Merhaba,
Ergenekon konusunda kafam gitgide daha çok karışıyor. Sonunda tanıdıklarım da göz altına alınmaya başladı. Darbe karşıtlıklarını çok yakından bildiğim insanların gözaltına alınması da nedir bir türlü anlayamıyorum...
Bilim ve Gelecek yazışma gurubumuzun üyesi Oya Adalı'nın göz altına alınması da bunlardan biri...
Oya'nın eski eşi Bilgin'in çağrısı aşağıda...
Bilgilerinize ve görüşlerinize sunulur.
Sevgiler,
Ömer Tuncer.
imece@tr.net
http://omer-tuncer.blogspot.com
ÇYDD suçludur. Yobaza göre... (Bunu bilmek, öğrenmek ve öğretmek lazımdır.)
Neden suçludur?
Çünkü ÇYDD, Güneydoğu'da (etnik) kimliğinin varolma nedenini dinsel-feodal-tarım toplumuna dayamış insanların özellikle de kız çocuklarına laik, çağdaş, modern ve Atatürkçü bir eğitim vermektedir.
Böyle bir eğitim için burs vermektedir ve 40 bin kıza vermektedir bu eğitimi.
Müthiş bir sayı..
Bu hükümete bakın hemen tamamı bu dinsel-feodal-tarım toplumu insanlarıdır. Üyeleridir.
Eğer bu kız çocuklara laik, çağdaş, ulusal, bilimsel, bilgi toplumu eğitimi verilirse, bu toplumun erkekleri bu kızlardan keyiflerine göre 2-3 ya da 4'ünü karı olarak alabilir de 10-15-20 çocuk doğurtabilir mi? anlamsız şekilde çoğalabilir mi?
Tayyip ne diyordu en az 3 çocuk....
Dahası ABD gibi toplumlar bu insanlarla hamur yoğurur gibi oynayabilir mi? Kesinlikle hayır!
----- Original Message -----
From: Bilgin Adali
Sent: Monday, April 13, 2009 6:13 PM
Subject: CYDD'ne destek çağrısı
Canlarım,
Sanırım dayanışma günü geldi de geçiyor bile.
Türkan Saylan'ı tutuklayamadılar, çünkü o zaman kan gövdeyi götürürdü.
Ama yardımcılarını tutukladılar Bunların arasında benim eski eşim Oya Adalı da var. (Gazetelerde Oya Kaynak diye geçiyor adı.) Bilgisayarını, dosyalarını alıp götürmüşler ne bulacaklarını sanıyorlarsa. Bulduklarını anlamayacaklardır bile. Dilbilimcidir Oya. ÇYDD Şişli Şubesi Başkanıdır kendisi.
Aydınca bir dayanışmanın ilk adımı olarak, hepimizin ÇYDD'ne üye olmasını öneriyorum.
Ben ilk üyelerden biriyim ama büyük olasılıkla kaydım silinmiştir şimdiye. Gidip üyeliğimi yenileyeceğim ben de. Hemen her ilde, her ilçede şubesi var derneğin.
Türkiye'den cüzzamın kökünü kazıyan bir bilim kadınına ve onun gençliğe, özellikle de okuma olanağı bulamayan kız çocuklarına ışık olan derneğine bunlar reva görülüyorsa, sıcak yataklarımızda uyku tutmamalı bizi.
Ünlü bir öyküdür: Almanya'da Hitler'in tırmanışa geçtiği dönemde, tutuklamalar birbirini izlerken, bir bilim adama, "Ben onlardan değilim. Bana ne? Bana nasıl olsa dokunmazlar..." diyerek otururmuş köşesinde. Ve bir gün onu da tutuklamaya gelmişler. Ama ses çıkarabilecek kimse kalmamış ülkede. Hepsi de tutukluymuş.
Bana bunu anımsattı bu olaylar.
Bir haberdeki yoruma göre "Cumhuriyet Mitingleri"nin rövanşı bu son gözaltına almalar. Görünüşe bakılırsa, doğru da.
Bu önerimi onaylayanlar, lütfen yazıştıkları gruplara da iletsinler. Onaylamayanların ise canı sağ olsun.
Sevgiyle,
ba
Bilgin Adalı
http://bilginadali.wordpress.com
Merhaba...
Kardeşim Üsküdar'da sabah oldu, akşam oldu, yine sabah oldu, sen hala uyanmıyorsun! Uyanmamışsın.
Hala "kafam git gide daha çok karışıyor" diyorsun. Artık uyan da balığa çıkalım...
"Darbe karşıtlıklarını çok yakından tanıdığım bildiğim insanların gözaltına alınması da nedir bir türlü anlayamıyorum..." diyorsun. Doğrusu inanılmaz, kesinlikle inanılmaz.... Üstelik de Bilim ve Gelecek'ten birisi...
Arkadaşım bir hatırlasana Afganistan'da, Irak'ta hatta 6-7 yıl önceki Cezayir'de çağdaş insanları Bilim insanlarını öldürmediler mi? Yani Kimler, Dinciler... Yobazlar.....
NEDEN? bİr düşün bakalım... Evet NEDEN?
Bir kez daha Neden bilim insanları "BU" ve benzeri yobaz Ortadoğu ülkelerinde öldürürlüyor baskı altına alınıyor?
Bilim ve Gelecek'ten birisi bunu yanıtlayamıyorsa... Yanmışız....
Arkadaşım BAK....
