AMASYA TUGAYINDAKİ İSKENCEDE ÖZEL HARPÇİ BURHAN YÖNTEM'İN 40 YIL ÖNCE BANA SÖYLEDİKLERİ..
Selçuk HAZİNEDAR
1982'lerin son baharı.. 4-5 yıllık aranmadan-kaçaklıktan sonra İstanbul'da yakalandım..
Üç ay boyunca ağır işkenceler altında ismim dahil hiç bir olayı kabul etmediğim, ifade vermediğimden İstanbul bağlantısı kurulamadı Ordu emniyeti geldi beni aldı...Oradan Amasya'ya sevkedildim..
Sorgum bittiği ve tutuklandığım halde, yasadışı olarak, Cuntanın ve Tugay komutanı Ali Kolcu'nun kanunsuz emriyle, Amasya tugayında tekrar işkenceye alındım..
Tüm kış boyunca pencereleri açık hücrede, çırılçıplak buzlu su, elektrik-falaka-açlık-uyutmama-her türlü kaba dayak, tırnaklara vurarak düsürme, bir, birbuçuk gün süren askı, vb.gibi iskencelerden geçtim...
Tuğgeneral Ali Kolcu'nun sorgum için kurduğu ekibin içinde yüzbaşı Atasoy Fitos da vardı..çok acımasız psikopat bir tipti...gözlerim kapalı olduğu için dogru-düzgün göremediğim ama özel harpten ve MİT'ten olduğunu sandığım tipler de gelip gidiyorlardı..
Çok uzun süren İsa-çarmıh askısında ağır sinir tahribatı sonucu kollarım felç oldu...Artık Kollarımı hiç kullanamıyor, kaşık tutamıyor, tuvalette düğmeleri çözemiyor, hiçbir ihtiyacımı karşılaşamıyordum..
Tuvalette askerler genelde sorun çıkardıkları (düğme ilikleme kayış çözme vb.), kasıtlı olarak tuvalete de pek çıkarmadıkları için artık doğrudan üzerime işiyordum...İdrar hücrenin kenarında ufak bir gölcük oluşturmuştu...
Kırk kiloya düşmüştüm..
Bir gün, üst kattan arada bir kap yemekle gelip bana yemek yediren Göynücek'li silah kaçakçısı katlanmış küçük bir kağıt parçası da getirdi..
Çetin Altan'ın yazılarını sevdiğimi bilen sevgili Erdoğan Yılmaz, Ç.Altan'ın Güneş gazetesinden o günkü köşe yazısını koparıp yollamıştı..
Katlı gazete parçasını çenemle bir-kaç saat uğraşarak açıp okudum..çok iyi gelmişti..güzel bir yazıydı...
........ ........ ........
İşte bu günlerde, ara-ara gelip "sohbet" ederdi benimle kıdemli ast-subay Burhan Yöntem..
Yine geldi bir gün...
"Dünya ve insanlıgin geleceği hakkında ne düşünüyorsun Selçuk, " dedi..
'İnsanlık, bu acımasız, adaletsiz sınıf çelişkileri içinde, bu çirkef pespaye Dünyada mutlaka daha iyi, daha adil bir Dünya için arayış içinde olacak.. itirazını sürdürecek..bizi yok etsenizde bu arayışı durduramazsınız,' dedim...
Kendinden gayet emin, "Hayır durdururuz, durduracağız,"
Nasıl, deyince...
"Bir kısmınızı öldürdük, gerekirse daha öldüreceğiz...Geri kalanınızı en az on yıl hapsedeceğiz..dışarda sizin ve mücadelenin izleri örtülecek, hafızalardan silinecek..unutulacak...çıktığınızda bambaşka bir dünya ile karşılaşacaksınız...bağlantılar tamamen koparılacak...Bu değişime siz bile şaşıracaksınız..."
"Gençleri-insanları, para--cinsellik--futbol--kumar--Tv.dizileri-uyuşturucu--kumar--moda--tüketim--eğlence, iş-aş kaygısı, tatil, ev ocak, eşya--çocuk, heveslerinde-taksitlerinde oyalayıp, ömrünü tüketip, hiç bir şey düşünemez, hiç bir şeye itiraz edemez hale getireceğiz...beyinleri formatlayacağız..değerler sistemini değiştirecek, bu günkü ve size katkı sunan ölçüleri-ortamı yerle yeksan edeceğiz..!"
