ABD ve ALLAH

Bülent Hakan ALTUNCU

ABD ve ALLAH

ABD çok büyük, çok kudretli, çok gelişmiş bu yüzden dünyayı yönetmeye muktedir tek devlettir. Zaten o kendi dışındaki tüm ülkeleri vilayetleri görüyor belli. Hatta vilayet bile değil ilkel bir aşiret. Çünkü kendi içinde son elli yıldır hiçbir ırk, din, mezhep derdi olmayıp, Müslüman bir Hintliyi bile Newyork’a belediye başkanı yapmış, dünyayı ise sadece bu üç diin-ırk-mezhep meseleleri üzerinden bölüp parçalayıp, birbirine düşman edip yönetmeyi başarmıştır. Diğer tüm ülkeler kabile mantığı hareket ederek kan davaları ile uğraşmıştır, uğraşmaya devam etmektedir.

Avrupa her ne kadar kapitalizmin çıkış yeri olsa da son yüz yıldır lideri ABD’dir, kim ne derse desin. Aslında kapitaliz kelimesi işin modern anlamdaki ekonomik tanımıdır sadece, gerçekte ise dünyanın en büyük sömürgeci ülkesidir. Diliyle, sanatıyla, kültürüyle, eğitim sistemi ile yaşama bakışıyla ve daha birçok yönden diğer ülkeleri etkilemiştir. Bizim gibi ülkeleri giyim kuşamından, espri anlayışına kadar etkilemiş bir ülkedir.

Canlılar aleminde belki bilmediğimizden olsa gerek bir tek bitkiler dik durur, boyun eğmez, itaat etmez. İnsan türü dahil tüm hayvanlar bir lidere göre hareket ederler. İnsan ne zaman bir hayvan türü olmaktan ayrılıp insan olur: Dik durup kimseye boyun eğmediği zaman!

Bugün Trabzon’un bir Alevi köyünden bir hastayı ameliyata aldım. Ardından kantine indim yakını ile aynı masada denk geldik. Muhabbet ilerledi. Bana “Sence Allah nerdedir”, dedi. Bende içimizde ve doğadaki tüm canlılarda, dedim. Ve devam etti.

-Bir gün işyerimde birisi Allah’ın yukarıda olduğunu söyledi.

Onlara önce birkaç ayetten örnek vermiş. Onlar da hiçbirine itiraz edememişler. Sonra onlara “Allah size şahdamarınızdan daha yakınımım demedi mi, niye yukarılarda arıyorsunuz onu?” demiş. Ardından da Kuranda yazdığına göre: madem melekler Allah’a iman ediyordu niye Hz. Adem yaratıldığında ona itaat ettiler, diye sordu.

Bektaş bey onu ilgiyle dinlediğimi fark edince bana hiç kimseye söylememek şartıyla birkaç “sır” da verdi.

Gerçekten insan özünü kendini bulduğunda hayvan olmaktan çıkan bir canlı. Ne var ki en ilkel kabilelerden, krallıklardan, derebeylerinden, padişahlardan, aşiret reislerine ve bu gün sosyal ilişkileri ilkel görsek de yerine demokrasi denilen bu düzeni getirsek de siyasi parti olarak sağ-sol diye hiç birini ayırmıyorum; tüm siyasi partilerinden, sendikalarından, sivil toplum örgütlerine, vakıflarına, hayır kurumlarına; çakı severlerinden, tespih severlerinden, motorcularına, fotoğrafçılarına, dağcılarına, tiyatrocularına, şairlerine kadar tüm sosyal topluluklar tıpkı hayvanlar aleminde gözlenen bir silsile içinde, belli ilişki kuralları içinde yaşarlar.

İnsan kendini belli kuralları olan hiçbir topluluk içinde ifade edemez ve özgürleşemez. Gerçek demokrasi ancak bütün tabulara karşı çıkmayı göze alan, kimseye boyun eğmeyen anarşist ruhlu insanlar sayesinde olabilir.

Fakat ne yazık ki kapitalizm dünyanın her yerinde tüm insanlara içinde güvende olacaklarını sandıkları cemaatleri kurduruyor ve bunu demokrasi diye tanıtıyor. Oysa herkesi bir sürüye katıp asıl sorunu görüp sorgulamayan koyunlar haline getiriyor.

Ama benim gene aklımın almadığı şey kendi ülkesinde her ırktan ve dinden insanlar olan, en manyak tarikatların bile özgürce yaşadığı bir ülke olan ABD dünya üzerindeki egemenliğini ırk ve din bölücülüğü üzerinden yürütüyor.

Oysa Alevi hemşerimin dediği gibi Allah’ı doğada yaşayan her şeyin içinde gören gerçek iman sahipleri ne insana kıyar, ne bir kediyi, köpeği incitir, ne de bir çiçeği topraktan koparabilirdi. Dünya da ne silah, ne bomba, ne tank, ne savaş uçağı olurdu.

Yazıyı uzattım ama işin özü sanırım kapitalist üretim ilişkilerinde ve bu işten geçinenlerin ırkı ve dini kullanarak insanları kandırıp, birbirine düşman edip, insan olmaktan uzaklaştırıp, ilkel bir hayvan türü olarak kalmalarını istemelerinde.

Sonuç: Allah’ı yukarlarda bilinmez bir yerde görenler, yeryüzünde önlerine çıkan güçlü, muktedir, kudret sahibi herkesi Allah diye görüyorlar bir zaman sonra. İşin trajikomik tarafı Allah'ı içlerinde ve doğadaki her yerde görenleri ve buna uygun hareket edenleri kafir diye damgalayabiliyorlar.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.