TEPE TAKLAK AŞAĞI YUVARLANMAK
Adamın birini sevgi, saygı ve özlemle anıyor hemşerilerim bugünlerde. Aklınıza gelecek her türlü en yüce insani vasıflarla öve öve bitiremiyor, rahmet diliyorlar kendisine.
Ben bu adamı bir yerden hatırlıyorum diyorum kendi kendime... Sonunda aklıma geldi ki 70’li yılların siyasi çatışma ortamlarının tanığı abilerimin anlattığına göre Trabzon’da öldürülen devrimcilerin failleri arasında her zaman baş fail olarak ismi geçen kişiymiş.
Fotoğrafını çocuklara gösterseler her çocuk zangır zangır ağlar; azıcık yaşını başını almış insan tanıma yeterliliğine ulaşmış kime gösterseniz, “olsa olsa yasa dışı bir çete lideridir” der. Öyle bir tip…
Belli ki 70’li yıllarda geçimini Muhsin Yazıcıoğlu’nun, Abdullah Çatlı’nın emirlerini yerine getirerek idame ettirmiş.
12 Eylül’de içeri düşmüş uzun yıllar içerde yatmış. Dolayısıyla 30-35 yaşlarına kadar hiçbir meslek öğrenmemiş. Tahliye olduktan sonra ise bir tatil beldesinde turizmcilik yapmış ve orada vefat etmiş.
Yakınlarına, eşlerine, dostlarına çok yardımsever babayiğit biri olabilir; ki eminim öyledir de. Peki kendi çıkarları ve çevresinin hezeyanları uğruna gencecik yurtsever devrimci gençleri katletmesi normal bir şey mi? Bu ve bunun gibiler hiçbir yüksek tahsil görmeden, hiçbir meslek edinmeden, 12 Eylül zindanlarından tahliye olduklarından sonra ömürlerinin sonuna kadar turizmle, ithalat- ihracat işleri ile ilgili şirketler kurup devlet ihaleleriyle lüks bir hayat yaşamaları normal mi? İnsan bu soruyu sormaz mı kendine?
Çok şükür tanrıma ki ne insan öldüren ne uyuşturucu veya kadın satan ne ihale kapan ne ithalat-ihracat yapan kimselerle karşılaştırmadı beni hayatımda. Bu “üst sınıf devlete ve millete hizmet verenleri” (?) geçiyorum benimle aynı mesleği yapıp benimle aynı maaşı alıp benden onlarca, yüzlerce kat varlıklı olanları bile yaklaştırmadı yanıma. Bu tiplerle baş başa beş dakika bile geçirmeyi cehennem azabı gibi hissettirdi bana ve onların bir daha yanıma yaklaştırmayacak jest ve mimikler verdi bana.
Ama bazıları bu tiplerle fotoğraf çektirip paylaşmayı büyük bir marifet sayıyor. İşte bu ülke bunların eline geçtiğinden beri her geçen gün tepe taklak aşağı yuvarlanıp devlet olmaktan çıkıyor.