Boşuna da o kadar fitre vermişim.

Bülent Hakan ALTUNCU

Bugün din konusunda sözü geçen donanımlı bir hocanın vaazını dinledim.

Oruç tutmanın iki kıstası varmış; biri fizyolojik diğeri akli. Fizyolojik olarak sperm üreten erkek ve yumurta üretip adet olan kadın oruç tutmalıymış.

Benim de ömrü hayatımda tuttuğum bir orucum var, o da annemin hakkımda fizyolojik gelişimime karar verip lise son sınıfta bana oruç tutturduğu 1987 yılı Mayıs ayındaki ramazan.

Oysa henüz sperm üretmiyordum, yüzümde tüy bile yoktu (annem artık neye göre karar verdiyse) tuttuğum oruçta boşa gitmiş meğerse.

Bir sonraki yılın ramazan ayında 2-3 gün oruç tuttum. 4. Gün İstanbul’dan annemi telefon kulübesinden aradım “Anne ben sen istiyorsun diye senin için oruç tutuyorum ama çok zorlanıyorum bırakacağım” dedim.

Annem de “Sen gurbette öğrencisun, bir ev düzenun yok, tutma tabi oğlum” deyince bırakış o bırakış.

Akli olarak kişinin akıl melekelerinin yeterli olması gerekiyormuş buna da kıstas olacak örnek olarak bir insanın para hesabı yapabilmesi, parasını tutabilmesini şart koştu derin hocamız.

İşte o zaman rahatladım; ne para hesabı yapmayı ne de parayı tutmayı hiçbir zaman beceremediğim için meğer ben doğuştan oruçtan muafmışım.

Boşuna da o kadar fitre vermişim. ????

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.