Bilim laik'tir ve laik olmak zorundadır. Yani dindışıdır... Yoksa, teoloji olur, dinbilgisinin, dinsel öğretinin sıradan bir parçası olur.Buna da bilim denmez ve yalnızca dinselliğin doğrulanmasına hizmet eder. Ve bu da, yani din ve dinsel teolojik öğretiler, tam anlamıyla doğaüstüdür, soyuttur. Sınanamaz, eleştirilemez, ölçülemez, gözlemlenemez ve değiştirilemez.
Bunu da, daha açık bir anlatımla bilmin materyalist, Dinin yada teolojinin de metafizik olduğu şeklinde söylemek mümkün.
Bilim insanları bilimi savunurlarken doğrudan ya da dolaylı olarak bu materyalist yapıyı, yani evrenin ve tüm varolanların materyalist oluşum yapısını savunur onu çalışırlar, onu öğretirler.
Çünkü evrendeki herşey bilimin gözlem, ölçme, sınama ve eleştirme alanı içinde zorunlu olarak girer.
Dinsel öğretiler ise buna düşmadır, bunu uygulayan ve öğrenenlere de düşmandır. Çünkü ortada materyalizm ile metafizik yapının vazgeçilmez, bağdaşmaz kaşıtlığı söz konusudur.Çünkü dinsel olan hiçbirşey gözlenemez, ölçülemez ve sınanamaz. Kendine B-İLİM bile dese....
Ayrıca ve daha önemli olarak insan toplumları evrimleşmişlerdir. Yani Avcı toplayıcı toplumdan Dinsel-Feodal Tarım toplumuna, buradan Burjuva ulus ve sanayi Toplumuna, ardından ileri sanayi toplumuna ve nihayet günümüzün Bilgi Toplumuna ulaşmışlardır.
Bunun önemi şudur= Dinsel-metafizik inançlı toplumlar Dinsel-feodal-Tarım toplumu düzeyinde kalmış ve dahası bü düzeyde kalmayı tercih etmişlerdir. Çünkü bu toplum biçiminde toplumsal kuralların ve yasaların tanrı tarafından kutsal kitaplar aracılığıyla konduğu varsayılır. (Yahudi şeriatı, hristiyan şeriatı ve islam şeriatı gibi..)
Ama bu toplumsal yapı 1789 Fransız İhtilaliyle aşılmış ve yıkılmıştır. Laikleşmiştir, moderleşmiştir.... Çünkü toplumsal kurallar Laik (dindışı) ve ulusal burjuvalar tarafından maddi olarak konmaya başlamıştır.
Hatırlatırım Türkiye'de yobazların lailik, Atatürk, ulusallık ve bilime olan düşmalığı işte burada ortaya çıkmaktadır. Kuralı ve yasayı Atatürk Türkiye'sinde insan koyar.
Ama bitmedi...
İşte bu noktada ÇYDD suçludur. Yobaza göre...
(Bunu bilmek, öğrenmek ve öğretmek lazımdır.)
Neden suçludur?
Çünkü ÇYDD, Güneydoğu'da (etnik) kimliğinin varolma nedenini dinsel-feodal-tarım toplumuna dayamış insanların özellikle de kız çocuklarına laik, çağdaş, modern ve Atatürkçü bir eğitim vermektedir.Böyle bir eğitim için burs vermektedir ve 40 bin kıza vermektedir bu eğitimi.Müthiş bir sayı.. Bu hükümete bakın hemen tamamı bu dinsel-feodal-tarım toplumu insanlarıdır. Üyeleridir.
Eğer bu kız çocuklara laik, çağdaş, ulusal, bilimsel, bilgi toplumu eğitimi verilirse, bu toplumun erkekleri bu kızlardan keyiflerine göre 2-3 ya da 4'ünü karı olarak alabilir de 10-15-20 çocuk doğurtabilir mi? anlamsız şekilde çoğalabilir mi? Tayyip ne diyordu en az 3 çocuk....
Dahası ABD gibi toplumlar bu insanlarla hamur yoğurur gibi oynayabilir mi? Kesinlikle hayır!
Dikkatedilirse sayın Perinçek de bu bölgedeki köylüleri benzer biçimde uyandırmaya ve feodal yapıdan kurtarmaya çalışmıyor muydu da tam sonuç alacakken, Ergenekon falan dendi de engellendi...
Dikkat et, Hitler bile "onlardan" daha ilerde duruyor. Çünkü Hitler dinsel-feodal bir tarım toplumunu savunmuyordu. Yani sana ve toplumuna kurulan tuzak Hitlerinkinden daha beter.
Ya kardeşim işte böyle,bu işlerin öncüsü bilimdir bilim insanlarıdır. Hem de maddi olarak, laik olarak ve tabii materyalist olarak. Şimdi de hala kafan karışıksa diyecek bir söz yok.
... İU.
14 Nisan 2009 Salı 02:39 tarihinde İlhan Vardar yazdı:
Merhaba,
Ergenekon konusunda kafam gitgide daha çok karışıyor. Sonunda tanıdıklarım da göz altına alınmaya başladı. Darbe karşıtlıklarını çok yakından bildiğim insanların gözaltına alınması da nedir bir türlü anlayamıyorum...
Bilim ve Gelecek yazışma gurubumuzun üyesi Oya Adalı'nın göz altına alınması da bunlardan biri...
Oya'nın eski eşi Bilgin'in çağrısı aşağıda...
Bilgilerinize ve görüşlerinize sunulur.
Sevgiler,
Ömer Tuncer.
imece@tr.net
http://omer-tuncer.blogspot.com