AYHAN ANGIN: “ÇOCUĞUN EĞİTİMİ, AİLENİN CÜZDANINA BIRAKILAMAZ!”
ORDU (Ordu Kent) — Yeni eğitim-öğretim yılı başlarken milyonlarca öğrenci ders başı yapmaya hazırlanıyor. Ancak veliler, her eğitim döneminde olduğu gibi bu yıl da aynı zorlu sorunun hesabını yapıyor: Çocuğumu okula göndermenin gerçek maliyeti ne kadar?
Devlet tarafından ücretsiz ders kitaplarının dağıtılması önemli bir sosyal destek olarak görülüyor. Nitekim 2026-2027 eğitim-öğretim yılında dağıtılacak ücretsiz ders kitaplarının okullara ulaştırılması için Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından resmi süreç yürütülüyor. Ancak velinin karşısındaki tablo yalnızca ücretsiz ders kitabından ibaret değil. Çanta, defter, kırtasiye, kıyafet, ayakkabı, beslenme, servis ve bazı okullarda karşılaşılan yardımcı kaynak talepleri bir araya geldiğinde aile bütçesi ciddi biçimde sarsılıyor.
Tam da bu noktada kamuoyunda şu soru öne çıkıyor: Devlet çocuğun ders kitabını ücretsiz verirken, eğitim sürecinin diğer maliyetleri neden velinin omuzlarında kalıyor?
Bir Öğrencinin Okula Başlangıcı 12 Bin 145 TL
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Kadın Çalışmaları Başkanı Zeynep Sudan, yeni eğitim yılı öncesinde yaptığı çalışmayla bir ilkokul öğrencisinin temel okul ihtiyaçlarını tek tek hesapladı. Ortaya çıkan tablo durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor:
* Kırtasiye ve temel okul ihtiyaçları: 5.645 TL
* Kıyafet ve ayakkabı: 6.500 TL
* TOPLAM: 12.145 TL
Üstelik bu tutarın içerisinde henüz servis ve günlük yemek/beslenme giderleri bulunmuyor. Sudan'ın dikkat çektiği temel mesele, rakamın büyüklüğünden ziyade yarattığı sosyal eşitsizlik. Kirası, elektriği, suyu ve gıda harcamalarıyla boğuşan dar gelirli aileler için soru artık "Çocuğuma ne alabilirim?" olmaktan çıkıp, "Nereden kısmak zorundayım?" noktasına gelmiş durumda. Eğitim politikaları tam da bu noktada sosyal devlet anlayışının en büyük sınavına dönüşüyor.
Kaynak Kitaplarda KDV Yoksa Bu Fiyatlar Nereden Çıkıyor?
Mevzuat gereği basılı kitapların, ders kitaplarının ve soru/bilgi bankası niteliğindeki yayınların teslimi KDV'den istisna tutuluyor. Ancak vergi avantajı bulunan bu ürünlerin fiyatı, aile bütçesinde devasa bir yük oluşturmaya devam ediyor.
MEB'in 2026-2027 eğitim yılı genelgesinde; bakanlıkça ücretsiz dağıtılan kaynaklar dışındaki materyallerin okullarda kullandırılmaması, velilerin belirli markalara veya yüksek maliyetli ithal kırtasiye setlerine mecbur bırakılmaması gerektiği açıkça belirtiliyor. Buna rağmen sahada velilerin yönlendirmelerle yüksek bütçeli kaynaklara mecbur bırakılması, meselenin yalnızca fiyat değil; denetim, şeffaflık ve fırsat eşitliği meselesi olduğunu gösteriyor.
Ayhan Angın: "Eğitimde Fırsat Eşitliği, Sadece Ücretsiz Kitap Dağıtmak Değildir"
DEVA Partisi Ordu İl Başkanı Ayhan Angın, eğitim maliyetleri üzerine yaptığı değerlendirmede eğitim politikalarına yönelik önemli eleştirilerde bulundu:
"Devletimizin ücretsiz ders kitabı dağıtması önemli ve doğru bir uygulamadır. Ancak eğitimde fırsat eşitliği yalnızca öğrencinin eline ücretsiz ders kitabı vermekle sağlanamaz. Çocuğun çantası, defteri, kıyafeti, ayakkabısı, beslenmesi, ulaşımı ve eğitim sürecinde ihtiyaç duyduğu diğer materyaller de aile bütçesini zorlamamalıdır. Bugün bir ilkokul öğrencisinin yalnızca temel okul ihtiyaçları için 12 bin 145 liraya ulaşan bir başlangıç maliyetiyle karşı karşıya kalması, üzerinde ciddi biçimde düşünmemiz gereken bir tablodur."
>
Eğitimin ticari bir mecburiyet alanına dönüşmemesi gerektiğinin altını çizen Angın, devletin temel sorumluluğunu hatırlattı:
> "Bir anne-baba çocuğunu okula gönderirken ‘Bu ay kirayı mı ödeyeyim, çocuğumun okul ihtiyacını mı karşılayayım?’ diye düşünüyorsa burada sadece aile ekonomisinden değil, eğitim politikamızdan söz etmemiz gerekir. Bizim anlayışımızda devletin görevi sadece okul binası yapmak veya kitap dağıtmak değildir; çocuğun eğitim hakkını, ailenin ekonomik gücünden bağımsız olarak güvence altına almaktır."
>
DEVA Partisi'nin Eğitim Modeli Neler İçeriyor?
Eğitim sisteminin siyasi değişimlerden etkilenmeyen 25 yıllık bir "Eğitim Master Planı" ile yönetilmesini savunan DEVA Partisi'nin 500 maddelik Eğitim Eylem Planı'nda öne çıkan başlıklar şunlar:
* Çocukların ekonomik nedenlerle eğitimden kopmasının engellenmesi ve fırsat eşitliği.
* Maddi imkânı yetersiz öğrencilerin okul, servis, beslenme ve kıyafet giderlerinin devlet tarafından desteklenmesi.
* Dijital eğitime ve güvenilir internete ücretsiz erişim sağlanması.
* Özel okullardaki ücretsiz öğrenci kontenjanlarının güçlendirilmesi.
* Mesleki eğitim ile iş gücü piyasasının tam uyumunun sağlanması.
Sonuç: Eğitimde Tasarruf Değil, Geleceğe Yatırım
Yeni eğitim-öğretim yılı başlarken Türkiye'nin önündeki tercih netleşiyor: Eğitimi ailenin ekonomik gücüne mi bırakacağız, yoksa gerçek anlamda fırsat eşitliği mi sağlayacağız? Kitabı olduğu halde çantası veya ayakkabısı olmayan, beslenme giderini karşılayamayan çocukların varlığı sistemdeki yapısal sorunu ortaya koyuyor.
İl Başkanı Ayhan Angın'ın çağrısıyla özetlenen tablo, yetkililere açık bir mesaj niteliğinde: "Eğitim bir aile yükü değil, devletin gelecek sorumluluğudur. Türkiye'nin geleceğinden tasarruf edemeyiz."