 1974'te Yöntem Yayınları tarafından ilk yayınlanışındaki zorlukları ve THKO davasında idama mahkum edildikten sonra cezaları müebbete dönüştürülerek Niğde Cezaevi'nde hapsedilen diğer devrimcilerle ilgili bir anısını şöyle anlatıyor:
"Bu kitabın birinci baskısı 1974 Mayıs ayında yapılmıştı. Aradan 34 yıl geçti. Bu baskı çok zor koşullarda gerçekleşmişti. Kamuoyu üzerinde estirilen terör havasının yanı sıra, avukatlar üzerinde de ağır baskılar uygulanıyordu. Avukatlar olarak yazdığımız 136 sayfalık toplu savunmada geçen bir tümcenin içinden bir tek 'ön yargı' sözcüğü ele alınarak, hakkımızda, görevi başında savcıya hakaret suçundan dava açılıyordu... Bu ve benzeri baskılarla kamuoyunda bir yılgınlık yaratılmıştı. Böyle bir baskı ortamı ve parasal olanaksızlıklar içinde hazırladığım bu kitabın yayınlanması çok zorlaşmıştı.
"İşte böyle bir ortamda Yöntem Yayınları sahibi Çiğdem Özgüden bu belgesel kitabı büyük bir özveri ve yüreklilikle basmaya karar verdi ve Mayıs 1974'teki ilk basım böyle gerçekleşti. Ardından Çiğdem Özgüden bana telif ücreti olarak bir miktar para da vermişti. Bu davanın ağır hapis cezalarına çarptırılan sanıkları Ankara'dan Niğde Cezaevi'ne nakledilmişlerdi. Onların ihtiyaçlarını karşılama düşüncesiyle Niğde'ye giderek, bu parayı kendilerine verilmek üzere Niğde Cezaevi Müdürü'ne teslim etmiştim.
"Cezaevinde müvekkillerimle görüştükten sonra, onların cezaevinde yaptıkları boncuk işlerini, cüzdanlar, kemerler, kolyeler ve yüzükleri cezaevi müdürü bana verirken şunları söylüyordu: 'Halit Bey, ben Türkiye'de çok sayıda cezaevinde görev yaptım, hemen hemen bütün cezaevlerinde boncuk işi yapılır, ancak bu çocukların yaptıkları boncuk işlerine hiçbir cezaevinde rastlamadım. Bunlarda boncuk işinin ötesinde bir kültür var.'
"Gerçekten işlenen bu boncuk kemerlerde öyküler anlatılıyordu. Köy delikanlıları ile köylü kızların çeşme başında bakışmaları, nişanlanmaları, harman yerlerindeki dügünleri gibi birçok öykü bu kemerlerin üzerinde yaşam buluyordu. Renkli boncuklarla süslenen bu öyküler cezaevindeki bu devrimci gençlerin duygularını, yüreklerini, dünyalarını yansıtıyordu. Bu boncuk işlerini eşim Sekibe ile Ankara'da dostlarımıza satıp paralarını yeniden Niğde Cezaevi'ndeki müvekkillerime ulaştırıyorduk."
1974'te yayınlanan THKO Davası kitabının pdf'ine şu link'i tıklayarak erişilebilir:
https://www.info-turk.be/THKO%20Dosyasi.pdf
Ant'ın ve İnfo-Türk'ün tüm yayınlarının pdf'lerine erişmek için:
https://www.info-turk.be/documents-pdf.htm
Info-Türk'ün 46 yıldır çeşitli dillerde yayınladığı haber bültenleri:
https://www.info-turk.be/bulletins.htm