MACUN TÜPTEN ÇIKTI
NECDET TOPÇUOĞLU
Bu gün 36. İstinaf Makemesi, 42. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararını bozarak CHP'nin 38. Kurultayı hakkında "Mutlak Butlan" kararı vermiştir. Başta Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere bazı çevreler kararın bu yönde çıkacağını biliyorlardı. Karar hukuka uygun değil, bu hususta bir tereddüt yoktur. Ancak yanlış da olsa sonuçta bir mahkeme kararı olduğu için geçerlidir. Macun tüpten çıkmıştır, geri göndermek mümkün değildir. Asıl olan bundan sonrasını doğru yönetebilmektir. Maalesef bu konuda umutlu değilim. Çünkü herkes hırslarının esiri olmuş durumdadır.
Yargıyı Ana Muhalefet Partisine karşı silah olarak kullanan iktidar, bu işin denemesini CHP İstanbul İl Başkanlığına Kayyım atayarak yapmıştır. Bu konuda Gürsel Tekin kullanılmıştır. CHP Yönetimi o günlerde iyi bir sınav verememiştir. Bazı Milletvekilleri emniyet güçlerine karşı direnme yolunu seçerek hata yapmışlardır. Sonuçta bu direnç güç kullanarak kırılmıştır. Mahkeme kararları yanlış da olsa uyulmak zorunludur. Yanlış karara karşı, hukuk yolu ile mücadele etmek mümkündür. CHP'nin 38. Kurultayına karşı, "Mutlak Butlan" kararı verileceği, İstanbul İl Başkanlığında verilen kötü sınavdan sonra belli olmuştur.
36. İstinaf Mahkemesinin vermiş olduğu Mutlak Butlan kararı, birkaç gün içinde icraya konulacaktır. İcra işlemine karşı çıkılmamalı, istenilen mühür ve evraklar teslim edilmelidir. Kemal Kılıçdaroğlu'nun Partiye gelişine engel çıkartılmamalıdır. İstanbul İl Başkanlığında yapılan hata burada tekrarlanırsa, parti kriminalize olur. Yargıtay Başsavcısının kapatma davası açmasına zemin hazırlanır. Zaten istenilen budur. Bu oyuna gelinmemelidir. Hatta karar temyiz edilmemelidir. Söz konusu itiraz kararının Yatgıtay da iki yıldan önce sonuçlanmayacağı söylenmektedir.
Yapılması gereken duygusallıktan kurtulup, aklı ön plâna çıkarmaktır. En kısa zamanda Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel bir araya gelerek soruna akılcı çözüm bulmalıdırlar. Mahkeme 38. Kurultayı yapılmamış saymıştır. O tarihten sonra yapılan bütün işlemler geçersizdir. Söz konusu karar ile 4-5 Kasım tarihleri öncesindeki delegelere seçme hakları iade edilmiştir. Kılıçdaroğlu ve Özel'in üzerinde anlaşması gereken husus, o tarihteki yeterli sayıdaki delegeye Kurultayın tekrarlanması kararını aldırmaktır. Bu sağlanabilirse 45 gün içinde hukuka uygun bir kurultay yapılarak sorun çözülmüş olur. İktidarın beklentisi de boşa çıkar.
Yapılacak Kurultayda şartları uygun olan herkes Genel Başkanlığa aday olabilir. Parti Meclisi ve diğer organlar için yeniden adaylar belirlenir. Böyle bir uzlaşma sağlanırsa, şer cephesinin bütün beklentileri boşa çıkartılmış olur. Uzlaşmaya kim karşı çıkarsa o kişi veya ekip, iktidara hizmet ediyor demektir. Tavırlar netleşirse bunu seçmene anlatabilmek kolaylaşacaktır. Taraflar en azından bu aşamada mutlak hakimiyet sağlamaktan vaz geçmelidirler. Müşterek hazırlanacak listelerde istenilen arınmanın sağlanması mümkün görülmektedir.
Hafızalarımızı yoklarsak, Trump ile yapılan ilk görüşmeden sonra, Ekrem İmamoğlu tutuklanmıştır. İkinci görüşmeden sonra da 36. İstinaf Mahkemesinden Mutlak Butlan kararı çıkmıştır. Bunların hiçbirisi tesadüf değildir. Diğeryandan, Trump'ın Kasım ayında yapılacak seçiminden önce, Türkiye de muhtemelen Ekim ayı sonunda bir baskın seçim yapılması istenmektedir. CHP içindeki bilek güreşi akılsızca sürdürülürse, iktidar ve paydaşlarının hesapları tutacaktır. Akıllar başa gelir uzlaşma sağlanırsa, kurulan tuzaklar boşa çıkacaktır.
CHP Genel Merkezi önünde atılan gerginliği artırıcı sloganların çözüme katkısı yoktur. O sloganların atılmasını yönlendirenlerin kimler tarafından gönderildiğini araştırmak gerekir. CHP Genel Merkezi Mahkeme Kararları ile kavga etme yeri değildir. Gün herkesin bağrına taş basıp, uzlaşma günüdür. CHP Yöneticileri müesses nizamı eleştireceklerine, eski yeni ayrımı yapmadan kendi içlerindeki uzlaşmaya odaklanmalıdırlar.
(22, Mayıs, 2026-Ankara)