Herkes sizin gibi düşünmemiş başkan ;)
U.Murat
Güzel şeyler! Zaman zaman bir karabasan gibi üzerimize çöken “gündem”den bunalır ve “Türkiye’de güzel şeyler de oluyor” deriz ya... Doğrudur. Aslında görebildiklerimizden çok daha fazla güzel şey olur memlekette. Biz görmeden olup biter ve görmediğimiz için olmamış sayarız. Ordu’ya gelmek mesela, Ordu’da olmak... Başlıbaşına bu bile benim için “güzel şey”dir. Şimdi, zaman zaman şiddetini artırarak, zaman zaman da aptal ıslatan formunda, ama hiç durmadan yağan yağmur altında bile güzel Ordu. Yalnızca doğal güzelliği ile, Boztepe’den seyredeceğiniz kentin Rio ile yarışan büyüleyiciliği ile, hatta gurmeleri mest edecek tadlarıyla değil, insanlarıyla da güzel... Kültürel zenginliği ve o zenginliği yaşayıp yaşatan insanlarıyla... Gelin görün ki, bu memlekette güzellikleri yalnızca güzellik olarak yaşamak da zor. Olmuyor! Ordu 4. Uluslararası Edebiyat Festivali’ne ev sahipliği yapıyor bu yıl. Okumanın, şiirin, heykelin, tiyatronun, kısacası sanatın içine tükürüldüğü ve ucubeleştirildiği zamanlarda, bu kent insanı insan yapan değerleri baştacı ediyor yıllardır. Tiyatro, heykel, edebiyat festivalleriyle Bulgaristan, Cezayir, Fransa, Hırvatistan, Sırbistan, Suriye, İran, İsveç gibi ülekerden gelen şairler, yazarlar, sinemacılar bir sanat şöleni altında keyifle ıslanıp, hem bu kente aşık oluyor hem de ülkeleri ve birbirleri arasında dostluk köprüleri kuruyorlar. İlk kez Ordu yolunda karşılaşıp tanışan Hırvat şair Darija Zilic ile Sırp Tanja Kragujevic’in can ciğer kuzu sarması halini görünce, bu iki insanın halklarının nasıl olup da boğazlaşabildiğini, güzelim Yugoslavya’yı nasıl olup da haritalardan sildiklerini anlamak güçleşiyor. “Politika” diyor Tanja, “Dünyayı şiir ve şairler yönetseydi yalnızca dostluk olurdu.” Kim bilir? Ordu’nun sanatla soluk alıp veren küçük Avrupa kentlerinden bir farkı yok. Bu kentin hamurunda var. 1964’ten beri perdesini açık tutan Ordu Belediyesi Karadeniz Tiyatrosu bir kanıtı bunun. Belediye Konservatuarı bir başka kanıtı. Kök daha derinlerde ama... Taner Aksoy ve Jazztrio’nun bir Halkevleri mekanı olarak yapılan tarihi Atatürk Kültür Merkezi’ndeki konserinde 70’ini geçmiş yerel sanatçılarla gencecik müzisyenleri birlikte dinlerken bunu hissediyor insan. Ancak, kentin bu atmosfere sahip olmasında Belediye Başkanı Seyit Torun’un katkısını da teslim etmek gerek. Müzik sohbetimiz sırasında lafı TRT’nin Eurovizyon’a karşı Türkovizyon düzenleyeceğine getirdiğimde, “Her türden kültürel etkinlik anlamlı” diyor Torun. “Ancak, bu dış politikada içine düşülen durumdan sonra iktidarın sarıldığı ‘değerli yalnızlık’a dönüşmemeli. Bizim kendi kültürümüzle dünya sahnesinde yer almamızı önemserim. Ancak, kültürün zenginleşmesi içine kapanıp yalnızlaşarak değil, farklı kültürlerle ilişki içinde sağlanır. Bu anlayışla, her yıl dünyanın değişik yerlerinden sanatçılar ağırlıyoruz burada.” Birkaç gündür sinema, roman, öykü, şiir tartışılıyor Ordu’da. Farklı ülkelerin şairleri yağmur altında bir kente aşık oluyor, onu şiirlerine taşımaya hazırlanıyorlar. Ne güzel! İyi de, biz bu güzelliği neden yalnızca güzellik olarak yaşayamıyoruz? Yaşayamıyoruz, çünkü “Basın Özgürlüğü ve Türkiye’de Basın” konulu bir paneldeyiz. Şiirin, öykünün, sinemanın konuşulduğu yerde biz İsmail Saymaz’ı anlatıyoruz. Ona “Oğlum İsmail, Bir daha aynı şekilde yorum yaparak bu konuyu işlersen sen adi ve şerefsizsin” diyen Vali’yi... Geçen yıl, Bild Yayın Yönetmeni Kai Diekmann’ı tehdit ettiği ortaya çıktıktan sonra istifa etmek zorunda kalan Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wullf’dan ve gazeteciye “toprağın altı”nda randevu veren Vali’sini “iyi bir arkadaşımız” diye anan Başbakan’dan bahsediyoruz. İşte! Yine de güzel şeyler oluyor memlekette, Ordu’da... L. Doğan Tılıç, BirGün http://www.birgun.net/yazi-goster/l-dogan-tilic/5-10-2013/guzel-seyler-749.html
08 Ekim 2013 Salı 15:20
Festivaller
Ali Öztürk
Festivaller,halkın katılımım yoğun olduğu şenliklerdir. Gazetenizde yayınlanan fotoğraflara bakılırsa, OBKT'nin300-400 kişilik salonlarındaki koltukların çoğu boş duruyor.Bence bu etkinliğe, festival değil de 'Edebiyat Günleri' denilmesi daha yerinde olacaktır.
08 Ekim 2013 Salı 12:29