- 'Peki içerden çıkacaklar, dışarıdakiler...bunca tecrübe...Bu oyunu bozmazlar mı..!?'
Gülümsedi..:
"Hayır boz(a)mazlar.."
'Neden..?'
Konumuz insan..devrimci de olsa nihayetinde bir canlı.."
-'Evet..'
"Çıktığınızda tam orta yaşta olacaksınız..ertelediğiniz her şey gelip kapınızı çalacak...eş- çocuk, bir yurt-yuva kurma isteği..yorgunluk-durulma..az geri çekilip düşünme arzusu..bir sürü vaadiyle koskoca bir hayat önünüzde.."
- 'bu kadar mı, yeterli mi..?'
"Degil tabi...çoğu bu şekilde ağır ağır kayacak..onlara kızanlar radikal akıl dışı yollara sapacak...kalanlar kahredip içkiye başlayacak..intihar edenler bile olacak..artık organizma bir kanser gibi kendini yiyip-bitirmeye yönelecek..küskünlukler, gizlenen zaaflar, geçmişte yaşananlar, tartısmalar, evlenip ayrılmalar, bir türlü yakalanamyan mutluluklar..yurt dışına gidenler, paraya sarılanlar, Akdeniz'in Ege'nin tatil beldelerinde huzur arayanlar...unutma deniz çekilirken karıncalar balıkları yer..."
Duralamış, burjuvazinin dersine nasıl kalıcı, ciddi, uzun vadeli çalıştığını görmüş, şaşırmıştım..Dünya ellerindeydi..Tabi bilgi de..İnsan psikoljisi-davranışları, sosyal sorunlar üzerine CİA-M-16-MOSSAD, ilgili üniversite araştırmalarıyla, Dünya devrim deneylerinden, toplumsal mücadele tecrübelerinden birktirdikleri bilgiyle savaşıyorlardı namus ve emek cephesiyle..öyle boru değil...biz çırılçıplak sayılirdik karşilarinda
'Diyelim ki bu dedikleriniz oldu.. bu uyuklama sürekli olamazki,' dediğimde de,
Gayet rahat ve gülerek, "bittiği yerde başka bir yol bulunur-buluruz, meraklanma.. daha tam kullanmadığımız bir sürü silahlar var..dincilik-milliyetćilik," vb.dedi..
......... ....... ........
......ve hakikaten dediği gibi, on yıl sonra çıktık....planın bu kadar dakik işlemesi şaşırtıcıydı..
Evet B.Yöntem'in dediği değişim başlamıstı, epey yol da almıştı..Ama izler dediği gibi, dediği kadar silinmemişti..tahribat, gerileme epey bir bozulma da vardı..ancak kurumayan-kurutulamamis bayağı bir yeşil alan dip diri yeni bir müdahaleyi bekliyordu....
........ ...... .......
0 da ne..! Bir de ne görelim.. Biz çıktıktan sonra dört gözle, bin-bir umutla icerdekileri bekleyen yeşil alanlar korkunç bir hızla kuruyup küçülmeye başlamasın mi..!
İçerden dağları devirecek efsaneler, bilge demlenmiş, ders ve tecrübe biriktirmiş insanların çıkması bekleniyordu..beklentilerle gerçekler arasında uçurumlar vardı..
Çıkanlar "çileyse çektik, ceza ise yattık.. bu da bi şeydir..bizi kutsayın da şu işin biraz sefasını sürelim," der gibiydiler..Bu minvalde çoğunluk bütün açlığı ile hayata saldırdı..herşey hızla, hoyratça geçmişten intikam alır gibi tüketiliyordu..kimse eski kendine yakışmıyordu artık..yozlaşma-sıradanlaşma kanser gibi yayılıyor hemen her yeri, herkesi sarıyordu...
İşte devrim bu kuşak ve dönem için orada bitti..taki bir dahakine kadar..birkaç mış gibi hamle, birkaç vagon sallama..hepsi bu...
...... ..... ......
Belki burjuvazi, kapitalist emeryalizm, karşı devrim bile bu kadarını beklemiyor, öngörmüyordu..
....... ..... ........
Güzel yenilmedik...
Dünyanın rengine kanmayanları-kanmayacakları bekliyoruz...karşı devrimin bütün hamlelerini aşıp, yeniden eğilip yıkıntılar içinden o büyük soylu Dünyayı inşa etmek için...
.