HALKIN CEBİNDEN KADIKÖY SOFRALARINA: "GASTRO-ŞOV"UN FATURASINI KİM ÖDEYECEK?

Ulaştepeli Altınordu Belediyesi ve Levent KarlıbelOTSO’nun "Ordu mutfağı İstanbul’u büyüledi" nakaratıyla servis ettiği o pembe bültenlerin arkasında, Ordu halkının alın teri ve ödenen vergilerin feryadı yükseliyor.Ordu Kent Gazetesi olarak, bu savurga

Kadıköy’de kurulan o zengin sofra Ordu halkının cebinden çıkan paralarla kurulmuştur. Gurmelerin "hayran kaldığı" o otların, o mısırın, o fındığın asıl sahibi Ordu’nun cefakar üreticisidir. Halkımız belediye et satış noktalarında ucuz kıyma kuyruğundayken, İstanbul’da "mezgit tava diplomasisi" yapılması siyasi bir başarı değil, halkın gerçeklerinden kopuşun resmidir.

Ordu Kent Gazetesi olarak soruyoruz: Bu masanın hesabı ne zaman halkın önüne şeffaf bir şekilde konulacak?

HALKIN CEBİNDEN KADIKÖY SOFRALARINA: "GASTRO-ŞOV"UN FATURASINI KİM ÖDEYECEK?

Ulaştepeli Altınordu Belediyesi ve Levent KarlıbelOTSO’nun "Ordu mutfağı İstanbul’u büyüledi" nakaratıyla servis ettiği o pembe bültenlerin arkasında, Ordu halkının alın teri ve ödenen vergilerin feryadı yükseliyor.

Ordu Kent Gazetesi olarak, bu savurganlığın perdesini aralıyor ve sorumlulara en sert soruları yöneltiyoruz:

1. Halk Et Kuyruğunda, Başkan "Gastro-Diplomasi" Peşinde!

Altınordu’nun emeklisi, işçisi ve dar gelirlisi, belediyenin Halk Et noktalarında üç kuruş daha ucuza kıyma alabilmek için saatlerce beklerken; belediye bütçesinin Kadıköy’ün "yeni nesil" mekânlarında influencerlara ve elit çevrelere peşkeş çekilmesi siyasi bir basiretsizliktir. 2.165.000.000 TL’lik devasa bütçeyi yönetenler, bu kaynağın asıl sahibinin Kadıköy’deki "seçkin davetliler" değil, Ordu’nun çilekeş esnafı olduğunu ne zaman hatırlayacak?

2. Michelin Yıldızı Karın Doyurmuyor!

Yüzyıllardır bu toprakların bereketiyle yoğrulan karalahana sarmamızın, fasulye turşumuzun değerini kanıtlamak için İstanbul’un lüks şeflerinden onay beklemek eziklikten başka bir şey değildir. Michelin yıldızlı tabaklarla "modernizasyon" masalı anlatanlar, Ordu mutfağını köklerinden koparıp bir pazarlama objesine indirgemiştir. Bizim mutfağımızın diplomasiye değil, kendi memleketinde desteklenmeye ihtiyacı var!

3. Kimin Parasıyla Kime Caka Satıyorsunuz?

OTSO ve Belediye iş birliğiyle düzenlenen bu gecenin; konaklama, ulaşım, reklam ve ağırlama giderlerinin dökümünü şeffaf bir şekilde halka açıklayın! Ordu’nun fındık üreticisi bahçesine gübre atamazken, yerel esnaf kirasını ödemekte zorlanırken, kamu kaynaklarını İstanbul’da "rüzgâr estirmek" için kullanmak halka ihanettir. Bu bir tanıtım değil, halkın parasıyla yapılan bir "kişisel kariyer" yatırımından ibarettir.

4. "Göz Boyama" Festivaline Hazırlık mı?

Ağustos’taki festival öncesi kurulan bu "tadım masaları", şehrin kronikleşmiş trafik, otopark ve altyapı sorunlarını unutturmaya yetmez. Ordu’nun sokakları bakımsızlıktan dökülürken, İstanbul’da "mezgit tava" üzerinden prim yapmaya çalışmak vizyonsuzluğun zirvesidir. Kamu kaynaklarını şov dünyasına kurban edenler, yarın o sokaklarda hangi yüzle yürüyecek?

SÖZÜN ÖZÜ: HARAM OLSUN!

Halkın parasıyla şahsi nüfuz alanı inşa edenler, "Ordu’yu tanıtıyoruz" kılıfıyla kamu zararı yaratanlar bilsin ki; Ordu halkı bu savurganlığı unutmayacaktır. Gastro-diplomasi gibi süslü kavramlarla halkın aklıyla alay etmeyin!

Bizim derdimiz İstanbul’u büyülemek değil, Ordu halkını doyurmaktır!

Eğer niyetiniz gerçekten hizmetse; o paraları Kadıköy’ün masalarına değil, Ordu’nun çamurlu yollarına, üretim bekleyen bahçelerine ve geçinemeyen halkına harcayın. Aksi takdirde, yediğiniz her lokmanın, kurduğunuz her lüks sofranın hesabı bu halk tarafından elbet sorulacaktır.

HESAP VERİN: BU ŞOVUN MALİYETİ KAÇ ASGARİ ÜCRET EDİYOR?

SON SÖZ: SOFRA BURADA, HESAP NEREDE?

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel-siyaset Haberleri