DEVA PARTİSİ’NDEN ‘ORDU İÇİN TARİHİ ÇAĞRI

Son dönemde Ordu’da en büyük toplumsal tartışmaların başında çevre ve madencilik projeleri geliyor.Özellikle: Vahşi madencilik, dere yataklarına müdahaleler, kıyı dolguları, plansız yapılaşma, su havzalarının risk altına girmesi, orman ve yayla alanları

“Kalkınma; Doğayı, Üretimi ve İnsan Hayatını Koruyarak Yapılmalıdır”

DEVA PARTİSİ’NDENh ‘ORDU İÇİN TARİHİ ÇAĞRI

Deva Partisi il basın ofisinden yapılan yazılı açıklamada"Karadeniz’in incisi Ordu; sahip olduğu eşsiz doğası, verimli tarım arazileri, yaylaları, su kaynakları ve güçlü kültürel yapısıyla Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biri olmasına rağmen, uzun yıllardır çözüm bekleyen yapısal sorunlarla karşı karşıya bulunuyor.
Deva partisi Ordu il başkanı Ayhan ANGIN; DEVA Partisi Ordu’da büyüyen sorunların artık günlük siyasi tartışmaların ötesine geçtiğini, doğrudan şehrin geleceğini ilgilendiren kritik bir sürece dönüştüğünü belirterek kapsamlı değerlendirmede bulundu.
Parti yetkilileri; sivil toplum kuruluşlarının, çevre platformlarının, üreticilerin, meslek odalarının, gençlerin, bölge halkının uzun süredir aynı noktaya dikkat çektiğini ifade ederek şu vurguyu yaptı:
“Ordu’nun sorunları ertelenemez hale gelmiştir. Artık günü kurtaran değil, geleceği planlayan yönetim anlayışına ihtiyaç vardır.”
ULAŞIM SORUNU EKONOMİK GELİŞİMİ YAVAŞLATIYOR
Ordu’da şehir içi trafik yoğunluğu, otopark eksikliği ve yıllardır tamamlanamayan ulaşım projeleri kamuoyunun en önemli gündemlerinden biri olmaya devam ediyor.
Özellikle: Altınordu Çevre Yolu 2. Etap Projesi, kırsal mahalle bağlantı yolları, turizm bölgelerine ulaşım, ilçe yollarındaki standart eksiklikleri iş dünyası ve STK’lar tarafından sürekli gündeme taşınıyor.
DEVA Partisi’ne göre ulaşım yatırımlarındaki gecikmeler yalnızca trafik sorunu oluşturmuyor;
aynı zamanda: ticareti, turizmi, yatırım ortamını, üretim kapasitesini doğrudan olumsuz etkiliyor.
Parti, Ordu için: “Parça parça çözümler yerine bütüncül bir ulaşım master planı hazırlanmalıdır”
çağrısında bulunuyor.
“ORDU GENÇLERİNİ KAYBEDİYOR”
DEVA Partisi, Ordu’nun en büyük yapısal sorunlarından birinin genç nüfusun büyükşehirlere göçü olduğunu ifade ediyor.
Partiye göre bunun temel nedenleri: Sanayi yatırımlarının yetersizliği, üretim alanlarının sınırlı olması, üniversite mezunlarının şehirde iş bulamaması, teknoloji ve girişimcilik altyapısının zayıf kalmasıdır. Parti açıklamasında şu değerlendirme dikkat çekiyor: “Bir şehir gençlerini kaybediyorsa yalnızca nüfusunu değil; üretim gücünü, geleceğini ve umudunu kaybediyor demektir.”
DEVA Partisi; teknoloji merkezleri, dijital girişimcilik destekleri, genç girişimci fonları, üniversite-sanayi iş birlikleri, uzaktan çalışma altyapıları, kırsal üretim destekleri ile Ordu’da yeni ekonomi alanları oluşturulması gerektiğini savunuyor.

