Sonbahar ve kış dönemlerinde doğuda , kaçakçı peşine düşerdik askerde ...
İran , ırak , Türkiye sınırında birleşen sınır köylerinde , oldukça fazlaydı bu durum !
Mazot , çay , uyuşturucu , silah ...
Bazen konfeksiyon kamyonları !
Eroin sakızı diye bir şey varmış , ilk orda duydum ,topağa gömmüş adam , bütün köylü ayaklanmıştı , bulununca .
Bir uğultu , kadınlar dalıyor aramıza önce ,
Kolundan tuttum diye ,
İri yarı bir adam "sarıııı , sarııı "diye çatallı sesiyle tehditkar bir tonla , üzerime gelince ,
Polis harekattan , adını da yüzünüde unuttuğum biri ayaklarını yerden kesmişti , o koca gövdenin !
Sınıf, arkadaşım tugay tol...ın , timindendi !
Lakin ,bahar ve yaz aylarında durum çok ciddileşirdi .
Van /Başkale /yavrucak köyüne uçak savarlarla yapılan atışlar ,uzun namlulu silahlarla yapılan saldırılar ,
Canımızı sıkardı !
O zaman ki odalar ve Borsalar birliği başkanı , Yalım Erez 'in köyünden yapıldığı anlaşılınca ,
Siyasetin boktan taraflarını anlamaya çalışıyordum !
Tansu Çiller'in göz bebeğiydi Yalım Erez Oysa !
Yeğeni olduğunu söyleyen zırzop , askere kafa tutuyor , siz kimsiniz de evi arayacaksınız muamelesi yapıyordu !
Olm yavrucak köyünü siz satmışsınız bu köylüye ,
Adamlarda korucu olmuş devletin yanında durmuş !
Sen , önemli bir konumdasın , bu ülkenin kaymağını yiyorsun , temsil gücünde var lakin ,
Köyü tarayan silahın kovanları , senin evinin yanında , ne bekliyorsun ?
Birde artislikmi yapıyorsun , benim canlarıma seeen , gel hele sen şööle bi !
Akşamında , tim komutanım , şu anda üst düzey polis olan Veysel .... Ast teğmenime bir telefon gelir !
"Kimsin ulan sen !seni istediğim yere kadar takip ederim , istediğim yere sürerim ulan !"
Polis olduğunuda öğrenmiş !pervasıza bak sen hele !!
Yemin ederim , o köye bir daha görev çıksın diye çok bekledim sessizce !
Adaletsiz otorite görünce , dikleşir benim beynim !
Hem suçlu hem güçlü olmayacan gardaşım !
Güçlüysende , suçlu olmayacan !
Kimseyede bir şey söylemedim !
Çünkü "kanas ", yatağının altından çıktı !
Uçaksavarı bulamadık !
Kovanlar ortada ama uçaksavar yok !
Uyduruk evraklarla durumu kurtardılar ,
Üstünede fırça attılar ya ...
Hem suçlu hemde güçlü !
Olmaz ! Olamaz !
Yavrucak köylüsü , koruculara canımı emanet ederdim ...
Sözlerine itimatta ederdim !
Tecrübe kazanıyorsun , bulunduğun ortamda neticede !
Kim bu vatanı korur , kim yanında olur , kim satar !
Sınır köylüsü , fakirliğin alametiyle bu işi yapıyordu .
Hane başı 15 , 20 bidon mazotlada abat olmazlardı !
Dökülürken içim giderdi .. Bari bir şekilde kullanılsaya , milli servet olsaya yahu !
Mantıklı gelmiyordu !
Ben hiç bir eve girmedim , kapıda bekledim hep !
Çay bulmuşlar !
Bana söylediler ... 200 kilo var yok .
Küçük bir kız çocuğu , üstü perişan ,
Saçlar dağınık , gözler Zümrüt yeşili ...
Şipil şipil , gözlerime bakıyor !
Şaşkın , korku dolu bir melek ...
Boyumuzu eşitledim önce ,
Gözlerine bakmaya dahi kıyamazsın yavrucağın ...o kadar güzel .
Bir fön çekilse , kıvır kıvır saçları , lüle lüle alnına düşecek ...
Pasaklığı umrumda değil ...
Zaman durdu , gözlerimizle anlaştık !
Görmedim ben içerdeki çayı !
diye vicdan azabı mı duymalıyım ?
Görevimi eksik yaptım diye vicdanım mı rahatsız olmalı ...Bilmiyorum !
Haydi dedim , haydi ...
Benim aklımda 34 yıl sonrada olsa , gözlerime şıpıl şıpıl bakan o perişan melek gibi kız çocuğunun resmi var ...
O çayla ne devlet abat olurdu , nede o aile !
Vicdanım rahatsız mı ? Bilmiyorum , emin değilim ...
Umarım devlet , o köylere iş imkanı sunmuş ,
Meleğin babası , aileler , geçim sıkıntısıyla , kaçakçılığa tenezzül etmemiştir !
Devletimize sadıktır !
Nerden geldiyse aklıma ???
170 kız çocuğu öldürüldü İran'da ya ...
Babaları kaçakçımıydı acaba ?
Onlarda melek olup gittiler ya , belki de ordan ...