ORDU'NUN ALTINI ÜSTÜNE GETİRDİLER: YÜZDE 74’LÜK KUŞATMA!
MTA’nın son yayımladığı "Maden Haritası" Ordu’nun yeraltı röntgenini çekerken, acı gerçeği bir kez daha gözler önüne serdi. Fındık bahçelerinden ilçe merkezlerine kadar uzanan devasa alanlar maden kıskacında. İşte Ordu’nun parsel parsel maden karnesi...
OKG – Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA), Ordu’nun maden haritasını güncelledi. Ancak bu teknik veriler, sadece jeolojik bir tespiti değil; Ordu’nun doğasına, suyuna ve yaşam alanlarına yönelik ilan edilen büyük "ihale operasyonunun" büyüklüğünü de tescilledi.
HARİTA "YEŞİL" AMA TEHLİKE "KIRMIZI"!
Haritada yer alan veriler, Ordu’nun her köşesinin farklı bir madenle işaretlendiğini gösteriyor. Bakır, Kurşun ve Çinko ilin en baskın maden grubu olarak Fatsa, Ünye ve Kabadüz’ü adeta sarmış durumda. Ulubey ve Fatsa hattı ise Altın ve Gümüş yataklarıyla "zengin" ama bir o kadar da riskli bir bölge olarak tanımlanıyor.
DÜNYANIN EN KALİTELİSİ AMA...
Endüstriyel hammadde tarafında Ünye ve Fatsa, dünyanın en kaliteli Bentonit yataklarına sahip. Kırmızı noktalarla haritayı dolduran bu zenginlik, kağıt ve seramik sanayisinin vazgeçilmezi olan Kaolin ile birleşince, bölgenin sanayi iştahını neden bu kadar kabarttığı netleşiyor.
ÜÇ HAT, TEK GERÇEK: İSTİLA!
Analizlerimize göre ildeki maden hareketliliği üç ana hatta toplanmış durumda:
• KUZEY (Ünye-Fatsa): Bentonit ve metalik madenlerin kalesi.
• ORTA (Gürgentepe-Ulubey-Kabadüz): Altın ve gümüşün yoğunlaştığı "altın kuşak".
• GÜNEY (Mesudiye-Aybastı): Mermer, andezit ve bazaltın merkezi.
"ZUHUR" DEĞİL, RESMEN "YIKIM"!
Haritadaki semboller (zuhur, yatak, işletme), MTA dilinde ekonomik potansiyeli anlatsa da Ordu halkı için bu sembollerin karşılığı fındık bahçelerinin sökülmesi, suların kirlenmesi anlamına geliyor. Özellikle 9 Nisan’da tamamlanan ihalelerle, tam 40 bin 144 hektarlık alan —yani yaklaşık 57 bin futbol sahası büyüklüğünde bir devasa arazi— maden şirketlerinin insafına bırakıldı.
ORDU KENT GAZETESİ SORUYOR: GELECEĞİMİZ NEREDE?
İl yüzölçümünün yüzde 74’ünün maden ruhsatlı olduğu bir şehirde artık sadece doğa değil, "şehir merkezi" bile güvende değil. Sahaların ilçe merkezlerine kadar dayanması, sadece bir çevre sorunu değil, bir beka sorunudur.
İki günde binlerce hektarı şirketlere devreden bu anlayış, Ordu’nun fındığını, suyunu ve vicdanını haritadaki o "gri dairelere" ve "X işaretlerine" kurban mı edecek?