FINDIKTA KATMA DEĞERLİ ÜRETİM ŞART
Türkiye’nin en önemli fındık üretim merkezlerinden biri olan Ordu’da üreticiler uzun süredir: Artan maliyetler, düşük gelir, plansız tarım politikaları, küçük üreticinin desteklenememesi, su ve toprak kayıpları nedeniyle ciddi ekonomik baskı altında bulunuyor.
DEVA Partisi’ne göre yalnızca ham ürün satışıyla sürdürülebilir kalkınma mümkün değildir.
Bu nedenle: fındık işleme tesisleri, markalaşma, ihracat odaklı üretim, kooperatifleşme, tarım teknolojileri yatırımları desteklenmelidir.
Parti; “Üreten çiftçi güçlenmeden Ordu’nun kalkınması mümkün değildir”
görüşünü savunuyor.
ÇEVRE VE MADENCİLİK TARTIŞMALARI BÜYÜYOR
Son dönemde Ordu’da en büyük toplumsal tartışmaların başında çevre ve madencilik projeleri geliyor.
Özellikle: Vahşi madencilik, dere yataklarına müdahaleler, kıyı dolguları, plansız yapılaşma, su havzalarının risk altına girmesi, orman ve yayla alanlarının zarar görmesi kamuoyunda ciddi endişe oluşturuyor.
DEVA Partisi, çevre politikalarının yalnızca “ağaç” meselesi olmadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Çevre meselesi aynı zamanda halk sağlığı, tarım güvenliği, ekonomi ve gelecek nesillerin yaşam hakkı meselesidir.”
MADEN PROJELERİNE KARŞI TEPKİLER YÜKSELİYOR
Özellikle: Aybastı, Korgan, Perşembe Yaylası, Çobantepe çevresinde planlanan maden sondaj çalışmaları son aylarda büyük toplumsal tepkiyle karşılaştı.
Bölge halkı, STK’lar ve çevre platformları tarafından: yürüyüşler, basın açıklamaları, hukuki girişimler, protestolar gerçekleştirildi.
Tepkilerin temelinde: su kaynaklarının kirlenmesi, yayla ekosisteminin zarar görmesi, hayvancılık ve tarımın olumsuz etkilenmesi, turizm değerlerinin kaybedilmesi, kırsal göçün hızlanması endişeleri bulunuyor.
“ÇED SÜREÇLERİ FORMALİTEYE DÖNÜŞMEMELİ”
Kabadüz ve Altınordu çevresindeki bazı enerji ve GES projelerine verilen “ÇED gerekli değildir” kararları da kamuoyunda tartışma yarattı.
DEVA Partisi’ne göre: çevresel etkilerin yeterince araştırılmaması, doğal alanların parçalanması, plansız enerji yatırımları, kamu yararı tartışmaları güven sorunu oluşturuyor.
Parti, çevre ve enerji yatırımlarında: şeffaflık, bilimsel denetim, bağımsız uzman raporları, yerel halkın katılımı, hukukun üstünlüğü ilkelerinin esas alınması gerektiğini savunuyor.


“ORDU’NUN GERÇEK SERMAYESİ DOĞASIDIR”
DEVA Partisi, Ordu’nun en büyük gücünün: doğası, suyu, tarım alanları, üretim kültürü, yaylaları, insan kaynağı olduğunu ifade ediyor.
Partiye göre kısa vadeli ekonomik kazanç uğruna: su havzalarının, ormanların, yaylaların, tarım alanlarının, kırsal yaşamın risk altına atılması kabul edilemez.
Açıklamada şu vurgu öne çıkıyor:“ Doğa rant alanı değil, gelecek nesillerin emanetidir.”
KAMU ZARARI VE GELECEK NESİLLER AÇISINDAN RİSKLER
Uzmanların ve STK’ların dikkat çektiği riskler arasında: su kaynaklarının azalması, heyelan riskinin büyümesi, tarımsal verim kaybı, orman alanlarının yok olması, doğal yaşamın bozulması, turizm gelirlerinin düşmesi yer alıyor.
Karadeniz’in hassas coğrafi yapısında yoğun kazı ve hafriyat çalışmalarının: selleri artırabileceği, altyapı maliyetlerini büyütebileceği, kamu kaynaklarına ağır yük oluşturabileceği ifade ediliyor.
DEVA Partisi’ne göre: “Kamu yararı; yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların hakkını koruyabilmektir.” Evet maden enerji elbette insanlarımız için olmalı; fakat kendi ürettiğimiz ve kendimiz için en iyi olan çalışmaları nasıl ve ne şekilde yapılıyor olması gerekmektedir.
Ve soruyorum; Diğer bildiğimiz gelişmiş ülkelerde maden çalışmaları nasıl ne şekilde çıkarılıyor ülke menfaatleri açısından gelecek nesiller için yıllık % kaç oranında yer altı kaynakları madenler çıkarabiliyor ve tüketime sunulabiliyor kıyası nedir? Maalesef ülkemizde bize yararı olmayan kaynaklarımız yanlış yönetim ve yaklaşımlar ile talan ediliyor.
ÇÖZÜM: ORTAK AKIL, ŞEFFAFLIK VE SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA
DEVA Partisi çözüm için: yerel yönetimlerin, üniversitelerin, STK’ların, üreticilerin, iş dünyasının, gençlerin ortak şehir vizyonunda buluşması gerektiğini ifade ediyor.
Partinin önerileri arasında: şeffaf ÇED süreçleri, bağımsız bilimsel raporlar, yerel halkın karar mekanizmalarına katılımı, sürdürülebilir kalkınma modeli, çevre koruma politikalarının siyasi üstü hale getirilmesi, gençlere yönelik yeni ekonomi alanları, uzun vadeli ulaşım ve şehir planlaması yer alıyor.
ORDU TARİHİ BİR KARAR NOKTASINDA
Bugün Ordu’da yaşanan tartışma yalnızca yatırım veya çevre tartışması değildir.
Asıl mesele: “Nasıl bir gelecek bırakılacağıdır.”
Bir tarafta: yatırım, enerji, ekonomik büyüme beklentisi,
Diğer tarafta ise: doğa, tarım, su kaynakları, halk sağlığı, kırsal yaşam, gelecek nesillerin hakkı bulunmaktadır.
Deva partisi Ordu il başkanı Ayhan ANGIN şu çağrı ile kamuoyuna seslendi:
“Bizler çocuklarımıza susuz, üretimsiz ve kimliğini kaybetmiş bir Ordu değil; güçlü ekonomisi, korunmuş doğası, üreten insanı ve umut veren geleceği olan bir şehir bırakmak zorundayız.” denildi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel-siyaset Haberleri