MHP Ordu Milletvekili Rıdvan YALÇIN " Türkiye nin birçok yerinde yaşanan sel felaketleri, ilimizde de etkili olmuş, çok ciddi maddi kayıplar yanında ne yazık ki iki vatandaşımızda hayatını kaybetmiştir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyoruz" dedi.
Vekil Yalçın yaptığı yazılı açıklamada;
"Türkiye nin birçok yerinde yaşanan sel felaketleri, ilimizde de etkili olmuş, çok ciddi maddi kayıplar yanında ne yazık ki iki vatandaşımızda hayatını kaybetmiştir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyoruz.
Çarpık yapılaşmanın, akarsuların ıslahının önemsenmemesinin alt yapı eksikliğinin zararı önemli ölçüde artırdığı bir kez daha ortaya çıkmıştır. Ev ve iş yerleri tahrip olan, eşyalarını kaybeden, ulaşım ve haberleşme imkanı kısıtlanan vatandaşlarımıza devletimiz bir an evvel şefkatli ellerini uzatmalı daha önce yaşandığı gibi sözler lafta kalmayıp, vatandaşlarımızın mağduriyeti derhal giderilmelidir. Özellikle Perşembe de vatandaşlarımızın mağduriyeti giderilmeyenlerin, şahsıma ulaşmaları halinde haklarını arayacağımı bilmelerini istirham ederim.
Yedi yıllık iktidar döneminde kalıcı bir fındık politikası oluşturamamış AKP İktidarı sonuç olarak, üreticinin mağduriyetine neden olmuş, bölgeden göçü tetiklemiş, fındığı özellikle Doğu Karadeniz bölgesi için geçim olmaktan çıkarmış, üreticiyi devletine küstürmüş, dürüst sanayiciyi cezalandırmış, vergi kaybına neden olmuş, ihracat gelirlerini düşürmüş, Fiskobirlik i yok olmasına neden olduğu gibi milyonlarca kamu parasını da çarçur etmiştir.
Hükümetin fındık konusundaki kötü niyet değilse cehaletinin en somut itirafı, bütün itirazlara rağmen, TMO yu fındık almakla görevlendiren Sayın Başbakan ın TMO fındık almayacak, TMO nun işi fındık almak değil cümlesi olmuştur.
Açıklanan fındık stratejisinden bölge milletvekillerinin haberi olmadığı, kendi partileri tarafından, ciddiye alınmadıkları TMO fındık alacak diye açıklama yaptıkları gün TMO nun devre dışı bırakıldığının Bakan tarafından açıklanmasıyla anlaşılmaktadır.
TMO nun fındık alacağını söyleyen milletvekilleri ve bürokratlar kendilerine parti içinde güç vehmetmeye çalışırken, düştükleri aciz ve komik durumun farkındalar mı bilmiyorum. Dünkü gazeteler de ise Tarım İl Müdürünün fındık serbest piyasa koşullarına bırakılamaz şeklindeki açıklaması yer almaktadır. İl Tarım Müdürü bağlı olduğu bakanın açıkladığı fındık stratejisini izledikten sonra bu açıklamayı yapmışsa kendisini tebrik etmek gerekir. Herhalde aynı zamanda Gölköy Ziraat Odası Başkanı olduğunu hatırlamıştır. Sayın Müdür Bakanın açıklamalarından haberdar değilse kendisine yazık olacaktır.
Değerli vatandaşlarım, ortaya konan yeni fındık stratejisi facia ya yol açacak hatalarla doludur. AKP hükümeti bu yaklaşımıyla yıllardır fındığı serbest piyasaya teslim edin diye mücadele veren yerli ve yabancı güçlü lobinin oyuncağı haline gelmiştir. Üretim alanlarının sınırlandırılması, yeni alanlar oluşturulmasının yasaklanması kabul edilebilir bir yaklaşımdır. Ancak yapılan çalışma yan tedbirlerle desteklenmediği sürece bu amaç gerçekleşmediği gibi ortaya tam bir kaos çıkacak, kamu kaynakları boşa harcanacak, telafisi olmayan zararlar yaşanacaktır.
