İstanbul Valisi Muammer Güler, "1 Mayıs günü, Emek ve Dayanışma Günü olarak tatil ilan edilmiştir. Çalışanların Emek ve Dayanışma Günü'nü kutluyorum" dedi. 1 Mayıs'ta Taksim meydanına çıkmak isteyen gruplara kesinlikle izin vermeyeceklerini açıklayan Güler, makul sayıyı aşmamak kaydıyla sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin anma ve çiçek bırakmalarının mümkün olduğunu ifade etti.
İstanbul Valisi Muammer Güler, 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamalarına ilişkin İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde basın toplantısı düzenledi. İl Emniyet Komisyonunun ağırlıklı olarak 1 Mayıs'ta alınacak tedbirleri görüştüğünü ifade eden Güler, "1 Mayıs günü, Emek ve Dayanışma Günü olarak tatil ilan edilmiştir. Çalışanların Emek ve Dayanışma Gününü kutluyorum" diye sözlerine başladı. Güler, "1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü olarak daha heyecanlı şekilde, anlamına uygun şekilde kutlanmış olacaktır. Geçtiğimiz
yıllarda yaşanmış kötü görüntüler var. 1 Mayıs, gerginliklerin kaynağı olarak gösteriliyordu. Ortaya çıkan görüntüler İstanbul için, ülkemiz için iyi olmuyordu. Bütün bunların olmasını istemiyoruz. 1 Mayıs, emek ve dayanışmanın günü olarak kutlansın. Bu sene yine bazı sendikalarımız Taksim alanında 1 Mayıs'ın kutlanılması konusunda taleplerde bulundular. Biz daha önce de söylemiştik. İstanbul'da geniş katılımlı toplantıların, anma gibi mitinglerin yapılacağı alanlar belirlenmiştir. Taksim bunların
arasında değil. Taksim'de bu mitingin yapılmasına ilişkin taleplere olumlu cevap vermedik. Ancak makul sayıyı aşmamak üzere temsilcilerin anmasının, çiçek bırakmasının mümkün olduğunu ifade etmiştik" dedi.
Türk-İş temsilcilerinin bu konuda müracaatta bulunduğunu söyleyen Güler, "1 Mayıs'ta çelenk bırakıp, saygı duruşunda bulunacaklar. Daha sonra Türk-İş'e Kadıköy Meydanı'nda izin verilmiştir. Hak-İş de yöneticileriyle birlikte makul bir sayıyla Taksim'e gelecek" diye konuştu.
"Diğer sendikalara da çağrıda bulunuyoruz"
Taksim'de kutlama yapmak isteyen sendikalara seslenen Güler, "Geniş katılımlı toplantılara müsait olmadığı için DİSK'e de, KESK'e de davetimizi ifade ediyorum. Bu sene İstanbul'da bu kötü görüntüleri yaşatmayalım. Kendilerini çiçekle karşılayacağız. Bizim güvenlik güçlerinin alacağı tedbirler çerçevesinde orada belli bir süre bu anmayı onlardan da bekliyoruz" dedi.
"Zor kullanma meraklısı değiliz"
Ortamı germek isteyen illegal yapılanmalara dikkat çeken Güler, "Bazı illegal bölücü yasa dışı grupların kuruluşların, Taksim'de yasa dışı uygulamalarından suç teşkil eden sloganlar dövizler taşımak suretiyle 1 Mayıs'ta her zaman etkinlik yapmak istediklerini biliyoruz. Bu senede böyle bir girişimde bulunacağı konusunda elimizde istihbarat bilgileri var. Geçtiğimiz senede maalesef yüzünü kapatmak suretiyle polise taş, molotof kokteyli, çelik bilyeler, sapan taşıyla saldıranlar, taşları sökenler, bankaları, dükkanları, evleri yağmalayanlar, polisle çatışmaya girenler oldu. Bunlara karşılık tabii poliste kanuni gereğini yapmak zorunda kaldı. Polise saldırıya yeltenilmediği polise saldırılmadığı polise direnilmediği takdirde asla zor kullanılmayacaktır. Polisin zor kullanma yetkisinin sınırlarına gelinmediği takdirde polis asla zor kullanmayacak. Biz zor kullanma meraklısı değiliz" dedi.
