AMERİKAN MANDACILARI

Doç. Dr. Birol ERTAN

AMERİKAN MANDACILARI

Kelebek Gibi Uçanlar, ARI Gibi Sokacaklar mı ?

 

Birol Ertan

 

Türkiye"de Kurtuluş Savaşı yıllarında emperyalist işgalcilere karşı verilen savaşta sinsi planlar ile yangından mal kaçırırcasına Amerikan mandasını dayatmaya çalışan işbirlikçi hainler olduğunu biliyoruz. Kendi ülkelerini kendi öz güçleriyle savunup bağımsız bir ülke yaratmak cesareti ve kararlılığı içinde olmayan bir avuç teslimiyetçi, Amerikan mandası ile “kötü adamlardan kurtulup kovboyun yatağına giren zavallı kadını” andıran onursuz çözümlerinin Türk ulusundan gereken yanıtı alması ile tarihimizde bu onursuz önerileriyle anılır olmuşlardı.

 

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde yürütülen egemen ve bağımsız Türkiye Cumhuriyeti mücadelesi, emperyalist işgalcilerin ülkemizden kovulması ile başarıya ulaştırılmış ve Lozan Antlaşmasında bağımsız Türkiye Cumhuriyeti"ni tanımak zorunda kalan işgalciler, Türk ulusu karşısında yenilgilerinin altına imza atmak durumunda kalmışlardı. Ne büyük bir zaferi başarmıştı Türk halkı.

 

Kıbrıs sorununun sözde çözümü konusunda gündeme getirilen Amerikancı önerileri, Türk Kurtuluş Savaşı sırasında gündeme getirilen Amerikan mandacılarını hatırladıkça çok daha iyi anlayabiliyoruz. Özellikle Türkiye, Gürcistan, Azerbaycan, Ukrayna ve KKTC"de yuvalanmış bazı Sorosçu güçler, acaba devletleri Amerikancılaştırmak, bu ülkelerde Amerikan mandası tesis etmek ve ülke ulusal çıkarları ve ulus-devlet aleyhine mücadele ediyor olabilirler mi ? KKTC"de çözüm sürecinde oluşturulan bazı Komiteler yoluyla gizli çalışmalar içinde olabilirler mi? Bunu iyi araştırmakta yarar vardır. Yoksa, bir şey kaybetmeyiz. Ya varsa?

 

Amerikan yönetimi ve özellikle Kemal Derviş ile çok yakın ilişkiler içinde olduğu bilinen, Türkiye"de faaliyet gösteren Amerikancı bazı sivil (!) toplum örgütlerinin Kıbrıs sorununu çözmek için oluşturulan “atanmış” Komitelerde çok önemli konularda görevlendirilmiş olma olasılığı var mıdır? Türkiye"de örgütlü bu tür bir sivil toplum örgütlerinden birisinin KKTC"de bir üniversitede temsilcilik açtığı ve bir temsilci bulundurduğunu ve bu görevli/temsilcinin KKTC Dışişleri Bakanlığı"ndan proje karşılığı onbinlerce euroluk çek aldığı doğru mudur? Bu konudaki açıklamayı, KKTC"nin Sayın Dışişleri Bakanı"na bırakmak ve onun söyleyeceklerini beklemek gerekiyor.   

 

ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Matthiew Bryza, çok yakında Kıbrıs adasına (Güney Kıbrıs Rum Yönetimi"ne) geleceğini açıklayarak, "Teknik komitelerin ve çalışma gruplarının içerisindeki dinamizmi, gerçek ortamı, beklentilerin neler olduğunu ve üç ay içerisinde başlaması planlanan doğrudan müzakerelere ne kadar çabuk başlayabileceğimizi görmek istiyoruz" biçiminde konuşmuş. Muhalefet partileri UBP, DP, HİS, MAP ve HP, Matthiew Bryza"nın öğreneceği bu gelişmelere henüz vakıf olabilmiş olduğunu sanmıyorum. KKTC Cumhurbaşkanı"nın bir kaç saatlik sözlü açıklamalarıyla tatmin olup olmadıklarını da bilemiyoruz. Amerikan bölge sorumlusu Bryza"dan merak ettikleri bilgileri alabileceklerine inanıyorum. 

 

Taşlar yerine oturmaya başladı. Anayasaya aykırı olarak Cumhuriyet Meclisi"nin yetkisini devralarak Kıbrıs Türkleri adına görüşmeler ve anlaşmalar yaparak harıl harıl çalışanlar var. KKTC siyasi partileri, KKTC Meclisi ve KKTC insanı deyim yerindeyse uyuklamaya devam ediyor. Çooook uzaklardaki Amerika"daki birileri de olaylarla çok yakından ilgilenip gelişmeleri yakından izlemek için adaya geleceğini açıklıyor. Hoş gelirsiniz, çiçek ve ARI"lar getirisiniz !

 

Bu konuda tek net başkaldırıyı, muhalefetteki HİS Parti lideri Ahmet Yönlüer yaptı. Sonra da kocaman KKTC, suskunluğa gömüldü. Nerede anamuhalefet partisi UBP ? Nerede I. Cumhurbaşkanı Sayın Denktaş"ın oğlunun liderliğindeki DP? Nerede milliyetçi MAP? Nerede yeni kurulan HP? Nerede koalisyonun küçük ortağı ÖRP? Nerede iktidarın asıl ortağı CTP-BG? Nerede asimilasyon nakaratları ile bir parka Ankara ön ismi koyuldu diyerek yürüyüşler yapan “sözde” Kıbrısçılar? Amerikan mandası olmanıza ramak kaldı. Neden sesiniz çıkmıyor? Dut yediniz desek, dut mevsimi değil.

 

Kelebek Gibi Uçanlar, ARI Gibi Sokacaklar mı ?

Amerikan Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı ne demiş : “Kıbrıs sorununa bulunacak bir çözümün başarılı olması için "Kıbrıslıların ürünü" olan bir çözüm olması” gerekirmiş. Bu ne demek ??? Garantörler devreden çıkarılmalı, Kıbrıslılar (ne demekse Kıbrıslılar, İngiliz üslerinde nükleer silahların gölgesinde talim yapan binlerce İngiliz askerine ne demeli) kendi anlaşmalarını yapmalı. Kim koruyacak bu anlaşmayı ? Elbette ki, ABD. Irak ve Afganistan"da barışı koruduğu gibi.

 

ABD, Irak"a barış götürmek için tankları, topları ve bombaları ile gittiğinde Irak"ta iç barış vardı. Milyonlarca insan, tankların ve topların mermileriyle paramparça olup milyonlarca bombanın altında can verirken demokrasi sığınaklara inmişti. Ne durumda şimdi Irak ? Ne durumda Afganistan ? Afganistan"da barış getirmek için Türk askerine, Fransız askerine, NATO gücüne neden ihtiyaç duyuyor Böyyük Amerika !

 

Gözümüzü açalım. Bir oldu bitti ile bütün Kıbrıs"ı Amerikan mandacılığıyla yönetmek isteyen güçler atar damarlarımıza kadar yerleşmek üzere. Bir yerlerde, üniversiteler ve Komitelerde uzman sıfatıyla cirit atan bazılarının, devlet kesesinden proje bedeli olarak onbinlerce euro çekenlerin, Kelebek gibi uçup ARI gibi sokmayacaklarının garantisi var mıdır? Uyanık olmak zamanıdır. KKTC"yi Amerikan mandacılarının eline teslim edenler, bunun bedelini eninde sonunda ödemek zorunda olduklarını bilmelidirler.