Foto Galeri
Site İçi Arama
Çok Okunanlar
Link Bankası
Yorumlar
Piyasalar
DOLAR
2,2180
EURO
2,7770
IMKB
80.580
Hava Durumu
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Canan YÜCEL:BÜYÜMEK İSTEMİYORUM; ANNEM BABAM YAŞLANIR
Gözlerini açıyorsun ve yaşayacaksın deniliyor… Seni dokuz ay karnında taşıyan dişi bir insan, artık ömrünü yakasına dikmiş gibi seni bakmaya ve özenli bir şekilde yetiştirmeye adıyor kendini. Ve adına; ANNE deniliyor…
01 Aralık 2010 Çarşamba 21:37

BÜYÜMEK İSTEMİYORUM; ANNEM BABAM YAŞLANIR

Gözlerini açıyorsun…
Ve bir anda aydınlanıyor kapkaranlık olan dünyan. Ardından gülümsemeler görüyorsun. Zaman geçtikçe gülümsemelerin yerini hüzünlerin alacağından bihaber yaşamaya başlıyorsun. Bu zorlu maratonda start almış bulunuyor. Öyle ki sen hala saf ve temiz gülücüklerin ile etrafına neşe dağıtırken; hayat denen grafiğinde kırıklar oluşmaya başlıyor da senin haberin olmuyor bile…

Gözlerini açıyorsun ve yaşayacaksın deniliyor…
Seni dokuz ay karnında taşıyan dişi bir insan, artık ömrünü yakasına dikmiş gibi seni bakmaya ve özenli bir şekilde yetiştirmeye adıyor kendini. Ve adına; ANNE deniliyor…

Gözlerini açıyorsun ve ömrün uzun olur inşallah deniliyor…
Duyumsadığın sözcüklerin ne anlama geldiğini bile bilmediğin o çağlarda sevgiyi öğreniyorsun. Üzerine titreyen iki kalp hissediyorsun. Artık bana bir şeycik olmaz diyorsun. Onun kollarına bırakıyorsun kendini. Ve adına; BABA deniliyor…

Yaşamaya başlıyorsun…
Zorlu bir maratona önce emekleyerek başlıyorsun. Ama yine bilmiyorsun ki zorluklarla karşılaşıp ayaklarının üzerinde olsan da hep emekleyerek yaşayacaksın. Büyüyecek ve yetişkin bir birey olup; hayatın zorlukları omuzlarına çörekleniverecek. Hani derler ya “Adamın birini hana koymazlarmış da, çarığımı çorabımı nereye asayım diye sormuş.” İşte aynen o misal bizimkisi… Hüznü ve mutsuzluğu sen istemesen de, ayağa kalkıp kovalasan da o hep çarık çorap asamaya yer arayıp duracak, beden dediğimiz, hacmi kişiden kişiye değişen bu handa…

Büyüyorsun…
Ve sen büyüdükçe anne ve baban da büyüyor. Ömürlerinden ömür gidiyor senin için. Yemeyip içmeyip seni okutuyorlar. Büyütüyorlar ve bundan hiç gocunmuyorlar. Kızıyorsun, öfkeleniyorsun, bağırıp-çağırıyorsun onlara çoğu zaman… Beni anlamıyorsunuz diyorsun. Hatta daha da ileri gidip nefret ediyorum sizden diyorsun. Ama zaman geçip de düşüncelerin oturmaya başladığı anda ne yaptım ben diye dövünüp duruyorsun. İş işten geçmemiş olsa dahi sen; yaptığının suçluluğuyla eziliyor, küçülüyorsun.

Yani büyürken küçülüyorsun…
Arkadaşların oluyor. Gezmek tozmak istiyorsun. Geceleri dışarı çıkmak istiyorsun. İzin alamayınca anne ve babadan, ben büyüdüm diyorsun. Ama bu büyümek meselesi değil ki! O anda bunu idrak edemiyorsun.