Polis ve jandarmanın, kendi kuruluş kanunlarından kaynaklanan zor kullanma yetkisi olduğunu kaydeden Güler, "Jandarma teşkilat kanunu ve buna bağlı çıkan yönetmelikte toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanunun ilgili maddeleri polisin ne zaman zor kullanacağı ve nereye kadar zor kullanacağı bellidir. Biz güç kullanmaktan yana değiliz. Onun için bu işle ilgili hiçbir konuyu telaffuz etmekten yana değilim. İşçi arkadaşlarımızın da polisle karşı karşıya gelmesini asla istemiyorum. Ancak bazı illegal kuruluşlar bölücü kuruluşlar bu günleri bahane ederek, işçilerimizin o kalabalıklarını bugünlerde bir araya gelmelerini fırsat bilerek arkasına sığınarak, polisimizle çatışmanın yasadığı eylemlerini gerçekleştirmenin bir fırsatı olarak değerlendiriyorlar. Bunun da yapılmamasını istiyoruz. İşçi kuruluşlarımızın da bu anlamda onların kendilerinden cesaret alacak bir duyarlılık içerisinde olmalarını bekliyoruz" şeklinde konuştu.
Yasadışı eylemlere karşı gerekli güvenlik tedbirlerinin alındığına dikkat çeken Güler, "Kanunun sınırları içerisinde hukuk devleti kuralları içerisinde elbette kanunun gereğini yapacağız" dedi. Vali Güler, "O gün İstanbul'un 2010 Avrupa Kültür Başkenti olduğunu unutmadan bir duyarlılık içerisinde ve ülkemizin son günlerde yaşadığı sıkıntıları da nazara alarak ve tabii ki bugünlerde meydana gelen çok sıkıntılı işler de var. Bir anlamda provokasyona müsait görülen konularda var. Onların da bazıları
tarafından bir fırsat olarak kullanılmasına da mani olunması gerekiyordu. Bu konuda işçi kuruluşlarımızın emek örgütlerimizin, çalışanlarımızın duyarlı olacağına bize yardımcı alacaklarını biliyoruz. Elbette alınan istihbarat bilgileri ışığında daha önce yapılan operasyonlar var. Ele geçirilen malzemeler var. Önlenilen eylemler var. Bunlar 1 Mayıs günü gibi kritik bir günde provokasyona müsait olarak bazı kuruluşlar tarafından değerlendirilmemesi ve onlara fırsat vermemesi bizim amaçlarımızdan birisidir. Biz o günü çok üst düzeyde olağanüstü anlamda çok önemli tedbirler alınan bir gün haline getirmek istemiyoruz ama tabii ki kamu düzenini sağlamak için gerekli önlemleri planlamış durumdayız" ifadelerini kullandı.
Alınan önlemler
Kabataş-Taksim arası Finiküler ve Mecidiyeköy -Taksim arası Metro hattının belirli bir süre çalışılmayacağını söyleyen Güler, güvenlik güçlerinin intikalinin ardından bir sorun yaşanmazsa kısa süre de normale dönüleceğini ifade etti. Güler şöyle konuştu:
"Kendilerini çiçekle karşılayacağız. Saygı duruşunda bulunmak, Kazancı yokuşuna çiçek bırakmak Taksim anıtına çiçek bırakmak ve kendilerini ses düzeni kurulmuş araçlarında açıklamalar yapmak üzere kendilerini her türlü imkanı sağlamış olduğunu bunu da söylemek istiyorum. Ama buna rağmen Çağlayan'da da Kazlıçeşme'de de miting ve anma için toplantı yapmak istendiğinde her zaman hazır olduğumuzu da ifade etmiştik. Çağlayan'da bir mitinge izin vermiştik. Ancak bundan vazgeçildiği yönünde şifai bir bilgi geldi. Bilmiyoruz ama yapılsa da gerekli önlemleri alacağız. Emek ve dayanışma gününü şimdiden kutluyorum. Polisimizin de bir çalışan olduğunu unutmayalım. Kamu görevlilerin de bir çalışan olduğunu unutmayalım. Emek ve dayanışma günü bizim de günümüzdür. İşçilerimizle karşı karşıya gelmeyelim. Eğer karşı karşıya gelinecekse illegal örgütler yasadışı bir eyleme başvurulacaksa onlarla polis karşı karşıya gelsin. Onlarda işçilerin arkasında onlardan güç almasınlar. İşçi kuruluşlarımız da onları da güçlendirici bir davranışta bulunmasınlar. Bu kabus günlerini yaşamayalım. Bunu kendilerinden rica ediyorum. Onlardan da anlayış bekliyorum. Sendikalarımıza da konfederasyonlarımıza da teşekkür ediyorum. Türk-İş bizim başvurularını reddetmemize rağmen anlayışla karşılayarak 08.30-09.30 arasında Taksim'deki olacaklarını ifade ettiler ve Kadıköy'de miting yapmayı kabul ettiler. Hak-İş'te müracaatlarını yaptı. Ben şimdi DİSK'in, KESK'in, TTB'nin ve TMMOB'un oluşturduğu bu platformunda bu anlamda bize yardımcı olacardn kendilerinden cesaret alacak bir ğını beklediğimi ifade ediyorum. Onlara da gösterecekleri anlayış için şimdiden teşekkür ediyorum. Şunu da ifade etmek isterim. Siyasi partilerimizin de bu anlamda bize bu konuda temsili mahiyette makul sayıda bir kutlama için yapacakları kutlama için belirli saatler tahsis edip anma yaparak belirli mesajlar vermesini sağlamış olacağız. İnşallah 2007 ve 2008'de kabus günü yaşanan gerginlik kaldırıp İstanbul'u kötü görüntülerini ülkemiz için kötü görüntüler ve amacını aşan bazı davranışların yüzlerce binlerce polisin görev almasına veya bir çok kuruluşun teyakkuzda olmasına sebep olacak bir ortamın olmasını istemiyoruz. Planlamada en az sayıda güvenlik görevlisini görevlendirmek üzere uygulama yapacağız" diye konuştu.
