ŞEREF ÖZKAN ;DEĞİŞMEZ” DİYENLER, DEĞİŞİMİ ENGELLEYENLERDİR

Adaletsiz yönetimler yalnızca baskıyla ayakta kalmaz. Umutsuzlukla, yılgınlıkla ve “nasıl olsa değişmez” düşüncesiyle beslenir. Bu yüzden “adalet yok” diyen her söz, farkında olmadan mevcut düzenin taşıyıcısı haline gelir.

DEĞİŞMEZ” DİYENLER, DEĞİŞİMİ ENGELLEYENLERDİR

Bu cümle bir tespit değil, bir teslimiyettir. Ve her teslimiyet, adaletsizliğin ömrünü uzatır.
Bugün adalet talep edenlerin karşısına çıkan en büyük engel yalnızca iktidar değildir. Asıl engel, adaletin mümkün olduğuna inanmayan, mücadeleye daha başlamadan yenilgiyi kabul eden düşüncedir. Çünkü hiçbir iktidar, toplumun bu ölçüde inançsız olduğu bir zeminde kendini zorlanmış hissetmez.

Adaletsiz yönetimler yalnızca baskıyla ayakta kalmaz. Umutsuzlukla, yılgınlıkla ve “nasıl olsa değişmez” düşüncesiyle beslenir. Bu yüzden “adalet yok” diyen her söz, farkında olmadan mevcut düzenin taşıyıcısı haline gelir.
Oysa tarih bunun tersini defalarca kanıtladı. Ne haklar gökten indi ne de adalet bir gün ansızın kendiliğinden ortaya çıktı. Bütün kazanımlar, örgütlü mücadeleyle, ısrarla ve bedel ödeyerek elde edildi.

Toplumlar durağan değildir. Tıpkı doğa gibi sürekli hareket halindedir. Darwin’in ortaya koyduğu evrimsel süreç bize şunu gösterir. Değişmeyen hiçbir yapı yoktur. Ya uyum sağlayarak dönüşür, ya da çözülerek dağılır.

Devletler de toplumlar da böyledir. Yerinde saymaz. Ya yenilenir ya çürür.
Bugün Türkiye tam da bu eşikte duruyor. Bir yanda derinleşen bir adaletsizlik, diğer yanda buna karşı biriken bir toplumsal itiraz… Aynı anda hem ileriye hem geriye doğru akan bir süreç yaşanıyor.
Bu noktada belirleyici olan, bu sürece nasıl müdahale edildiğidir. “Değişmez” diyenler, aslında değişimin yönünü egemenlere bırakmış olanlardır. Mücadeleden çekilen her birey, istemese de mevcut düzenin yeniden üretimine katkı sunar.

Politik olan tam da burasıdır. Adalet ya talep edilerek büyür ya da terk edilerek yok edilir.Tarafsızlık diye bir şey yoktur. Ya adaletsizliğin karşısında durursun ya da onun sürmesine zemin hazırlarsın.
Bu yüzden mesele sadece adalet istemek değil, adaletin mümkün olduğuna inanarak mücadele etmektir.
Çünkü inançsızlık bir duygu değil, politik bir pozisyondur.
Ve çoğu zaman egemenlerin en görünmez ama en etkili müttefikidir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel-siyaset Haberleri