Ordu'da 1 Mayıs'ın düzenleyicileri arasında yer alan sendika başkanları sağduyu çağrısında bulunurken provakasyonlara karşı tüm tedbirlerini aldıklarını belirttiler.
KESK'e bağlı Eğitim Sen Başkanı Ahmet Süngü ve Türk İş Sendikasına Bağlı Belediye İş Sendikası Başkanı Selim Yöndem ortak bir basın toplantısı düzenledi. 1 Mayıs'ın bayram havasında geçebilmesi için tüm provakasyonlara karşı önlemlerini aldıklarını ifade eden Eğitim Sen Ordu Şube Başkanı Ahmet Süngü, davullu, zurnalı ve şenlik havasında geçecek bir bayram arzu ettiklerini kaydetti.
1 Mayıs'ın sadece işçilerin değil tüm emekçilerin bayramı olduğunu bu nedenle görüşleri ne olursa olsun bu özel güne herkesin katılmasını istediklerini belirten Süngü, "Biz 1 Mayıs'ı bayram havasında şenlik ve coşkulu kutlamak amacıyla tüm tedbirlerimizi aldık. Bu zamana kadar Ordu'da hiçbir şekilde 1 Mayıs gerginliği yaşanmamıştır.
Biz buna özellikle dikkat ediyoruz. Hiçbir sendikanın 1 Mayıs'a yönelik yapmış olduğu gerginlik havasıyla ilgili destekleyici bir açıklama yapmadık. Onlar böyle yapsalar da yapmasalar da biz 1 Mayıs'ı şenlik havasında kutlamak istiyoruz. Burada bütün çalışanlar ve emekçiler davul ve zurnası ile bu günü bayram havasında kutlayacaktır.
Biz sadece bir günde değil her zaman tüm emek örgütleri arasında çatışma olmasın istiyoruz. Farklı farklı sendikalarda örgütlü olmamız bizim 1 Mayıs'ı kutlamamıza engel değildir. 1 Mayıs belirli bir siyasi görüşün bayramı değildir. Bu emekçilerin ve işçilerin bayramıdır" diye konuştu.
Geçmişte 1 Mayısların insanların öldürüldüğü, camların kırıldığı, iş yerlerin zarar verildiği gün olarak anılması için birilerinin uğraş verdiğini belirten Belediye İş Sendikası Ordu şube Başkanı Selim Yöndem, bu anlayışın ortadan kalması için ellerinden geleni yapacaklarını kaydetti. Bu konudaki görüşlerini her fırsatta dile getirdiklerini ifade eden Yöndem,"1 Mayıs sadece solcuların bayramı değildir. Bunu son 2 yıldır yüksek sesle anlatmaya çalıştık.
Geçmişte birileri 1 Mayısların sadece solcuların ve kavgaların olduğu bir gün olarak kabul ettirmeye çalışmıştır. Camların kırıldığı ve iş yerlerinin tahrip edildiği bir gün olarak algılanmasını istemiştir ve bunda da başarılı olmuşlardır. Birileri insanları öldürerek, 'insanlar ölüyor' şeklindeki anlayışı etkin kılmak için uğraşmışlardır. Bu sebeplerden dolayı tüm dünyanın bayram olarak kutladığı bu günü gerçek anlamıyla kutlayamadık. Bunun acısını ve üzüntüsünü yaºıyoruz " şeklinde konuştu.