AVRUPA UYGARLIĞI ÇÖKÜYOR MU ?

Doç. Dr. Birol ERTAN

Son haftalarda özellikle Yunanistan"da yaşanan şiddet eylemlerini küçümsememek gerekiyor. Bu ani gelişen ve bir türlü önü alınamayan eylemler, Avrupa uygarlığını tehdit edebilecek kadar önemlidir. 

Daha önceleri benzerleri Fransa ve Almanya"da da görülen spontane eylemler, özellikle gençlerin ve öğrencilerin başını çektiği itaatsizlik hareketlerine dönüşerek uzun dönemlere yayılabilme niteliği de taşıyor. 

Avrupa"nın gelişmiş ülkelerinde hiç de gelişmişliğe yakışmayan görüntüler ve kültür dışlanmışlıkları yaşandığını hepimiz biliyoruz. Özellikle Fransa, Almanya ve İngiltere gibi ülkelerde ekonomik sorunlar, dış göç baskısı altında işsiz gençlik; gelir dağılımı adaletsizliğini körüklediği kadar şiddet eylemlerine her an hazır bir kesimi de hazır bekletiyor. Her hangi bir olay, patlamaya hazır bu bombayı harekete geçirip önü alınamayan şiddet eylemlerine zemin hazırlayabiliyor. 

Avrupa ülkelerinin geçmişindeki kentsel toplumsal hareket deneyimlerinin izleri hala sürüyor. Daha önceleri konut ve gecekondu hareketleri biçiminde gelişen bu miras, şimdilerde ekonomik sorunlardan ve kültürel dışlanmışlıktan da beslenerek şiddet hareketlerine dönüşmeye başladı. 

Avrupa uygarlığı; özellikle kentsel mekânda kültürel uyumsuzluk, işbirliği ve güven kültürü eksikliği, gelir dağılımı adaletsizliği, gelişmişlik farklarının azaltılamaması gibi konularında çok başarısız pratikler yarattı. Özellikle işsiz ve dışlanmış genç kesim, her türlü kanunsuzluğa ve başıbozuk hareketlere çok eğilimli durumda. Bu hareketlerin başlaması durumunda bir anda büyümesi, kendiliğinden ülkeye ve oradan da başka ülkelere yayılarak Avrupa toplumsal düzenini tehdit etmesi çok uzak bir olasılık değil. Bugün Yunanistan"ı tehdit eden ve yavaş yavaş başka Avrupa ülkelerine yayılma eğilimi gösteren gençlik ve öğrenci hareketlerini bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor. 

Başlangıçta Fransa"daki dışlanmış Afrika kökenli gençlerin hareketleriyle başlayan şiddete dayanan gençlik hareketleri, çok önemsenmedi ve kısa zamanda durulacağı zannedildi. Bugün hala Fransa"da patlamaya hazır bir bomba gibi bekleyen dışlanmış bir varoş gençliği potansiyeli bulunuyor. Sert polisiye önlemler, olayların daha da tırmanmasına engel olamıyor. 

Yunanistan ise gençlik hareketleri krizine hazırlıksız yakalandı. Meşru bir başkaldırı noktasıyla işe başlayan öğrenci ve gençlik hareketleri, giderek yayıldı ve polisin ihtiyatlı tutumuna rağmen etkisini giderek arttırarak hızlanmaya ve yayılmaya devam ediyor. Bu spontane gençlik hareketlerinin Almanya ve Fransa gibi Avrupa başkentlerinde yankı bulması yakın zamanda çok olasıdır. Yakın zamanda büyük Avrupa başkentlerini de bu tür değişik kökenlerden beslenen gençlik hareketleri tehdit edebilir. Fransa ve Almanya, bu tür hareketler için uygun zeminler gibi gözüküyor. 

Şiddete dayalı spontane gençlik hareketleri, Avrupa demokrasisinin geçici bunalımından çok, siyasal, kültürel, ırkçı ve ekonomik sorunlardan kaynaklanan bir başkaldırı hareketidir. Bu nedenle de yayılarak farklı kesimleri de içine alarak büyük isyanlara dönüşme olasılığını bünyesinde taşıyor. Bu nedenle, Yunanistan"da güvenlik güçlerinin çok dikkatli davrandığı hepimiz görüyoruz. 

Avrupa"da yaşanan gençlik ve öğrenci hareketleri, şiddet hareketlerine dönüşerek Avrupa"ya bir anda yayıldığında, bunun Avrupa uygarlığının bir krizi olduğunu herkes konuşmaya başlayacak. Ben ise bunu şimdiden bu gerçeği ilan ediyorum.