Fındık ihtisas borsası ve lisanslı depoculuk tamamlanmadan bu strateji asla uygulanamaz. Geçiş dönemi tamamlanmadan müdahale alımından asla vazgeçilemez. Alternatif ürün projesi daha önce uygulanmış başarılı olamamıştır. Bunun nedenleri araştırılmadan sadece dayatmayla başarılı olunamaz devlet vatandaşına alternatif ürünü göstermeli, üretim alt yapısını oluşturup, alım garantisi vermelidir. 750 rakım üzerinde üretim yapan vatandaşlarımız en ciddi mağduriyeti yaşayacaktır. Bu rakımdan yukarıda fındık yerine hangi ürünün yetişeceğini hükümet adına biri açıklamalıdır.
Üç yıl sonunda ruhsat dışı kalan alanlarındaki fındık ağaçlarını devlet söktürecek midir? Ruhsatsız alanlardan hasat edilen mahsulün piyasaya girişini devlet hangi önlemlerle engelleyecektir. 700-800 bin ton üretim olan yıllarda arz fazlası ne olacaktır? Fiyat piyasada oluşacağına göre tüketimin iki katı arz varken, fındık yerlerde sürünmeyecek midir?
Şimdi özellikle yeni fındık stratejisinden habersiz iktidar milletvekillerine iktidar partisinin mensuplarına ve vatandaşlarımıza bazı rakamlar vermek istiyorum.
Hükümetin kararına göre Akkuş İlçemizin fındık üretilen alanlarının yüzde altmışında, Aybastı nın yüzde seksen dokuzunda, Gölköy ün yüzde seksen dördünde, Gürgentepe nin yüzde almış yedisinde, Kabadüz ün yüzde otuz beşinde, Kabataş ın yüzde elli ikisinde fındık üretimi yapılamayacaktır. Ordu genelinin bu karara göre fındık üretilen toplam alanının yüzde kırk beşin de fındık üretimi yapılamayacaktır.
Üretimi yasaklanacak ilçeler ise yukarıda belirtildiği gibi ilimizin en yoksul, en az gelişmiş, çağdaş dünyanın nimetlerinden en az faydalanan yerler olması yaşanacak facianın boyutlarını göstermesi bakımından önemlidir. Zaten zor şartlarda gurbette, yüksek gerilim direkleri tepesinde, Türkiye nin en zor yerlerin de, arı başında hayat mücadelesi veren Ordu kırsalının alınları öpülesi insanları, fazlasıyla mağdurken, bu kararla adeta açlık ve göç arasında tercihe zorlanmaktadırlar.
Milliyetçi Hareket Partisi olarak ucuz siyaset peşinde hiçbir zaman olmadık. İktidara çağrımız bu inattan vazgeçip, fındık konusunun gözden geçirip, kamu kaynaklarını çarçur etmeden üreticinin alın terinin karşılığını hakkıyla veren, çıkar lobilerinin değil halkın ve hakkın gözetildiği bir programı derhal yürürlüğe konulmasıdır.
Milliyetçi Hareket Partisi olarak doğruların her zaman yanında olacağız. Bir müddet önce Fiskobirlik üzerinden şahsımla polemiğe girenler, sanırım şimdi TMO kalmalıdır temennimin önemini kavramışlardır.
Sayın Başbakan son hamlesiyle ne yazık ki komadaki Fiskobirlik in suni teneffüsüne de son vermiştir. İktidar partisi Fiskobirlik in art niyetli ellerde tasfiyesine sessiz kalmamalı, alacağını alamayan vatandaşların ve aylardır maaşını alamayan çaresiz çalışanların da iktidarı olduğunu unutmamalıdır.
AKP iktidarının önce vatandaşımızın vicdanına, sonra yüce yaradana havale ediyor bu vesileyle kamuoyunu saygıyla selamlıyorum."