ADINI TARİHE YAZDIRMA ŞANSI!
Parlak bir zeka belirtisi hiç vermedi, hazır cevaplılığı hiç yok, hatiplik desen sıfır… Siyasi bir birikimi yok, edebi kültürel bir birikimi de… Akademik kariyeri de…70’li yıllarda sağ sol çatışmalarının olduğu yıllarda adı ne sağ da ne sol da geçmiş… Siyasi bir duruşu yok 12 Eylül sonrası Özal’ın bürokratı olmuş biri.
Tanrı mı diyelim yoksa bilemediğimiz dış odaklar mı ona bu vasıfsızlıklarına rağmen 13 yıl boyunca CHP başkanlığı yapmayı nasip etmiş.
Benim anlayamadığım şey şu: Zaten yaşın kemale ermiş, bundan sonra ne kadar yaşarsın bilinmez, beş sene daha koltuk sahibi olsan herkes etrafında el pençe dursa ne olur… Son başkanlık seçimlerinde “Benim şahsi bir menfaatim, siyasi istikbalim söz konusu olamaz, ülkenin geleceği için kazanma ihtimalleri daha yüksek olan İmamoğlu veya Yavaş’ı aday gösteriyorum deseydi, adını altın harflerle tarihe yazdırırdı ama bunu yapmadı.
Tanrı şimdi bir kez daha ona adını tarihe yazdırma hakkı tanıdı. “Mutlak butlan”lığın bana verdiği yetkiyi reddediyor, partimizi birinci parti yapan şu an ki yönetime teslim ediyorum” dese bu seferde adını ölüp gittikten yüzyıllar sonra bile anılabilecek Pir Sultan gibi, Yunus gibi, Mustafa Kemal gibi bir konuma taşırdı. Aptal bir insan bile bunu görse bu tavrı ortaya koyardı. Buna rağmen bu tavrı ortaya koymayan, adını tarihe yazdırmak istemeyen, gelmişine geçmişine küfredilmesine izin veren biri, olsa olsa sadece emperyalist bir projenin çeyrek, belki de yarım yüzyıldır işbirlikçisi olan biri olabilir.
Bu kapitalist düzeni sonsuza kadar sürdürmeyi planlayan emperyalist güçler 12 Eylül’den bu güne kadar din alıp Allah satan din tacirleri ile ırkçılık satan kanatları 2010’lu yıllarda cumhur ittifakında birleştirdi ve parlementer sistemi değiştirdi, cumhuriyeti yıktı ve saltanat düzenini geri getirdi. Bunun daha da güçlenmesi için bu son hamleyle ülkenin seküler (CHP) kesimini de bu ittifaka katarak mutlak hakimiyetini kurmayı amaçlamaktadırlar diye düşünüyorum.
Bizde fotoğraflardaki sade mutfağına bakarak, annemin “benim bulaşık deterjanımı kullanıyor” diyerek sevdiği, halktan biri olarak gördüğü ve bir umutla gidip oy verdiği bir işbirlikçinin oyununa geldik yıllardır.
Oysa adam adını tarihe Pir Sultan diye değil, Hızır Paşa diye yazdırmayı tercih etmiş yıllar öncesinden.