Hakan GAZİOĞLU

Hakan GAZİOĞLU

KİMDEN KİM ÖZÜR DİLEYECEK !

     Üzerinde çok durulması gerektiğinden değil, değinme ihtiyacı gerektiğinden çok kısa geçmeyi düşünüyorum.

            Kamuoyu bir haftadır bazı sözde aydınların açtığı Ermenilerden özür kampanyasını tartışıyor.Yorum yapmayıp sadece tartışılanları dinlediğinizde aslında mesele ve niyet çok açık sırıtıyor.Sizce özür kampanyasına destek olanlarla olmayanların yarattığı tartışma kime yarıyor, kimin işine geliyor?Eğer doğru sorular sorarsanız doğru cevaplara ulaşırsınız. "Ermenilerden özür dilenmeli mi" sorusu yanlış bir sorudur ve cevabı da yanlış olacaktır.

           

            1915'te ülke halklarının yaşadığı trajedinin bugün karşımıza çıkarılması aslında yaratılmaya çalışıldığı üzere Türkiye'nin demokratik bir hesaplaşması değildir.Tam tersine ülkede yaşayan halklar arasına sokulan ve ötekileştirme üzerinden yürütülen bir düşmanlık senaryosudur.Bu açıdan kampanyanın taraflarının birbirlerinden çok ta farkı yoktur.Ermenilere küfür edenlerle özür dileyenler aslında istenilen bir  oyunda Türkiye'yi aynı sonuca doğru sürükleyen bir takımın iki farklı  özellikteki figüranıdır.

            ABD'nin Ermenistan'ı kendi bağlaşığı haline getirme politikası uzun zamandır Türkiye üzerinden yürütülüyor.Bu anlamda iki halkın hem tarihsel yaşanmışlıkları istismar ediliyor hem de Türkiye egemenlerinin amerikancı özellikleri nedeni ile Türkiye bölgede ABD'nin sözcülüğünü sürdürüyor.

            İki yıl önce fener Rum patrikhanensin özellikle papa tarafından ekümeniklik kazanması ABD'nin Ermenistan politikasının bir ayağını oluşturdu.Çünkü Ortodoks kabesi sayılan Rus Ortodoks kilisesi; ABD açısından Ermenistan üzerinde ki Rusya etkisinin kırılması açısından önemsizleştirilmesi gereken bir kurumdu.Bu adımı Türkiye üzerinden tamamlayan ABD, bu sefer  iki halkın trajedisini kullanarak Rusya karşısında daha avantajlı bir konuma geçmeyi kolluyor.Tabi sadece planı yapılan bu değil,çünkü aynı zamanda ABD'nin Karadeniz bölgesinde ki hegomonyası açısından bu önemli.Görünen o ki ABD şimdilik bu turu almış görünüyor,Rusya- ABD gerilimi Ermenistan üzerinde nasıl seyir eder onu göreceğiz ama iki büyük gücün Gürcistan'da sıkıştığı bir gerçek bu anlamda Ermenistan üzerinde ki ABD politikası biraz daha hızlanacaktır o kesin.

            Lakin ABD Ermenistan ilişkilerinin Türkiye'nin içine doğru bir değişimi de zorladığı bir gerçek.Bu anlamda özür kampanyasını dediğim çerçevede okumak bir yanıyla eksik kalacaktır.Çünkü özür kampanyası öncelikle Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna içkin bir tartışmayı barındırıyor ve bu özrün özü T.C'nin tarihsel haklılığı ve meşruiyetinin sorgulanmasını hedefine almış olmasıyla mükellef.

            Kısaca kampanya T.C'nin kuruluşunu bir tür gayri-meşru ve haksız olduğunu ilan etmek amaçlı olarak gündeme getiriliyor.T.C'nin kuruluşunun gayri-meşru ilan edilmesi  aynı zamanda onun bir ulus-devlet olarak  girdiği bütün diplomatik antlaşmaların geçersizleşmesini ( burada kastedilen Türkiye'nin bağımsız bir devlet olarak kalmasını sağlayacak antlaşmalardır)ve ulus-devletleşme süreci içerisinde ki  el değiştiren bütün mülklerin tekrar el değiştirmesi anlamına geliyor.Açıkçası uzun zamandır bu köşede yazdığım cumhuriyeti tasfiyesi planının bir parçası olarak işlev görüyor.

            Bu planının bu ayağını emperyalistlerin tamamlaması imkansız değil ama Türkiye nesnelliği düşünüldüğünde kısa erimde gerçekleşmeyeceği kesin lakin asıl önemlisi yaratılacak gayri-meşru bir cumhuriyet algısıdır.Burada zaten alevlenmekte olan milliyetçi didişmeleri hesaba kattığımızda,gayri-meşru ilan edilen bir ulus-devlet  farklı hiçbir kesimi bir arada tutamayacaktır.Bu durum belki en fazla Ermenilerden çok Kürt kardeşlerimiz için geçerlidir.

            Bu durumda kampanyaya taraf olanların bu planlara hizmet ettiğini açıklıkla söylenebilir.Çünkü bu oyunu bozacak olan hakların birliğidir ve kampanyanın tarafları brliği parçalayan taraflardır.Halkların kardeşliği ancak emperyalizme karşı mücadele edilerek inşa edilebilir,emperyalizmin oyununda yer tutarak değil!

            Bu konuyu kapatıyorum lakin bizim ermenisiyle, lazıyla,kürdüyle ve pek tabi ki Türküyle yani milletçek özür dilememiz gerekiyor.Kimden mi İsrail soykırımı altında yüzlerce can veren Filistinli dostlarımızdan.

            Özür dilemeliyiz çünkü İsrailli pilotların Konya'da eğitilmesine göz yumduk.

            Özür dileyeceğiz çünkü komandolarını bolu dağ komando okulunda eğittik

            Özür dileyeceğiz çünkü israille askeri,siyasi ve ekonomik antlaşmalar imzaladık

            Özür dileyeceğiz çünkü AKP gibi hem amerikancı hem de türk-israil dostluk grubunda yer alan adamları iktidara getirip ölümlere çanak tuttuk.

           

            İşte ülkemizin dilemesi gereken özür budur.Ben Filistinli kardeşlerimden utanıyor ve özür diliyorum yalnız bu özür aynı zamanda bir mücadele özrüdür.Onlar için mücadele edeceğiz.İlk olarak AKP'yi devireceğiz.AKP'nin Filistin'de ki kanda kolu vardır.İsrail'i kınamayı bile beceremeyen bir iktidar ülkemizin utancıdır.Utanmalıyız ve mücadele etmeliyiz işte Türkiye Halklarının boynunun borcu budur.


Önceki ve Sonraki Yazılar