30 Ocak İnci ile evliliğimizin 61. yıldönümü...SEVGİLİ AYŞE NUR ZARAKOLU'YU 24 YIL ÖNCE YİTİRMİŞTİK

Doğan ÖZGÜDEN

30 Ocak İnci ile evliliğimizin 61. yıldönümü...

İki genç muhalif gazeteci olarak 1962'de İzmir'de tanışmış, üç yıl sonra da, 30 Ocak 1965'te İstanbul'da yaşamlarımızı birleştirmiştik.
1964’te ben İstanbul’da solun günlük sesi Akşam gazetesini yönetirken, İnci de gazetenin Ankara’daki diplomatik muhabiriydi…


30 Ocak, aynı zamanda İnci ile Akşam’ın redaksiyonunda birlikte çalışmaya başlayışımızın da 61. yıldönümü…
İki yıl sonra da, 1967’de, Yaşar Kemal ve Fethi Naci’nin de katılımıyla Ant Dergisi’ni kurmuştuk.
61 yıldır önce Akşam ve Ant’taki, ardından sürgündeki mücadelelerle, acılarla ve sevinçlerle paylaştığımız yaşamın öyküsü, iki yıl önce yayınlanmış olan “Vatansızlığı Vatan Eylemek - İnci Tuğsavul’un Çok Boyutlu Kavgası” adlı kitabımdadır.*
61. yıldönümündeki mutluluğumuzu, ailelerimiz, Güneş Atölyeleri’ndeki çalışma arkadaşlarımız ve yıllardır ülkemizin demokratikleşmesi için birlikte mücadele verdiğimiz Asuri, Ermeni, Grek, Kürt, Türk ve Belçikalı arkadaşlarımız başta olmak üzere tüm dostlarımızla paylaşıyor, hepsine kendi yaşamlarında başarılar ve nice mutlu yıldönümleri diliyoruz.
* https://www.info-turk.be/Incininkitabi.pdf

------

SEVGİLİ AYŞE NUR ZARAKOLU'YU 24 YIL ÖNCE YİTİRMİŞTİK
Türkiye'de sol yayıncılığın öncü isimlerinden sevgili dostumuz Ayşe Nur Zarakolu tam 24 yıl önce amansız bir hastalığın kurbanı olarak 28 Ocak 2002'de yaşama veda etmişti.
Mücadeleli yaşamında devletin sürekli baskı ve tehdidi altında olan, ölüm döşeğindeyken bile toplatılan "Pontos Kültürü" adlı kitabı nedeniyle ifade vermeye çağrılan Ayşe'nin ardından Yaşar Kemal, “Onu kanser değil, bu devlet öldürdü” demişti.
İnci ve ben, 68 kuşağının en yetenekli ve mücadeleci temsilcilerinden biri olan Ayşe ile Ant dergisini ziyaretlerinde tanışmış ve dost olmuştuk.


Biz sürgündeyken de, en eski mücadele arkadaşlarımızdan Ragıp Zarakolu ile yaşamını birleştiren, sol yayıncılık ve gazetecilikte, insan hakları savunmasında mücadelesini onunla birlikte tüm baskılara ve sağlık sorunlarına rağmen ödün vermeksizin sürdüren Ayşe ile ilişkimiz hiç eksilmedi. Ayşe ve Ragıp ile, aramızdaki binlerce kilometrelik mesafeye rağmen, her daim birlikte olduk.
1998 yılında İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin 50. yıl dönümü nedeniyle Dünya Yayıncılar Birliği Ayşe Nur Zarakolu'ya sıra dışı bir ödül vermiş, Frankfurt Kitap Fuarının 50. yıldönümü nedeniyle Alman Yayıncılar ve Kitapçılar Birliği de ayrıca onun adına Freedom to Publish (Yayınlama Özgürlüğü) başlıklı bir kitap yayınlamıştı.
Pasaportu yenilenmediği için yurt dışına çıkamayan Ayşe, konuşmasını ödül törenine yazılı olarak yollamıştı.
Bu konuşmasında Ayşe, mücadelesinde örnek aldığı kişi ve kurumları belirtirken "68’li yıllarda dünyayı saran siyasal ve düşünsel özgürlük dalgasının ürünlerini bize kazandıran, ilk Kürt tarihi olan Şerefname’yi Türkçe olarak ilk defa yayınlayan ANT yayınlarının tabulara karşı düşüncenin zenginliğini savunan tavrını örnek aldım" diyerek bizleri de onurlandırmıştı.
Hem uğradığı baskılar, hem de rahatsızlığı nedeniyle seyahat edemediğinden, Ayşe'nin 2001 yılında Brüksel'deki Avrupa Parlamentosu'nda Kürt sorunu üzerine uluslararası bir konferansa gönderdiği bildiriyi kendi isteği üzerine ben okumuştum.
Ayşe'nin vefatından sonra 2006 yılında İnsan Hakları Derneği'nin İnci'yi ve beni "Ayşe Nur Zarakolu Düşünce Özgürlüğü" ödülüyle onurlandırması yaşamımızın en unutulmaz anılarındandır.
İki yıl önce İnci’nin çok boyutlu kavgasını tanıtmak için yazdığım “Vatansızlığı Vatan Eylemek” adlı kitabımın Türkiye’de Ayşe'nin Ragıp’la birlikte kurduğu, günümüzde oğlu Sinan Zarakolu’nun yönetmekte olduğu Belge Yayınları tarafından yayınlanmış olması İnci’yi de, beni de son derece duygulandırmıştı..
Ayşe’yi sevgi ve özlemle anıyoruz.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.