2012 Fındık sezonu..

Bu sene de görücüye çıkan dirençsiz ve güçsüz fındıkçı ne olacak?

Cumhuriyetin kurulduğu yıllardan beri, Karadenizli köylü sınıfının ürettiği fındığı değerinin altından elinden alınacak insanlar olarak görülmüştür.
Fiskobirlik gibi üreticinin can simidi olarak kurulmuş kooperatifler, son yıllarda iflas ettirilerek devreden çıkartılınca, köylü ,tüccarın insafına ve piyasanın koşullarına terk edilmiştir.
Bu, Karadeniz’li fındık üreticisinden istenen, elindeki fındığını sermayeye sessizce teslim etmektir.

Karadeniz’de her fındık sezonunda tekrarlanan ayak oyunlarını şöyle hatırlayarak özetleyelim.


Alivreci ve fırsatçı ağa babalarımız, köylüsüne yine el altından düşük fındık fiyat istiyor..
Bu dümenlerin hepsi, arz talep dengesi, alivreci, üretim fazlası gibi başlıklar altında gerçekleşiyor.
Sanki, birileri tarafından köylünün alım gücünü sıfırlanarak, Karadeniz’e de Arap baharı uğrasın, diye provoke ediyor.
Eskiden olduğu gibi fındık mitingleri yine tekrarlansın, kurtarılmış bölgeler kurulsun, Terzi Fikri’ li günlere dönülsün, ortalık karışsın diye uğraşıyor.


Nedense, bu tip acımasız serbest piyasa kuralları, sahipsiz kalan fındıkçıya hizmet etmiyor..
Binbir masraf ve eziyetle harmana getirdiği fındık, tefecilerin faizine yetmiyor.
Fındıkçılık yapan ulusal büyük firmalarının arkasında, yabancı sermayedarlar, piyasada cirit atıyor..

Karadeniz’li neden sürekli batıya göç ettiğinin nedenleri ve çözüm yolları araştırılmıyor, ama hukukun arkasından dolaşılarak büyük şehir belediyesi olmanın yolları araştırılıyor.
Lisanslı depoculuk adı altında piyasaya çare diye üretilen sistem, sürekli ertelenerek, devreye sokulmuyor.

Sınırlı düşünen, ulusal marketler zincirlerden tüketen, tarımsal destek paralarına ve sosyal yardımlara şükreden ve devletine biat eden, muhafazakar köylü vatandaş, profili yerli yerine oturtuluyor.


Devlet desteği ile yakın yıllara kadar sürünen fındık üreticisi, serbest piyasa koşulları ile sömürücü, kapitalist düzenin baronları tarafından tuş edilmiştir.
Son darbe olarak da tüketici sistemine dahil edilen köylü sınıfı iyice borç batağına sürüklenmiştir.
Siyaset yaparak yöremizde politika üretenlerin ve bürokratların bilmesi gereken bir sosyal gerçek var.


Aramızda fındık ticareti adı altında tefecilik yaparak zenginleşip, ilerleyen sermayedar kesim, asgari ücrete ve açlık sınırı altında yaşamaya alışkın kitleleri aşağılayamaya, ürettiği fındığını ve emeğini sömürmeye devam ederlerse ;
Yakında değil fındıkçı, işlemeye fındık bile bulamayacaklar.

Yazar: GünayDın
http://www.ordukentgazetesi.com/ sitesinden 29.09.2020 tarihinde yazdırılmıştır.