İLAHİ BORSA MÜDÜRÜ BİROL BEY KARDEŞİMİZ…

Bir zamanlar "emek, sermaye, sömürü" diyerekzüğürt tesellisiyle geçen solculuk günlerinden sonra,tırmandığı konforlu fildişi kuleden,eski solculuk günlerini sermaye ederekbol bol hava atan Ticaret Borsası Müdürü Birol Öztürk'e,"En büyük Patron"

İLAHİ BORSA MÜDÜRÜ BİROL BEY KARDEŞİMİZ…

NEvzat AKATA

Geçen yıl tam da bu gün bu yazıyı yadığımı hatırlatan " genç girişimciler " den bir dostum için yazıyı buldum ve aynen tekraren yayınlıyorum...
Bir zamanlar "emek, sermaye, sömürü" diyerek

züğürt tesellisiyle geçen solculuk günlerinden sonra,

tırmandığı konforlu fildişi kuleden,

eski solculuk günlerini sermaye ederek

bol bol hava atan Ticaret Borsası Müdürü Birol Öztürk'e,

"En büyük Patron" Rıfat Hisarcıklıoğlu'ndan teşekkür mektubu gelmiş...


Yaşar Kemal'i bile gölgede bırakacak kadar "eser üreten", neredeyse Aziz Nesin'i bile hicivde kündeye getirecek kadar muazzam bir maharet sahibi olan bu eşsiz kalem erbabı,

kimine göre bu "tüccar yazar" kardeşimiz;

emek ve emekçi düşmanlığının sembolü haline gelmiş,

koltuğuna adeta zamkla yapışmışçasına bir türlü yerinden kalkmayan

ve dahi muktedirlerin en has adamı olan Rıfat Aga'sından aldığı 'ustalık beratını' kendisi gururla çarşaf çarşaf yayınlamış.

E, o kendisi vitrine koyduğuna göre,

bize de bu ibretlik paylaşımı kamuoyunun takdirine sunmak düşer

sevgili Birol Öztürk'ün bu muazzam dönüşümünü...


**Önemli not:**

Çıkarları için her kılığa giren, omurgadan ve dürüstlükten nasibini almamış bir takım zevat için — güya onlara göre haset ve fesat olduğum için— böyle paylaşımlar yapmama bazı dostlarımız (!) çok içerliyor.

İşin içinden çıkamayınca hemen meseleyi yağcılığa, paracılığa döküyorlar.

Hatta merhum Can Yücel’in o meşhur öfkesine sığınarak,

*"Bu kadar ilkesizliğe, bu kadar yüzsüzlüğe karşı insan nasıl nezaketini koruyarak laf edebilir?"*

diye şahit bile gösteriyorlar...


Ben de o sığ zihniyetlere diyorum ki:

"La oğlum, benim günübirlik Nar Simit'te dostlarla tavla oynarken harcadığım para bile neredeyse sizin aylık bordronuza denk düşecek biçime dönüştü son günlerde...

O yüzden beni

parayla, pullarla, satılık kalemlerle karıştırmaya kalkıp çamur yapmayın.


Zaten bana asılsız çamur atmaya yeltenenlerin topunu cebinden çıkaracak kadar dünyalık konusunda sıkıntısız, kimseye eyvallahı olmayan bir insan olduğumu bu şehirde herkes bilir...

Ama, ah o Sosyalizmi savunmak

ve TKP'lilik, yani Türkiye Komünist Partililik...

Ah şu dik duruş, şu komünistlik yok mu...


TKP'nin o sarsılmaz düsturunda denildiği gibi; "halka yalan söylemek suçtur".

halkı soyanlarla işbirliği yapmak ya da o statüko devlerini övmek halka karşı işlenmiş suçtur!

Onlarla aynı çizgide buluşanlar asla sosyalist ve sol jenerasyon yani bizim saflarımızda yer alamaz.

İşte bu eğilmez ilkeler nedeniyle ve toplumcu dünya görüşünün getirdiği o ahlaki erdemden bir türlü vazgeçemediğim için; bütün işim gücüm,

bazılarının konforunu bozmak,

düzenin o yamulmuş figürlerini deşifre etmek ve maskelerini tek tek düşürmektir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel-siyaset Haberleri