Büyüdün…
Ve artık iş hayatına atılman gerekiyor ki; ayakta kalabilesin… Çalışmak, para kazanmak, yaşam mücadelesi vermek kolay değil. Bu yolda yalnız olduğunu düşünüyorsun, fakat değilsin. Anne ve baban hep yanında. İçten içe destek veriyorlar sana da haberin olmuyor. Ruhun duymuyor.

Küçükken bambaşkaydı her şey…
Çiçekler açar, kuşlar öterdi hep. Temiz hava, bol oksijen çekerdik ciğerlerimize. Annem kahvaltıyı hazırlar, babam sabah ajanslarını dinlerdi. Ben oradan oraya haylazlık peşinde koştururdum. Şimdi ekmek peşinde koşturuyoruz da; yine emekleyerek.

Sen büyüyorken peşinden bir ses daha gelir…
Abla ya da abi der çoğu zaman. Seversin, öpersin, koklarsın, canına katarsın o haylazı. Ve bunun adına KARDEŞ derler. Karındaş derler. Farklı zamanlarda aynı karında konaklarsın onunla… Can dersin, canım dersin…

Hala da büyüyorsun…
Onca ısrarlara rağmen; zaman saçlarına ak düşürüyor, yüzüne çizgiler yerleştiriveriyor. Ellerinin üzerin çil düşüyor. Daha bir yumuşaklaşıyor, o yıllarca çalışıp nasır tutan eller… O yumuşacık eller saçlarına dokunur. Hiç bitmesin bu zevk dersin. Öylece dolansın saçlarının arasında…

Zaman geçiyor ve sen yaşlanıyorsun…
Zaman sadece seni değil etrafındakileri de götürüyor senden. İlk gözlerini açtığında gülümsüyorlardı ya sana; şimdi o gözler endişe ile bakar olmuş. Görmek istemesen de görüyorsun. Kaç günüm kaldı diye düşünmeden yapamıyorsun ki! 

Sadece emin olduğun birkaç şey kalıyor hafızanda;

Büyümek istemiyorum; annem babam yaşlanır…

CANAN YÜCEL

BABAMA BİR KERE DAHA SARILABİLSEYDİM''
Selçuk çelik
İlk okulda 19 eylülde okurken öğretmenim Günay hanım;10 sene sonra anneniz kaç yaşında olacak dediğinde içime bir ateş düştü.Aklıma annem yaşlanacak ölecek korkusu sardı ve sınıfın içinde ağladım.Annem Allaha şükür sağ.Çocukken ne kadar büyümek isterdik.Uzasın boyum derdim süt içerdim.Anneme ben büyüdüm derdim hep;Bacak bacak üstüne atardım ve nerdeyse 10 yaşımda evlendirin beni diyecek kadar büyüme kırizine girmiştim.Oysa o zamanlar Anemimin,babamın,Dedemin,Ananemim.Babaannemin büyüyünce sevgilerini sıcaklığını beni seven sözlerini duyamayacağımı akıl edememistim ve en acısı daha neleri büyüyünce kaybedeceğimi bilememiştim. Evet büyüdükçe sevenlerimizi ve sevdiklerimizi kaybediyoruz.Daha çocuk olamayacağım biliyorum ve artık büyümek istemiyorum.Saygılarımla''
04 Aralık 2010 Cumartesi 03:01
canan hanima
Erol Görez
yazilarinizi zevkle takip ediyor son derece akici ve edebi üslubunuzdan duydugum memnuniyettten dolayi sizi tebrik ediyor basarilarinizin daim olmasini diliyorum.
03 Aralık 2010 Cuma 09:01
ÖZEL HABER
Video Haber
Yazarlar
Nevzat AKATA
GünayDın
Abdullah AYDIN
Bahadır BAŞ
İsmet BAYTAK
Mithat Baş
Doç. Dr. Birol ERTAN
Mustafa KÖKSAL
Azize Taştemel ÖNCEL
Salim MERİÇ
Hüsnü Yücel
Adnan YILDIZ
Röportaj
Haftanın Haberi