Cerrah: "Sözlerimin çarpıtılarak verilmesi yanlış"
İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, başı kesilerek öldürülen Münevver Karabulut'un ailesine yönelik tepki çeken sözleri ile ilgili,"Oradaki açıklamamın çarpıtılarak verilmesi yanlış. Bırakın polis müdürü, hiç bir baba, aileye, mağdur olan ve kızını kaybetmiş bir kişiyi suçlamaz, suçlayamaz." dedi.
İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'a, 1 Mayıs'la ilgili yapılan basın açıklamasında, Münevver Karabulut'un ailesine yönelik "Kızlarını takip etselermiş" sözleri ile ilgili sorular soruldu. "Hafta sonu Ayşe Arman'la gerçekleştirdiğiniz röportajla çok tepki aldınız, bunu değerlendirdikten sonra siz doğru buldunuz mu?" şeklindeki soruya, "Tabi oradaki açıklamanın çarpıtılarak verilmesi yanlış. Ben de bir babayım. Açık ve net söylüyorum benim de iki kazım var. Orada benim söylemek istediğim, her anne baba çocuklarına sahip çıkmalıdır. Öncelikle sorumluluk anne babadadır. Bir aile çocuklarını nereye gidiyor ne yapıyor sahip olmak zorundadır. Benim söylemek istediğim bu. Aileyle de görüştüm. Babasıyla da görüştüm. Bu yanlış anlaşılma aile tarafından da düzeltilmiş oldu. Bırakın polis müdürü hiç bir baba aileye mağdur olan ve kızını kaybetmiş bir kişiyi suçlamaz, suçlayamaz" dedi.
"İki özel tim kurduk"
Olayı çözmek için iki özel tim kurduğunu kaydeden Celalettin Cerrah, "Ama ben o konuda çok iyi çalışmalar yapıyorum. Özel iki tane tim hazırladık. Bu konuda çalışma yapıyor. Bugüne kadar faili meçhul çok az biliyorsunuz. Geldiğimiz günden itibaren asayiş şube cinayet masası ve diğer masalar bürolar çok iyi çalışmakta. Maalesef burada bizi yaralayan orda ailenin zengin olması veya bir zengin başka görevlerde bulunması bir üst rütbede olması neticesinde daha çabuk bulunması gibi bir şey bizi yaralamıştır. Bizi çok üzmüştür. Polislerim çok üzülmüştür. Bizim için bu şu olması zengin olması hiç etkilemez. Bizim için önemli olan faili yakalamaktır. Zaten görevimizde budur. Polis olarak faili mutlaka yakalamak zorundayız. Bunun için devletten bu görevi alıyoruz. Bizim için hiç fark etmez. Kırmızı bülten çıkarılmıştır." şeklinde konuştu.
Kırmızı bültenin belirli zamanı var
Kırmızı bültenin neden geç çıktı şeklindeki soruya, Celalettin Cerrah, "Kırmızı bülten çıkarılması için belirli şartları vardır. Prosedürün yerine gelmesi lazım. Biz polis olarak genel müdürlardn kendilerinden cesaret alacak bir üğe yazarız, genel müdürlükte Adalet Bakanlığı'na yazar. Bunun neticesinde çıkar. Belirli bir zamanı var. Ama biz yurtiçinde mi yurt dışında mı bunun araştırmasını devam ediyoruz. Her ihtimale karşı da kırmızı bülten çıkarttık."dedi.
"Neden bu zamana kadar yakalanmadı?" şeklindeki soruya, Celalettin Cerrah,"Faili yakaladığımızda inşallah onun neden bu kadar süre yakalanmamasının nedenini de kendisinden öğreniriz" diye cevap verdi.